DÜNYA

Mazlum Abdi: Şartlar olgunlaşırsa Türkiye'ye gidebilirim

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile ilişkilerde yeni bir döneme işaret ederek Türkiye’ye gelmesinin siyasi şartlara ve Ankara’nın hazır olup olmamasına bağlı olduğunu söyledi. Abdi, “Olumlu sinyaller mevcut” derken, Türkiye’de yürütülen barış ve diyalog sürecinin Suriye’nin kuzeyindeki ateşkes ortamında doğrudan etkili olduğunu belirtti.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile aralarında doğrudan iletişim kanalları bulunduğunu belirterek, Türkiye’ye gelmesinin “siyasi şartlara ve Türkiye’nin buna ne kadar hazır olduğuna” bağlı olduğunu söyledi. Abdi, “Olumlu sinyaller mevcut” derken, Türkiye’de yürütülen barış ve diyalog sürecinin Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeleri doğrudan etkilediğini ifade etti.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile ilişkiler, Suriye’deki Kürt meselesi ve SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyon sürecine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Rûdaw’a konuşan Abdi, Türkiye’ye gelme ihtimaliyle ilgili soruya, bunun siyasi şartlara ve Türkiye’nin hazır olup olmamasına bağlı olduğunu belirterek yanıt verdi.

Türkiye ile geçmişe kıyasla ilişkilerin daha iyi olduğunu söyleyen Abdi, bir yıl öncesine kadar Türkiye tarafından düzenlenen saldırılara dikkat çekerek, “Şimdi ise bir ateşkes durumu ve aramızda açık kanallar var” dedi. Taraflar arasında doğrudan görüşmelerin sürdüğünü belirten Abdi, ilişkilerin ateşkes aşamasının ötesine taşınmasını ve karşılıklı bir uzlaşı oluşmasını istediklerini söyledi.

“Türkiye’ye gelmem siyasi şartlara bağlı”

Abdi, Türkiye’ye ne zaman gelebileceği yönündeki soruya, “Bu siyasi şartlara ve Türkiye’nin buna ne kadar hazır olduğuna bağlıdır. İnanıyorum ki durum biraz daha olgunlaşırsa böyle bir şey gerçekleşir” yanıtını verdi.

Türkiye’nin buna hazır olduğuna ilişkin işaretlerin olup olmadığı sorusuna ise Abdi, “Evet, olumlu şeyler var, olumlu sinyaller mevcut” dedi. Abdi, ilişkilerin daha üst bir düzeye taşınmasının Rojava’nın, Suriye’deki Kürtlerin ve Türkiye’nin çıkarına olacağını savundu.

Türkiye’deki süreç Suriye’nin kuzeyini etkiliyor

Türkiye’de yürütülen barış ve diyalog sürecinin Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere etkisi olup olmadığı sorusunu da yanıtlayan Abdi, bu etkinin şimdiden görüldüğünü söyledi.

Abdi, “Şu an bir ateşkesin olması, Türkiye'nin buraları bombalamaması ve bir yıl önceki gibi saldırıların olmamasının temelinde bu sürecin doğrudan etkisi vardır” dedi. Sürecin ilerlemesi halinde bunun daha fazla olumlu sonuç doğuracağını belirtti.

Abdi ayrıca Abdullah Öcalan ile doğrudan bir görüşme gerçekleştirmediğini, ancak Öcalan’ın geçmişteki barış sürecinde önemli bir rol oynadığını ve gelecekte de “olumlu bir rolü” olacağını söyledi.

“Ateşkes aşamasını geçmek istiyoruz”

Türkiye ile doğrudan iletişim kanallarının bulunduğunu belirten Abdi, tarafların birbirleriyle görüşmeye devam ettiğini ifade etti. Abdi, mevcut sürecin yalnızca çatışmasızlıkla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, “Ateşkes aşamasını geçip aramızda bir anlayış birliği (uzlaşı) oluşmasını arzuluyoruz” dedi.

Abdi, Türkiye ile normal bir ilişki ve muhataplık geliştirmek istediklerini de söyledi.

SDG’nin Suriye ordusuna katılımı bu ay tamamlanacak

Röportajda SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyon süreci de geniş yer tuttu. Abdi, “feshedilme” ifadesini kullanmak istemediklerini, bunun yerine SDG güçlerinin Suriye ordusuna katılımının tamamlanmasından söz edilmesini tercih ettiklerini belirtti.

SDG’nin bir bölümünün halihazırda Suriye ordusuna dahil olduğunu söyleyen Abdi, kalan güçlerin de orduya geçişi için çalışmaların sürdüğünü ve “bu ay içerisinde entegrasyonun tamamen bitmesini” hedeflediklerini açıkladı.

Abdi’ye göre Kürt güçleri, Suriye ordusu içerisinde tugaylar halinde ve kendi bölgelerinde görev yapacak. SDG komutanlarının da yeni askeri yapı içerisinde yer alacağını belirten Abdi, SDG’nin mevcut yapısının değişeceğini ancak Kürt güçlerinin Suriye ordusunun bir parçası olarak faaliyetlerini sürdüreceğini söyledi.

“Şam’da bulunmam istendi”

SDG’nin askeri yapısının Suriye ordusuna katılmasıyla birlikte ortaya çıkabilecek siyasi boşluğa da dikkat çeken Abdi, bundan sonraki dönemde Kürt siyasi güçleriyle birlikte çalışacağını söyledi.

Abdi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı son görüşmede Şam’da bulunmasının istendiğini belirterek, “Onlar da birlikte çalışmak ve süreci yönetmek için benim Şam’da bulunmam yönünde bir istek belirttiler” dedi. Ancak bu konuda henüz nihai bir karar alınmadığını kaydetti.

Abdi, askeri görevinin sona ermesinin ardından bir siyasi parti kurma düşüncesinin bulunmadığını, ancak SDG’nin dönüşümüyle ortaya çıkacak siyasi boşluğu dolduracak bir yapı oluşturulması gerektiğini söyledi. Bunun parti, cephe, hareket ya da başka bir oluşum olabileceğini belirten Abdi, böyle bir yapıyı destekleyeceğini ifade etti.

“Kürtlerin Suriye’nin inşasında yer alması için fırsat doğdu”

Suriye’deki yeni dönemi Kürtler açısından bir fırsat olarak değerlendiren Abdi, 29 Ocak anlaşmasının beklentilerinin tamamını karşılamadığını ancak Suriye devleti içerisinde Kürtler için bir statü oluşturduğunu söyledi.

Abdi, Kürt kimliği, Kürtçe ve Kürtlerin haklarına ilişkin düzenlemelerin gelecekte hazırlanacak yeni Suriye anayasasında yer alması gerektiğini belirterek, bunun için Kürt siyasi güçlerinin birlik oluşturmasının önemine vurgu yaptı.
Abdi, yeni Suriye'nin merkeziyetçi bir sistemle yönetilmemesi gerektiğini savunarak, “Suriye için en iyi sistemin merkezi olmayan bir sistem olduğu kanaatindeyiz” dedi.

“IŞİD tehlikesi bitmedi”

Abdi, IŞİD’in yeniden örgütlendiğini ve tehlikenin devam ettiğini de söyledi. Örgütün yalnızca küçük gruplar halinde varlığını sürdürmediğini, Suriye’nin büyük şehirlerine de sızdığını belirten Abdi, IŞİD tehdidinin küçümsenmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Mazlum Abdi, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi, Suriye’de Kürtlerin statüsünün güvence altına alınması ve SDG’nin Suriye ordusuna katılımının tamamlanmasının ardından kendisinin de askeri görevinden çıkabileceğini belirtti. Abdi, “Askerlik gerekliyse asker olurum, siyaset gerekiyorsa siyaset yaparım” dedi.