Genel Kurulda, Kültür ve Turizm ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının 2023 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlanmadan önce söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bir vakıf yöneticisinin yine bir vakıf görevlisiyle kızını 6 yaşında evlendirdiği haberlerinin kamuoyuna yansıdığını, konunun toplumda büyük rahatsızlığa neden olduğunu söyledi.

Büyük bir infialle karşı karşıya olunduğunu belirten Özel, söz konusu vakıfla ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un Genel Kurula bir izahatta bulunmasını talep ettiklerini söyledi. Özel, "Hepimizi rahatsız eden bir durum var. Büyük bir toplumsal infialle karşı karşıyayız. Kamuoyu bir çocuğun yıllar süren bir cinsel istismarından yine o çocuğun belli bir yaşa gelip boşanma davası açmasıyla haberdar oldu. Bu konuda Türkiye'ye sarsılıyor." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, olaya ilişkin hiçbir yetkilinin Genel Kurul'a bir açıklamada bulunmadığını söyledi.

Türkiye'nin gündeminde bu konudan daha önemli başka hiçbir şeyin olmadığını belirten Beştaş, "Dehşet verici bir olay. 'İnsanım' diyen herkesin bunun karşısında mutlaka insanlıktan yana tutum alması gerekiyor. Bu cemaatlerle ilgili ne yapılıyor? Şu ana kadar bir işlem yapıldı mı? Açığa çıkan bir çocuk istismarı var ve bu yıllarca devam etmiş. Bu konuda iktidar sözcülerinin bilgilendirmelerini talep ediyoruz." diye konuştu.

"Gerekirse bir araştırma komisyonu kuralım"

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, konuyu memleket meselesi olarak gördüğünü, herkes gibi kendilerinin de bu konudan büyük rahatsızlık duyduklarını söyledi.

Türkiye'nin önemsediği bütün davaları, özellikle kadın milletvekilleri olarak yakından takip ettiklerini ifade eden Zengin, "Aile Bakanımız bakanlık olarak zaten davaya müdahil olduklarını açıkladılar. Bu uzun soluklu meseleyi takip edeceğiz. Bu sadece fikir beyan edilecek, sadece ne kadar üzüldüğümüzü söyleyeceğimiz bir konu değil. Gerekirse bu konuyla alakalı hep birlikte bir araştırma komisyonu kuralım. TBMM daha geniş anlamda hangi sorumlulukları alabilir beraber değerlendirelim." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, "Hangi sınıfa, zümreye, hangi cemaate yönelik olursa olsun, kim olursa olsun en ağır ceza verilsin. Vicdanları yaralayan, topluma kan ağlatan çok acı şeyler bunlar. Bunları duyduğumuz zaman tüylerimiz ürperiyor. Büyük bir üzüntü yaşıyoruz. Dolayısıyla hukuken gereğinin eksiksiz bir şekilde yapılması öncelikli dileğimizdir." diye konuştu.

Bülbül, bu tür meselelerin bir daha yaşanmaması veya önüne geçilmesiyle ilgili alınacak ne tür tedbir varsa MHP olarak bu süreçlerin içerisinde olacaklarını, özellikle çocuklara karşı bu suçu işleyen kim varsa bunların tamamını şiddetle lanetlediğini sözlerine ekledi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, bu konuda herkesin müşterek bir hassasiyet göstermesi kanaatini taşıdığını söyledi. İnsanlıkla bağdaşmayan bir davranışın meşrulaştırılmasına yönelik birtakım söylem ve eylemlerin dile getirilmiş olmasının hüznü artırdığını belirten Dervişoğlu, "Geride bıraktığımız asırlar içerisinde benzer tartışmalar yaşanmış, faturasını maalesef bütün inananlar ödemiştir. TBMM bu noktada yapması icap eden ne varsa ona katkı sağlamaya hazır olduğumuzu ifade ediyorum." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş da konunun ciddi olduğunu, belli bir noktaya uluşmadan bakanlardan emrivaki şekilde izahat beklemenin doğru olmayacağını söyledi. İlgililerin mutlaka bir açıklamasının olacağına inandığını vurgulayan Erdoğmuş, Genel Kurul çalışmaların devam ettiği süreçte bu açıklamaların yapılabileceğini dile getirdi.

Erdoğmuş, açıklamaları sonrası konuya ilişkin tartışmanın devam etmesi üzerine birleşime ara verdi.

Aranın ardından grup başkanvekilleri, yerlerinden yeniden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, "Biz İYİ Parti Grubu olarak bu sürecin doğru yürütülebilmesi, suçluların ifşası ve cezalandırılması noktasında, doğru adımlar atılması için kararlığımızı devam ettireceğiz. TBMM'de her türlü katkıyı vereceğimizi de taahhüt ediyoruz." dedi.

"Bu asla kabul edilebilecek bir durum değil"

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise bu meselelerde hassasiyetle hareket edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Bülbül, "Bu lanet olası iş konuşulurken, bizim inanç ve değerlerimizle alakalı bir değerlendirme yapıldığı zaman biz mecburen bir karşı tavır içine girince sanki biz bunları koyuyor gibi bir görüntü çıkıyor. Bu asla kabul edilebilecek bir durum değil. Meseleye odaklanıp, lanet olası işin ne olduğunu ortaya koyalım, tedbirlerini alalım ama kimsenin inanç ve değerlerine karşı saldırı durumuna götürecek, provokatif bir zemine çekilmemesi de son derece önemli. Ne yapılması gerekiyorsa hep beraber alamaya biz de hazırız."

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise karşı karşıya kalınan durumun münferit bir mesele olmadığını öne sürdü. Beştaş, "Bundan önce de çok sayıda vakıfta, cemaatte bu tip çocuklara yönelik istismar vakaları gündeme geldi. Karalılıkla üzerine gidilmediği için bugünlere kadar geldik." diye konuştu. İstismara yönelik çok sayıda soru önergelerinin bulunduğunu belirten Beştaş, soru önergelerine yanıt verilmediğini savundu.

Meclis'te bir an önce ortak araştırma komisyonun kurulması gerektiğini vurgulayan Beştaş, meselenin bütün boyutlarıyla araştırılmasını, önlem konusunda irade ve kararlıkla birlikle adım atılması gerektiğini söyledi. Beştaş, "Bu anlayışı amasız fakatsız mahkum etmemiz lazım. Çocukların yerine faillerin korunmasına hayır diyoruz." dedi.

"Devletin iki yönden harekete geçmesi lazım"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise ilgili söz konusu vakfın 2014 yılında soruşturulup bırakıldığı yönünde çok fazla bilgi olduğunu söyledi. Özel, "Devletin iki yönden harekete geçmesi lazım. Bir ceza davası, şüphesi, o konuda savcılar üzerinde düşeni yapacaklar, bunu dikkatli takip edeceğiz." dedi.

İdari yönden vakıf hakkında da inceleme yapılması gerektiğini vurgulayan Özel, "Bir irade çıkıyor bütün gruplarda, bir araştırma komisyonu kurulmasını önemli görüyorlar. Kendi önergemizi verdik. Ama şunu bilelim ki Ensar Vakfında yaşananlardan sonra 3 Kasım 2016'da başta cinsel istismar olmak üzere, çocuklara yönelik her türlü istismarın araştırılmasına yönelik bir komisyon kuruldu. Rapor 20 Şubat 2018'de parlamento gündemine geldi ama görünüyor ki yürütme parlamentonun kendisine verdiği ödevi yerine getirmiyor." diye konuştu.

Özel, bu tip olayların siyasetin konusu değilse hiçbir konunun siyasetin konusu olamayacağını anlatarak siyasetin böyle olayların bir daha yaşanmaması için yapıldığını vurguladı.

"Konu siyaset üstü mesele"

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise konun siyasetin malzemesi olamayacak kadar yaralayıcı önemli bir konu olduğunu, konunun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurguladı. Zengin, "Bu konunun çözüme ilişkin Meclis'e düşen ne varsa ben kendi grup başkanımızla ve parti Genel Başkanımızla, Cumhurbaşkanı'mızla da konuşarak araştırma komisyonunu derhal kuralım. Bu konuyla alakalı bize düşen ne varsa fazlasıyla yapalım. Bu davayı Adalet Bakanlığımız üzerinden zaten takip edeceğiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız müdahil oldu.

Kılıçdaroğlu: Bizim mücadelemiz hak mücadelesidir Kılıçdaroğlu: Bizim mücadelemiz hak mücadelesidir

Bu mesele AK Parti'ye, hükümetlerimize bizlere saldırı yapılabilecek bir mevzu değil. Bu konu bizim şiddetle reddettiğimiz, sonuna kadar hukuken yapılması gereken neyse yapacağımız bir konudur. Bu konu inançlı insanlara saldırı yapılacak bir konu asla değil. Buradan yola çıkarak dindar insanlara saldırmayı da kötü niyetli görüyorum. İddia şu oluyor: 'Biz sizden daha fazla çocukları koruyoruz.' diyorsunuz. Bunu reddediyoruz. Bu çocukların hepsi bize emanet. Asıl amacın çocukların hukukunu korumak olması lazım. Çocuklar üzerinden siyaset yapmak da tam da böyle oluyor."

"Vakıflar Genel Müdürlüğümüz bir baş müfettiş görevlendirdi"

Konuyla ilgili söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ise TBMM'de tüm partilerin konu üzerinde gösterdiği hassasiyetten dolayın mutlu olduğunu söyledi. Bilgin, bu tür alçakça, insanlık dışı davranışlara TBMM'de, ortak paydada cevap verilmesinin önemli olduğuna işaret etti. Vedat Bilgin, "İnsanlığımızın ortak değerleri konusunda hiçbirimiz taviz veremeyiz, bunlara rıza gösteremeyiz. Şu veya bu gerekçe ile masum zaten gösteremeyiz, gösterenlerin de karşısında olmak mecburiyetindeyiz. Suç teşkil eden hususların yargı tarafından sonuna kadar götürüleceğine inanıyorum. Bu konuda susarsak insanlığımız yara alır diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konunun çok hassas ve korkunç olduğunu belirtti. Bakan olmanın yanı sıra küçük çocukları olan bir baba olduğunu vurgulayan Ersoy, olayı şiddetle kınadığını belirtti. Ersoy, şunları kaydetti:

"Olayın sorumlularının tamamının, örnek teşkil edecek şekilde en ağır cezaları almaları ortak arzumuz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde çocuğun nitelikli cinsel istismarı iddiasıyla açılan davaya müdahil oldu. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz bir baş müfettiş görevlendirdi, görevine de başladı. Konuyla ilgili olmak üzere Vakıfla ilgili detaylı bir inceleme yapılıyor. Büyük bir hassasiyetle konuyu takip ediyoruz."