Mersin'den Hatay'a 4 Mart 2025 tarihinde şantiyede işçi olarak çalışmaya gelen 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, Antakya ilçesi Emek Mahallesi'nde bir inşaatta çalışmaya başlamıştı. Hayatında ilk kez bir işte çalışan Yaşar'ın yatakhane olarak kullandığı konteyner 8 Mart tarihinde alevlere teslim olarak yandı. Yangında 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, alevlerin içerisinde kalarak can verirken aynı konteynerde kaldığı M.A.Ö. ise yaralandı.

Yaşar'ın hayatını kaybettiği yangınla ilgili yürütülen çalışmada aynı şantiyede çalışan işçiler 26 yaşındaki M.K. ve 33 yaşındaki B.S. mahkemece gözaltına alınarak tutuklandı. Yangın suretiyle tasarlayarak kasten öldürme suçundan açılan mahkemede ilk duruşma 20 Nisan tarihinde Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. İddianamede yer alan kamera kayıtlarında; olay günü saat 06.40 sıralarında B.S. ve M.K.'nin birlikte akaryakıt istasyonundan 5 litrelik pet şişeyle yakıt aldığı görüntüler yer aldı. İtfaiye raporlarındaysa yangının söndürülmeden atılan veya unutulan herhangi bir ateş sonucu çıktığı yer aldı.
Olayda yaralanan M.A.Ö. ifadesinde, B.S. isimli şahsı olaydan 1 gün önce gece saatlerinde telefonla konuşurken uyardığını ve daha sonrasında olayın şüphelisi 2 şahısla birlikte kahve içtiklerini belirterek olay esnasında M.K.'nin konteynerin kapısını açarak selam verdiğini, ardından B.S.'nin konteynerin içerisine yanan bezi attığını ve ardından benzini yere fırlattığını söyledi.

"Oğlum hayatında hiç çalışmadı, ilk çalıştığı işinin dördüncü gününde oğlum katledildi"
Evladının ilk çalıştığı işinde 4'üncü gün can verdiğini ifade eden acılı baba Vedat Yaşar, "Oğlum İbrahim Yaşar, 4 Mart 2025 yılında Hatay'a çalışmaya geldi. Orada bir şirkette su tesisatçı olarak çalışmaya geldi. İbrahim'i 8 Mart'ta iki kişi üstüne benzin döküp canice yaktılar. Tanımadığımız şahıslardı ve o şahıslarla biz hayatımızda ne aynı şehirde yaşadık ne de tanışıklığımız var. Bunların niçin, ne sebeple oğlumu yaktıklarını ben de bilmiyorum. Benim oğlum da mağdur ailelerin bir bireyidir. Biz oğlumun adaletinin sağlanması için buradayız ve bugün burada umarım adalet yerini bulur. Benim oğlum liseyi bitirdi. Oğlum resimde kaldığı gibi duruyor, hayatı boyunca oğlumun gülümsemesi eksik olmadı. Hayatı boyunca evde evcil hayvanı eksilmedi ve oğlum çocukları çok severdi. Oğlum hayatında hiç çalışmadı, ilk çalıştığı işinin dördüncü gününde oğlum katledildi. İbrahim'i ben anlatamam, anlatmak için İbrahim'le yaşamak lazım" dedi.

"5 litrelik bir bidona benzin doldurmuşlar, ağzına molotof şeklinde bez koyup konteynerin içine atmışlar ve çocukların üzerine kapıyı da kilitlemişler"
Evladının kaldığı konteynerde yanarak öldüğünü ve canilerin cezalarını çekmesini istediğini dile getiren Vedat Yaşar, "Bu şahıslar petrolden gidip, 5 litre benzin almışlar ve kayıtlarda var. 5 litrelik bir bidona doldurmuşlar, ağzına molotof şeklinde bez koyup yakmışlar. Molotof şeklinde konteynerin içine atmışlar. Çocukların üzerine kapıyı da kilitlemişler. Ben yüce Türk devletinin adaletine inanmak istiyorum ve inanacağım da. Umarım adalet yerini bulur. İbrahim için bütün mağdur çocuklar için emsal bir karar olur umarım. Biz artık kimsenin evladının yanmasını istemiyoruz. Bütün canlarımız çok değerli, hele ki ülkemizin yeni nesil çocukları bizim için en değerlisi. Umarım emsal bir karar çıkar ve cezasızlıktan bu caniler cesaret almasınlar. Başka evlatlarımızın canı yanmasın. İbrahim'i biz bir şekilde hiçbir şekilde geri getiremeyiz. Benim üç çocuğum daha var. Bütün çocuklarımın psikolojisi şu an bozuk, ne işe gidebiliyorlar ne bir iş yapabiliyorlar. Ailecek her gün evimizden cenaze çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Yakıtın alındığı istasyon hakkında usulsüz satışa dair soruşturma olup olmadığına ilişkin müzekkere yazılmasına hükmeden heyet, davayı 8 Temmuz'a erteledi.




