ABD ordusunun İran'a saldırı planı konusunda hazırlıkların ileri bir seviyeye ulaştığı bildirildi. İddialara göre askeri senaryolar arasında belirli isimlerin doğrudan hedef alınması ve eski ABD Başkanı Donald Trump’ın talimat vermesi halinde Tahran’da rejim değişikliğini hedefleyen bir stratejinin de bulunduğu ifade edildi.

ABD ORDUSUNUN İRAN'A SALDIRI PLANI KAPSAMINDA MASADAKİ ASKERİ SEÇENEKLER

ABD ordusunun İran'a saldırı planı çerçevesinde hazırlanan askeri seçeneklerin kapsamının geniş tutulduğu belirtiliyor. Savunma kaynaklarına dayandırılan değerlendirmelerde, operasyon planlarının yalnızca hava saldırılarıyla sınırlı olmadığı, siber operasyonlar ve özel kuvvet unsurlarını da içeren çok boyutlu senaryoların hazırlandığı aktarıldı.

Askeri planlamalarda, İran’ın nükleer tesisleri, balistik füze altyapısı ve askeri komuta merkezlerinin öncelikli hedefler arasında yer aldığı ifade ediliyor. Bunun yanı sıra, belirli kişilerin doğrudan hedef alınmasına yönelik seçeneklerin de planlama dosyalarında bulunduğu öne sürüldü. Bu kapsamda, İran yönetiminde kritik görevlerde bulunan isimlerin operasyonel hedef listesine dahil edilebileceği belirtiliyor.

ABD'den Türkiye'ye teşekkür
ABD'den Türkiye'ye teşekkür
İçeriği Görüntüle

Planlamaların uzun süredir devam ettiği, ancak son dönemde bölgedeki gelişmeler nedeniyle çalışmaların hız kazandığı kaydedildi. ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını güçlendirmesi ve bazı üslerde alarm seviyesini yükseltmesi de bu iddiaları destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor.

TAHRAN'DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ SEÇENEĞİ DEĞERLENDİRİLİYOR

ABD ordusunun İran'a saldırı planı içinde en dikkat çeken başlıklardan biri ise rejim değişikliği seçeneği oldu. İddialara göre, Trump’ın yeniden talimat vermesi halinde yalnızca askeri hedeflerin vurulmasıyla yetinilmeyebileceği, Tahran’daki mevcut yönetimin zayıflatılmasını ve siyasi yapının değiştirilmesini amaçlayan daha kapsamlı bir stratejinin devreye alınabileceği konuşuluyor.

Rejim değişikliğine yönelik senaryoların doğrudan kara harekâtı anlamına gelmediği, daha çok askeri baskı, ekonomik yaptırımların sertleştirilmesi ve iç dinamiklerin desteklenmesi gibi unsurları içerebileceği belirtiliyor. Bu tür bir planın, bölgesel dengeler üzerinde ciddi etkiler doğurabileceği ifade ediliyor.

ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilim, özellikle nükleer program ve bölgesel güç mücadelesi üzerinden tırmanmıştı. Son dönemde karşılıklı sert açıklamalar ve bölgedeki askeri hareketlilik, olası bir çatışma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.

BÖLGESEL GERİLİM VE ULUSLARARASI TEPKİ İHTİMALİ

ABD ordusunun İran'a saldırı planı iddiaları, uluslararası kamuoyunda da yakından takip ediliyor. Böyle bir operasyonun hayata geçirilmesi durumunda Orta Doğu’da geniş çaplı bir gerilim dalgası yaşanabileceği değerlendiriliyor. İran’ın bölgedeki müttefik unsurları üzerinden misilleme adımları atabileceği belirtiliyor.

Uzman değerlendirmelerinde, olası bir askeri müdahalenin enerji piyasalarından küresel ticarete kadar birçok alanda etkili olabileceği ifade ediliyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kriz ihtimali, petrol fiyatları üzerinde doğrudan baskı oluşturabilecek unsurlar arasında sayılıyor.

ABD yönetiminden konuya ilişkin resmi ve kapsamlı bir açıklama yapılmadı. İran tarafından da iddialara yönelik doğrudan bir doğrulama ya da yalanlama gelmedi. Ancak Tahran yönetiminin son haftalarda savunma kapasitesini artırmaya yönelik adımlar attığı ve askeri tatbikatlara hız verdiği biliniyor.

ABD ordusunun İran'a saldırı planı ile ilgili gelişmeler, bölgedeki askeri ve diplomatik trafiğin seyrine göre netlik kazanacak. Washington ve Tahran arasındaki gerilimin önümüzdeki dönemde nasıl bir seyir izleyeceği ise uluslararası toplum tarafından dikkatle izleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi