Hedefe yönelik 'cerrahi' saldırılar; asgari sivil kayıp, 'demokrasiye' geçiş

ABD hava ve deniz kuvvetleri, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun ve onun kontrolü altındaki paramiliter bir güç olan Besic biriminin askeri üslerini; balistik füze fırlatma ve depolama sahalarını ile İran’ın nükleer programını hedef alan sınırlı ve hassas saldırılar düzenleyebilir.

BBC'nin bu analizine göre zaten zayıflamış olan rejim bu saldırılar sonrası devrilebilir ve böyle "İran, dünyanın geri kalanına katılarak demokrasiye bir geçiş sağlayabilir".

BBC'ye göre bu "son derece iyimser bir senaryo".

Rejim ayakta kalabilir ancak politikalarını yumuşatabilir

Bu senaryoda genel olarak hızlı ve güçlü ABD müdahalesinin rejimi yerinde bıraktığı ancak politikalarını yumuşatmaya zorladığı “Venezuela modeli” olarak adlandırılıyor.

İran örneğinde bu, İslam Cumhuriyeti’nin varlığını sürdürmesi anlamına geliyor ancak BBC, bunun "çok sayıda İranlıyı tatmin etmeyeceğini" yazdı.

Ancak bu İran'ın Orta Doğu genelindeki vekil güçlerine verdiği desteği kısmaya, içerdeki nükleer ve balistik füze programlarını durdurmaya ya da sınırlandırmaya ve protestoları bastırma politikasını gevşetmeye zorlanması anlamına gelebilir.

Ancak bu da düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Rejim çökebilir ve yerini askerî yönetim alabilir

BBC'ye göre birçok kişi bunun en olası sonuç olduğunu düşünüyor.

BBC analizine göre rejim, çok sayıda insan nezdinde açık biçimde gayrimeşru görülse ve yıllar içinde her yeni protesto dalgası onu biraz daha zayıflatsa da, statükonun sürmesinde çıkarı olan, geniş ve her yere nüfuz etmiş bir güvenlik derin devleti varlığını koruyor.

ABD’nin olası saldırılarının ardından oluşacak karmaşa ortamında, İran’ın büyük ölçüde Devrim Muhafızları Ordusu mensuplarından oluşan güçlü bir askeri hükümet tarafından yönetilir hâle gelmesi ihtimal dâhilinde görülüyor.

İran, ABD güçlerine ve komşularına saldırarak misillemede bulabilir

İran, herhangi bir ABD saldırısına misilleme yapacağını, “parmağının tetikte olduğunu” söyleyerek açıkça dile getirdi.

BBC'nin analizine göre ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri’nin gücüyle boy ölçüşmesi açıkça mümkün olmasa da misillemede bulunabilir.

Körfez’in Arap yakasında, özellikle Bahreyn ve Katar’da, ABD’ye ait çok sayıda üs ve tesis bulunuyor. Ancak İran isterse, ABD saldırısına ortak olduğunu düşündüğü herhangi bir ülkenin bazı kritik altyapılarını da hedef alabilir.

İran, Körfez’e mayın döşeyerek misillemede bulunabilir

Bu senaryo, 1980–88 İran-Irak Savaşı’ndan bu yana küresel deniz taşımacılığı ve petrol arzı açısından potansiyel bir tehdit olarak görülüyor. Söz konusu savaş sırasında İran gerçekten de deniz yollarını mayınlamış, Kraliyet Donanması’na ait mayın tarama gemileri bu mayınların temizlenmesine yardımcı olmuştu.

İran ile Umman arasındaki dar Hürmüz Boğazı, kritik bir boğaz noktası. Her yıl dünya genelindeki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık yüzde 20’si ile petrol ve petrol ürünlerinin yüzde 20–25’i bu boğazdan geçiyor.

Tahran'dan Trump'ın anlaşma çağrısına yanıt
Tahran'dan Trump'ın anlaşma çağrısına yanıt
İçeriği Görüntüle

İran, deniz mayınlarını hızla döşemeye yönelik tatbikatlar gerçekleştirdi. Böyle bir adım atması hâlinde, bunun dünya ticareti ve petrol fiyatları üzerinde kaçınılmaz etkileri olacak.

İran misillemede bulunarak ABD savaş gemisini batırabilir

BBC analizinde Körfez’deki bir savaş gemisinde görev yapan bir ABD Donanması kaptanının İran’dan kaynaklanan ve en çok endişe duyduğu tehditlerden birinin “sürü saldırısı” olduğunu söylediğini aktardı.

Bu senaryoda İran, tek bir hedefe ya da birden fazla hedefe karşı o kadar çok yüksek patlayıcılı insansız hava aracı ve hızlı torpido botu fırlatıyor. Ancak ABD Donanması’nın güçlü yakın savunma sistemleri bile hepsini zamanında etkisiz hâle getiremeyebilir.

İran’ın deniz unsurları, ana rakipleri olan ABD Donanması Beşinci Filosu’nun sahip olduğu teknolojik üstünlükleri aşmanın ya da etkisiz kılmanın yollarını arayan, alışılmadık ya da “asimetrik” harp yöntemlerine büyük ölçüde odaklanarak eğitim gördü.

Bir ABD savaş gemisinin batırılması ve mürettebattan sağ kalanların bir kısmının esir alınması ihtimali, ABD açısından büyük bir aşağılanma anlamına geliyor. Bu senaryo düşük ihtimal olarak görülmesine rağmen, milyar dolarlık muhrip USS Cole, 2000 yılında Aden Limanı’nda El Kaide’nin intihar saldırısıyla ağır hasar almış ve 17 ABD denizcisi hayatını kaybetmişti.

Rejim çökmesiyle kaos çıkabilir

Bu, Katar ile Suudi Arabistan gibi komşu ülkelerin başlıca endişelerinden biri.

Suriye, Yemen ve Libya’nın yaşadığı türden bir iç savaş ihtimalinin yanı sıra, kaos ve belirsizlik ortamında Kürtler, Beluçlar ve diğer azınlıkların ülke genelinde oluşacak bir iktidar boşluğu içinde kendi topluluklarını korumaya yönelmesiyle etnik gerilimlerin silahlı çatışmaya dönüşmesi riski de bulunuyor.

Yaklaşık 93 milyonluk nüfusuyla Orta Doğu’nun en büyük ülkesi olan İran’ın kaosa sürüklenmesi ve bunun da insanî ve mülteci krizini tetiklemesini kimse istemiyor.

Kaynak: T24