5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasından 6 yıl sonra yeniden açılan dosya kapsamında Savcılık, Emniyet İstihbaratı’na özel bir yazı göndererek, ilk soruşturma sırasında Emniyet İstihbaratı’nın işletim sistemine düşen log kayıtlarını istediği belirtildi.
T24 yazarı Tolga Şardan'ın aktarımına göre, savcılık, olayın ortaya çıkmasından sonra ilk kez ne zaman istihbarat çalışması yapıldığının tespit edilmesini istedi. Ayrıca, Doku’yla ilgili sadece Tunceli’de değil ülke genelindeki Emniyet İstihbarat sisteminde araştırma yapılıp yapılmadığının belirlenmesi talep edildi.

Tolga Şardan'ın yazısının ilgili bölümü şöyle:
Kayboluşunun üzerinden altı yıldan fazla süre geçen Gülistan Doku’yla ilgili soruşturmada yeni gelişmeler yaşanıyor.
Soruşturmanın yeniden raftan indirilmesi, şüphelilerin gözaltına alınıp tutuklanması ve dijital verilerin bir kez daha değerlendirmeye alınmasına rağmen canlı ya da cansız haliyle Gülistan Doku’ya henüz ulaşılamadı.
Elde bazı veriler ve bilgiler mevcut. Fakat Doku bulunamadığı için soruşturmanın tam olarak istikameti şimdilik belirlenebilmiş değil.
Büyüteç’te önceki yazıda oluşan bu tabloda, süreci tanımlayan dijital verilerin kıymetli ve önemli olduğunu vurgulamıştım.
Gerek Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelilerin ifadelerinden elde edilen bulguları, dijital verilerle örtüştürme ve daha somut delillere ulaşma çabasında.

Olayın yaşandığı günlerde, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla Doku’nun bulunması için kapsamlı çalışma başlatılmış. Soylu, dosyadaki yeni gelişmelerden sonra yaptığı açıklamada bazı bilgiler paylaştı. Ancak bu bilgiler kamuoyunda pek karşılık bulmadı. Soylu, eleştirilerin odak noktasında halen.
Soylu’nun verdiği bilgilere göre Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, Doku’nun bulunmasıyla ilgili özel bir çalışma yapmış. Ve çalışmayı da 42 sayfalık rapor haline getirmiş. Meslektaşım İsmail Saymaz, geçtiğimiz günlerde bu raporu kamuoyuna duyurdu.
Raporda özetle, Doku’nun kaybolmadan önceki son günü, sevgilisi olduğu ifade edilen ve halen tutuklu Rus uyruklu Zeinal Abarakov’la bağlantısının yanı sıra olayın sonrasında yapılan çalışmalar anlatılmış.
Emniyet İstihbaratı’nın 42 sayfalık raporu adli makamların elinde.
Fakat söz konusu rapor, adli makamları yeterince tatmin etmemiş olsa gerek. Çünkü savcılığın yaklaşık iki hafta önce Emniyet İstihbaratı’na özel bir yazı gönderip bazı teknik bilgileri talep ettiği bilgisine ulaştım.
Biraz detaylı yaptığım araştırmada başsavcılığın, özellikle söz konusu dönemde Emniyet İstihbaratı’nın işletim sistemine düşen log kayıtlarının peşinde olduğunu tespit ettim.
Bu çerçevede savcılık, olayın ortaya çıkmasından sonra ilk kez ne zaman istihbarat çalışması yapıldığının tespit edilmesini istedi. Ayrıca, Doku’yla ilgili sadece Tunceli’de değil ülke genelindeki Emniyet İstihbarat sisteminde araştırma yapılıp yapılmadığının belirlenmesinin talep edildiği bilgisine ulaştım.
Savcılık bu bilgilerin dışında, kaybolmadan önceki son üç ayında yine ülke genelindeki Emniyet İstihbarat birimlerinde Doku’yla ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını sordu. Savcılık, söz konusu işlemleri gerçekleştiren istihbarat personelinin kimliklerinin de bildirilmesi talebinde bulundu.
Savcılığın bu talepleri, sıradan istekler değil. Büyük olasılıkla başsavcılığın elinde talep edilen bilgileri destekleyen ipuçları mevcut.
Emniyet kaynaklarından aldığım bilgiye göre; Emniyet İstihbarat Başkanlığı, savcılığın talepleri üzerinde çalışmasına devam ediyor. Henüz, yanıtlar Emniyet İstihbaratı’nca başsavcılığa ulaştırılmış değil.





