Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da aralarında bulunduğu 22 sanık avukatın yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme, sanık Kozağaçlı’yı 13 yıl hapis cezasına çarptırdı.

1 şehit daha 1 şehit daha

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı'nın da aralarında bulunduğu 22 sanık avukatın, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesince yargılandığı dava karara bağlandı. Duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Selçuk Kozağaçlı’ya 13 yıl hapis cezası

Duruşmada alınan savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Selçuk Kozağaçlı’nın DHKP-C terör örgütü içerisinde kod ismi kullandığını, yakalanan örgüt mensupları ile örgüt arasında irtibat sağlamış olması, örgütün yurt dışı merkez komitesi ile şifreli yazışma yapabilme yetkisine sahip olduğunu belirtti. Heyet, bu gerekçelerle sanığı ‘silahlı terör örgütü üyesi olma’ suçundan 12 yıl hapis, ‘terör örgütü propagandası yapma’ suçundan 1 yıl hapis olmak üzere toplamda 13 yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Barkın Timtik’e 20 yıl 6 ay hapis cezası

Mahkeme heyeti, sanık Barkın Timtik’in örgütsel toplantılara katıldığını ve örgütle yakalanan mensupları arasında irtibat sağladığı gerekçeleriyle ‘silahlı terör örgütü üyesi olma’, ‘terör örgütü propagandası yapma’, ‘görevi yaptırmamak için direnme’ ve ‘yasa dışı gösteriye katılma’ suçlarından toplamda 20 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Hayatını kaybeden Ebru Timtik’in davası düşürüldü

Mahkeme, sanık Ebru Timtik’in 27 Ağustos 2020’de vefat ettiği gerekçesiyle hakkındaki kamu davalarının ayrı ayrı düşürülmesine hükmetti.

Taylan Tanay’a 11 yıl 5 ay hapis cezası

Sanık Taylan Tanay’ı ‘silahlı terör örgütü üyesi olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptıran heyet, sanığı ‘terör örgütü propagandası yapma’ ve ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçlarından toplamda 11 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırırken bu iki suçtan hükmün açıklanmasının da geri bırakılmasına karar verdi. 2 sanığın dosyalarının ayrılmasına karar veren mahkemeye heyeti, diğer sanıkları ise çeşitli suçlardan 1 yıldan 16,5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti.

Davanın geçmişi

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada, 18 sanık, 3 yıl 1 aydan 18 yıl 9 aya kadar değişen oranlarda hapis cezasına mahkum edilmişti. Firari sanıklar Oya Aslan ile Güray Dağ'ın dosyasının ayrıldığı davada kurulan hüküm, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından onanmıştı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi karara ilişkin yaptığı incelemede, sanıklar Özgür Yılmaz, Behiç Aşçı, Şükriye Erden, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Naciye Demir, Aycan Çiçek ile Aytaç Ünsal'ın ‘silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan aldıkları hapis cezalarını onamıştı. Kararı inceleyen Yargıtay, sanıklar Didem Baydar Ünsal, Ahmet Mandacı, Zehra Özdemir, Yaprak Türkmen, Ayşegül Çağatay ve Yağmur Ereren Evin'in ‘silahlı terör örgütüne yardım' suçundan aldıkları hapis cezaları da onamıştı.

Sanıklar Barkın Timtik, Ebru Timtik, Selçuk Kozağaçlı ve Ezgi Çakır Gökten hakkındaki hükmün bozulmasına hükmeden Yargıtay kararında, ‘silahlı terör örgütü kurma veya yönetme' suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezası verilen Barkın Timtik hakkında İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinde ‘silahlı terör örgütü üyeliği' suçundan açılan başka bir dava daha olduğunu ve bunların birleştirilerek delillerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. Sanık Selçuk Kozağaçlı hakkında da İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinde ‘silahlı terör örgütü yönetmek' suçundan dava açıldığını kaydeden Yargıtay kararında, “Her iki davanın birleştirilip sanığın eyleminin terör örgütünü yönetmek vasfını taşıyıp taşımadığı, eylemler arasında fiili ve hukuki kesinti bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir” ifadelerine yer vermişti. ‘Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan ceza alan sanık Ezgi Çakır Gökten'in eylemlerinin ‘örgüte yardım' suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hata yapılmasının bozma nedeni sayıldığını belirten Yargıtay, cezaevinde yaptığı açlık grevi sırasında hayatını kaybeden Ebru Timtik'in ölümüne ilişkin nüfus kaydının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini kaydetmişti.