Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara'nın üstü örtülü bir hazine olduğunu belirterek, "Bu örtüyü hep birlikte kaldırmamız gerekiyor. Ankara'yı turizm için cazibe merkezi haline getirebiliriz." ifadesini kullandı.

Odadan yapılan açıklamaya göre, Baran, ATO Yönetim Kurulu üyeleriyle Ankara'dan milletvekili adayı olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ı ağırladı. Toplantıda, Ankara'nın ekonomisi, sorunları ve gelişim alanları ele alındı.

Baran, burada yaptığı konuşmada, Ankara ekonomisine ilişkin bilgi verdi. Başkentin savunma ve havacılık sanayisi, medikal sanayi, yenilenebilir enerji, iş ve inşaat makineleri kümelenmeleriyle uluslararası rekabet gücü yüksek bir şehir olduğunu belirten Baran, Türkiye'deki savunma sanayisi işletmelerinin yüzde 60'ının burada olduğunu vurguladı. Baran, 2022 verilerine göre dış ticaret hacmi, 11,5 milyar doları ihracat olmak üzere 26,8 milyar dolar civarında olan Ankara'nın, ithalatta ikinci, ihracatta beşinci sırada yer aldığını aktardı.

Özgür Demirtaş’tan bir yorum daha: Bırakın dolar 25’e çıksın Özgür Demirtaş’tan bir yorum daha: Bırakın dolar 25’e çıksın

ato-1

Şehirde e-ticaret yapan işletme sayının 2022 sonu itibarıyla 44 bini aştığına dikkati çeken Baran, "Ankara yerel ürünler açısından da verimli bir şehir. Başkentin toplam 38 coğrafi işaretli ürünü bulunuyor. Şehrimizin 10 ayrı ürünü için de tescil başvurusu mevcut. Ankara, 23 devlet, 11 eğitim ve araştırma ve 37 özel hastanesi ile sağlık turizmi için uygun altyapıya ve dünya ile rekabet edebilecek donanıma sahip. Ankara sağlık turizmi alanında önemli potansiyel taşıyor ve gelişmeye uygun bir şehir. Bu açıdan Türkiye'nin ilk beş şehri arasında yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık ve kongre turizminde yüksek potansiyel

Baran, Ayaş, Beypazarı, Haymana ve Kızılcahamam gibi ilçeleriyle başkentin termal sağlık turizmine uygun olduğuna dikkati çekerek, ATO olarak Ticaret Bakanlığının desteğiyle sağlık turizmi alanında Hizmet Sektörünün Rekabet Gücünün Artırılması Projesi'ne başladıklarını, projenin ardından Ankara'nın sağlık turizmi gelirinin yıllık bir milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini anlattı.

Ankara'nın kongre turizminde de gelişebileceğini vurgulayan Baran, kentin 21 üniversitesinde eğitim gören 326 bin öğrencisiyle bir üniversiteler şehri olduğunu bildirdi. Baran, "Ankara, üstü örtülü bir hazine. Bu örtüyü hep birlikte kaldırmamız gerekiyor. Ankara'yı turizm için cazibe merkezi haline getirebiliriz." ifadelerini kullandı.

Ankara'nın gelişebilecek alanlarına da dikkati çeken Baran, şu önerilerini sıraladı: "14 bin yabancı öğrencinin eğitim gördüğü Ankara, nitelikli üniversiteleriyle dünya çapında bir eğitim şehri olarak tanıtılabilir. Deniz turizmi için gelen ziyaretçi ortalama 700-800 dolar harcarken sağlık turizmi için gelen ziyaretçinin harcadığı para, yaptığı işlemlere bağlı olarak 6 bin ila 10 bin doları buluyor. Hastane ve termal kaynaklarını doğru değerlendirerek ve doğru çalışmalarla başkent Ankara bir sağlık turizmi markası haline getirilebilir. Ankara'nın ilçeleriyle sağlık turizm kapasitesini ekonomiye kazandırmak açısından tüm ilçelere tren hattı döşenerek seferler konulması doğru bir yaklaşım olacaktır. Etlik ve Bilkent'te kurulan şehir hastaneleri şehrin batısına hizmet veriyor. Uzak semtlerden bu hastanelere ulaşım, özellikle acil durumlarda çok güç oluyor. Bu nedenle şehrin doğu bölümüne de yeni bir hastane kompleksi gerekiyor."

Baran, coğrafi işaretli ürünlerin ticarileştirilmesine yönelik çalışmaların artırılarak, başkentin yerel değerlerinin ekonomiye kazandırılabileceğini belirterek, şunları kaydetti: "Esenboğa Havalimanı'nda aralarında Anadolujet'in de yer aldığı 16 hava yolu şirketi 32 destinasyona uçuş gerçekleştiriyor. Ankara için bu sayı yeterli değil. Direkt uçuşlar, hızlı tren ve kent merkezindeki ulaşım altyapısı Ankara'yı bir turizm kavşağı haline getirilebilir. Yurt dışına uçuşlar hem ihracatımızın artması hem de Ankara'nın kongre ve fuar, termal ve sağlık turizmi alanlarında gelişmesi açısından çok önemli."