Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 buçuk saat süren kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Seçimlerden önce kamuoyunun karşısına Türkiye Yüzyılı vizyonuna uygun şekilde çıkmayı planlıyoruz. 2023 hedefleriyle buluşturduğumuz gibi Türkiye Yüzyılı programına kavuşturmayı hedefliyoruz. Yüzünü doğruya doğru dönen herkesi heyecanlandırdığına inanıyorum.

Milletimiz için Togg önemli sembol haline gelmiştir. Sadece bir firma, marka, üretim tesisinin değil top yekün 85 milyonun başarısı olarak görülmektedir. Hala yapılan işleri itibarsızlaştırmaya çalışan zihniyetin umutsuz çırpınışlarını da ibretle takip ediyoruz. 

Uyuşturucu gibi bir insanlık suçu ile, polislerimize ve hükümetimize iftira atanların siyaset yapmalarının ötesinde sinsi niyetlerle hareket ettiklerinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Her kim Türkiye'yi terör örgütleriyle, uyuşturucuyla, mafyayla, küresel tefecilerle aynı fotoğrafın içine sokuyorsa; yaptığı işin adı aynı fotoğrafa sokuyorsa yaptığı işin adı 5. kol faaliyetidir.

"Rusya, Ukrayna'daki çatışmayı dondurmaya çalışıyor" "Rusya, Ukrayna'daki çatışmayı dondurmaya çalışıyor"

Türkiye 5. kol elemanlarından çok çekmiştir. Milletimiz uzun süre bu faaliyet sebebiyle eserlerden mahrum kalmıştır. Cumhuriyetimizin 100. yılından aldığımız ilhamla ülkemizi Türkiye Yüzyılı'na hazırladığımız kritik dönemde aynı oyun sergilenmeye başlandı. Ama bu defa açık ve net konuşuyorum; başaramayacaklar.

Milletimiz bu oyunları bozacak ferasete ve dirayete sahip olduğunu sayısız örnekle göstermiştir. Bunlar DEAŞ'ı, PKK'nın, 15 Temmuz'da FETÖ'nün, Suriye harekatlarında cümle emperyalistlerin, Avrupa'nın, Karabağ'ın işgaline karşı kardeşlerimizin yürüttüğü vatan muhaberesinde Ermenilerin, faiz lobilerinin ağzıyla konuşuyorlardı. Kendilerine verilen görev buydu. Diyet borcu bunu gerektiriyordu. İnşallah aynı kirli oyunu bir kez daha bozacağız.

Yasakları ortadan kaldırarak Türkiye'yi bu güne getirdik.

Ülkeyi yönetme sorumluluğu üstlendiğimiz dönemde üzerinde önemle durduğumuz bir diğer hassasiyet adalettir. İktidardayken partisine kapatma davasına maruz kalmış bir siyasetçi olarak adalet arayışımızın sorgulanmasına asla rıza gösteremeyiz.

Biz özgürlükleri genişletmek isterken önümüze türlü zorluğu çıkaranların ellerine fırsat geçtiğinde ilk yapacakları iş bu süreci tersine çevirmek olacaktır. 

Özgürlüğün de adaletin de siyaseti olmaz. Bunlar, insanların en tabi haklarıdır. 

Amacımız bu kavramlarla siyasi polemik çıkarmak değil, ülkenin ve milletin kazanımlarına sahip çıkma kararlılığımızı ifade etmektir.