Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Ürdün’de başkent Amman’daki temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, temasları çerçevesinde basın mensuplarına demeç vererek, Amman’da gerçekleştirilen Kudüs konulu Bakanlar Toplantısı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Fidan açıklamalarında İsrail’in Kudüs, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da artırdığı şiddet eylemlerinin yanı sıra bölgesel gelişmelere ilişkin başlıklara değindi.
"Körfez’de devam eden savaş dikkatimizi Filistin meselesinden ayırmadı"
Fidan, "Bugün gerçekten Amman’da tarihi bir toplantıya katıldık. Gün boyu da çok önemli görüşmeler yapma imkanımız oldu. Biliyorsunuz Körfez'de devam eden savaş, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasından kaynaklanan bölgesel ve küresel sorun ve dikkatlerin buraya kayması bizim dikkatimizi açıkçası Filistin meselesinden, Mescid-i Aksa'dan, Gazze'den, Batı Şeria'dan ayırmadı" dedi.
Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı’ndaki mesele ve İsrail’in Filistinlilere yönelik devam eden saldırıları ile provokatif eylemlerine değinerek, "Biz her ikisine de yoğunlaştık, çünkü biliyoruz ki bir konuya dikkatimizi dağıtırsak diğer taraftan Gazze'de, Mescid-i Aksa'da, Kudüs meselesinde ve Batı Şeria’da olanları İsrail daha kolay yapar hale gelecek" ifadelerini kullandı.
Bugün 20'ye yakın İslam dünyasından ülkenin katılımıyla yapılan toplantıda tek bir gündem maddeleri olduğunu vurgulayan Fidan, bunun Mescid-i Aksa'da son zamanlarda İsrail'in yapmış olduğu tecavüzlerin görüşülmesi ve ona karşı ne türden kolektif tedbirlerin alınacağı olduğunu söyledi.
Bu başlıktaki görüşlerini hep beraber dile getirdiklerini aktaran Fidan, "Ciddi görüş alışverişleri oldu. Gerçekten İslam dünyasının seçkin ülkeleri bu konudaki hem endişelerini hem kızgınlıklarını hem de atılması gereken pratik, diplomatik ve diğer adımları masaya yatırdılar. Biliyorsunuz Ürdün tarihi olarak Kudüs'teki kutsal yerlerin hamisi, yasa olarak o rolü üstlenmekte" ifadelerini kullandı.
"Mescid-i Aksa’ya yönelik her tecavüz, milletimiz değerlerine yapılmıştır"
Bakan Fidan, "Biz Türkiye olarak hem toplumumuzda hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hem hükümetimiz, devletimiz Mescid-i Aksa'yı kendi kutsal yerlerimizden biri olarak görüyoruz. Buraya yönelik yapılacak her türlü tecavüz bizim milletimizin değerlerine yapılmış kabul ediliyor. Dolayısıyla buna yönelik Türkiye'nin stratejik, diplomatik dokunuşları, girişimleri önemli. Bu konuda yoğun bir mücadele içerisindeyiz" dedi.
Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır görüşmesi
Bakan Fidan ayrıca Türkiye, Pakistan Suudi Arabistan ve Mısırlı mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıya da değinerek, "Ürdün'de bugün Mescid-i Aksa konusunda ve Kudüs konusunda bir dayanışma mesajı verdik. Diğer taraftan ‘Grup 4’ olarak nitelendirdiğimiz Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın katılımıyla yaptığımız bakanlar seviyesindeki toplantının bugün beşincisini yapmış olduk. Önemli bir toplantıydı. Burada da hem Gazze'deki süreci ele aldık çok detaylı bir şekilde. Çünkü biz dört ülke de barış planının hayata geçmesi için çok çalışan ülkeleriz" ifadelerini kullandı.
Mısır ve Türkiye’nin halihazırda ara buluculuk rolü üstlendiğinin altını çizen Bakan Fidan, "Bizler özellikle barış planının işleyişinde İsrail'in ortaya koyduğu tavrı, hukuksuzluğu ve kural tanımamazlığı nasıl yönetilmeli, nasıl tepki konulması gerekiyor, o konuyu çok ciddi şekilde ele aldık. O konuda bir takım kararlarımız oldu. Onları kendi liderlerimize ileteceğiz. Önümüzdeki günlerde ona ilişkin adımları göreceksiniz" dedi.
"Sorunları kalıcı olarak çözmeye yönelik çerçeve çizecek ilk adım"
Özellikle bölgede devam eden gerginlik, Hürmüz Boğazı'ndan kaynaklanan sorunlar ve yayılma riski gösteren savaş durumunun nasıl yönetilmesi, nasıl çözülmesi gerektiği konusunda da çok değerli görüşler serdedildiğini belirten Fidan, "Orada bizim durduğumuz yer belli. Cumhurbaşkanımızın baştan itibaren bölge barışına yönelik vizyonu ortada. O konuyu detaylı ele aldık. Daha sonra dört ülke olarak üzerinde çalıştığımız bir bölgesel vizyon belgesi var. Onunla ilgili değerlendirmelerde bulunduk. Bu açıkçası bütün bölgedeki sorunları kalıcı olarak çözmeye yönelik çerçeve çizecek ilk adım olacak" ifadelerini kullandı.
Bu durumun bölgede aslında çok önceden yapılması gereken bir husus olduğunu kaydeden Fidan, "Bu konuları sistemli bir şekilde tamamlayarak adım adım bölgesel istikrarı, güvenliği, barışı temin edeceğiz kalıcı olarak" dedi.
Gazze barış planına ilişkin yol haritasının açıklanmasına rağmen İsrail’in saldırılarını ve ihlallerini sürdürmesi ve görüşmelerde bu alanda ele alınan meselelere ilişkin değerlendirmesi sorulan Bakan Fidan, "Sadece Mescid-i Aksa konusunu değil, Gazze'de yürüyen süreci barış planının uygulanmasını da detaylı bir şekilde ele aldık. Hem yaptığımız ana toplantıda hem de Grup 4'ün toplantısında" dedi.
"İsrail'in barışla ilgili bir niyeti ve planı yok"
Dışişleri Bakanı Fidan, "Şunu sadece biz değil bütün dünya görüyor. İsrail'in barışla ilgili bir niyeti ve planı yok. Sadece bütün platformları kendi pozisyonunu ve illegal stratejilerini ilerletme adına kullanıyor. Tabii uluslararası toplum burada büyük bir sınav vermekte. Türkiye ve yakın müttefikleri olarak her zaman bu gerçeğin altını çiziyoruz" dedi.
Bakan Fidan, "Biz eğer İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarını engellemeye yönelik bölge ülkeleri ve uluslararası toplum olarak gerekli diplomatik önlemleri almaz isek bu sadece bölgesel bir kriz üretmekle kalmayacak, küresel bir kriz üretecek. Nitekim defaatle bunu da görüyoruz. Bu çerçevede Gazze'de uluslararası toplumun seçkin aktörlerinin bir araya gelerek arkasında durduğu Gazze barış planının uygulanmasında Hamas'ın birçok üstüne düşen ödevi yerine getirdiğini görüyoruz ama buna mukabil İsrail'in her zaman için bir oyunbozanlık içerisinde olduğunu da görüyoruz. Bunu herkes görüyor, şimdi görme aşaması artık net, fakat önemli olan buna geliştirecek olan tepkidir" dedi.
Bu tepkinin formüle edilmesi ve hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Fidan, "Aksi takdirde İsrail'le oturup bu konularda konuşmanın bir anlamı olmuyor. Uluslararası toplum, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere ki planın adı ‘Trump barış planı’, onun arkasına ülkeler destek koydu. Mısır, Türkiye, Katar, ABD ara buluculuk yaptı. Bu konuda çok uzun mesailer harcandı. Gerçekten arkadaşlarımız gece gündüz çalışıyorlar. Ama günün sonunda her ulaşılan noktada İsrail'in başka bir sorunu bahane ederek sürekli Filistinli çocukları öldürmesi, hastaneleri bombalaması ve barışla bir alakasının olmadığını göstermesi son derece iyi şekilde not edilmeli ve tavır konulmalı. Bu uluslararası toplumun öncelikli konularından biri" dedi.



