Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” dosyası ve karara ilişkin iptal başvurusu kararın üzerinden 56 gün geçtikten sonra Yargıtay’a ulaştı.

Yargıtay’ın adli tatilin başlayacağı 20 Temmuz'dan önce karar verip vermeyeceği belirsizliğini koruyor.

Adli tatilden önce kararın çıkıp çıkmayacağı tartışma konusu olurken, Yargıtay'ın kararı adli tatilde verip veremeyeceği tartışma konusu oldu.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk'ün aktardığına göre, adli tatilde görülecek davalar ve işler 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 103. maddesinde belirtiliyor. Bu maddenin (a) fıkrasına göre bir davada talep edilen “İhtiyati tedbir”le ilgili istemler asıl davadan bağımsız olarak incelenip tedbirin devamı, kaldırılması, değiştirilmesi hakkında karar verilebilir. Bu ilk derece mahkemesinde uygulandığı gibi istinaf ve Yargıtay aşamalarında da uygulanabiliyor.

Öztürk, köşe yazısında şunları aktardı: "İşin esasının adli tatilde incelenebilmesi aynı maddenin (h) fıkrasında belirtilmiş. Buna göre bir davanın adli tatilde incelenebilmesi için iki koşuldan birinin bulunması gerekir: 1- Ya yasalarda eldeki davanın adli tatilde görüleceğine dair bir hüküm olmalı (örneğin nafaka, nüfus kayıt davaları, kadastro mahkemelerinde görülen davalar) 2- Taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından ivedi görülmesine karar verilmiş olmasıdır."

ADLİ TATİLDE KARAR VERİLEBİLİR Mİ?

Öztürk'e konuşan Yargıtay Birinci Başkan Vekili ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanlığı’ndan emekli olan Erdal Sanlı ise şunları söyledi:

"Hukukta usul, esastan önce gelir. Hukuk usulünü düzenleyen 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri kanunumuzun 103. maddesinde adli tatilde hangi davalara bakılabileceği açıklanmıştır. O maddede belirtilen davalara bakılır. Davada taraflardan birisi ya da ikisi davanın adli tatilde öncelikli olarak görülmesine ilişkin talepte bulunursa, Yargıtay nöbetçi dairesince bu talep kabul edildiğinde davanın esasına bakılabilir.

Adli tatilde Yargıtay’da hukuk ve cezada nöbetçi birer daire bırakılır. Bu dairenin başkan ve üyeleri Yargıtay Başkanlar Kurulu tarafından adli tatilden önce belirlenir. Oluşturulan Nöbetçi Hukuk Dairesi’nin başkan ve üyeleri eğer CHP’nin, bu davanın ivedi olarak görüşülmesi yolunda bir talebi olursa, inceleyip ‘Evet bu davanın ivedi olarak görülmesi gerekir’ derse davanın esasına bakılır. Şunu da belirtmek gerekir ki tedbir kararının kabul ya da reddi davanın esasının kabul ya da reddi anlamına gelmez.

Oğuzhan Uğur'un ifade işlemleri başladı
Oğuzhan Uğur'un ifade işlemleri başladı
İçeriği Görüntüle

Bir de şu var: Davanın esasından ayrı olarak dosyadaki tedbirle ilgili olarak bu tedbirin kaldırılmasına muhakkak bakılır. ‘Bakmam veya bakamam’ diyemez. Tedbire muhakkak bakması lazım. Öyle veya böyle karar verecek.

İşin esasıyla ilgili olarak davanın adli tatilde görülebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103-h maddesine göre nöbetçi dairenin, ivedilik talebini kabul etmesi durumunda yasal olarak dosyanın adli tatilde incelenmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Mahkeme, işin esasını çözecek şekilde tedbir kararı veremez. Bu nedenle, işin esasını çözen tedbir kararının ivedilikle incelenmesinde yarar var. Tedbir kararıyla birlikte butlan kararı kesinleşmiş gibi hüküm ifade eder hale gelmiş olup bu husus mahkeme kararlarının uygulanması için kesinleşmesi gerektiğine dair yasal emri ortadan kaldırır.

Mahkeme, tedbirin kaldırılmasına karar verirse dava daha sonuçlanmadığından, bu dava daha yokmuş gibi eski yönetim yani Özgür Özel yönetimi devam edecek. Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tedbir kararı vermeseydi Özgür Özel’in genel başkanlığı devam edecekti. Yargıtay ‘Ben tedbiri kaldırdım’ derse, hemen Özgür Özel eski görevine devam eder.

Özetle, Yargıtay Nöbetçi Mahkemesi tedbirle ilgili karar vermek, CHP’nin tedbirin kaldırılmasıyla ilgili talebini karşılamak zorunda. Bölge Adiye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin tedbir kararı vermeseydi, Özgür Özel yönetimi devam edecekti. Tedbir kararı kaldırılırsa, Özgür Özel koltuğa yeniden oturacak. Yapılması gereken tedbirin kaldırılması, davanın esasının da incelenmesi için ivedilik kararının istenmesi gerekir.”