EKONOMİ

BORSADA OLANLAR NE ANLAMA GELİYOR? FON KRİZİ, OPERASYONLAR VE SERT SATIŞLARIN PERDE ARKASI

Borsa İstanbul’da son iki günde yaşanan sert fiyat hareketleri, bazı yatırım fonlarındaki likidite sorunları, SPK’nın 7 portföy yönetim şirketinin fonlarına yönelik aldığı kararlar ve finans sektöründeki operasyonlarla birlikte yeni bir boyut kazandı. Finansal İstikrar Komitesi, sorunun piyasanın tamamından değil belirli fonlardaki kredi ve likidite sıkışıklığından kaynaklandığını açıklarken, gelişmeler yatırımcıların “Borsada ne oluyor?” sorusuna yanıt aramasına neden oldu.

Borsa İstanbul’da 16 ve 17 Eylül 2026 tarihlerinde olağan dışı hareketlilik yaşandı. BIST 100 endeksi 16 Eylül’de yüzde 5,54 düşerek 13.122,58 puandan kapanırken toplam işlem hacmi 262,4 milyar liraya çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 6,38, holding endeksi ise yüzde 6,48 değer kaybetti.

17 Eylül sabahında satış baskısı devam etti ve BIST 100 güne yüzde 1,32 kayıpla 12.948,83 puandan başladı. Gün içerisinde ise sert bir tepki alımı görüldü ve endeks yeniden yükselişe geçti.

BORSADA OLANLAR NE ANLAMA GELİYOR?

Yaşanan hareketliliğin merkezinde klasik anlamda şirket bilançolarındaki bir bozulmadan çok, bazı yatırım fonlarında ortaya çıkan kredi ve likidite problemi bulunuyor.

Finansal İstikrar Komitesi, 17 Eylül'deki toplantısının ardından yaptığı açıklamada piyasalardaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin yönettiği bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını bildirdi. Komite, Borsa İstanbul'un ve sermaye piyasalarının genel işleyişinde temel veya yapısal bir risk bulunmadığını, sorunun fon piyasasının belirli bölümünde yoğunlaştığını açıkladı.

Bu açıklama, son günlerdeki satışların önemli bölümünün yatırımcıların Türkiye ekonomisine veya Borsa İstanbul'daki bütün şirketlere ilişkin beklentilerinden değil, belirli fonların karşı karşıya kaldığı nakit ihtiyacından kaynaklandığına işaret ediyor.

LİKİDİTE SORUNU NEDİR, BORSAYI NEDEN ETKİLİYOR?

Bir yatırım fonundan yüksek miktarda para çıkışı yaşandığında fonun yatırımcılara ödeme yapabilmesi için nakit yaratması gerekir. Fonun elinde yeterli nakit bulunmuyorsa portföyündeki hisse senetlerini veya diğer varlıkları satması gerekebilir.

Bu satışlar kısa sürede ve yüksek miktarda gerçekleşirse özellikle işlem hacmi sınırlı hisselerde ciddi fiyat baskısı oluşabilir.

Fiyatların gerilemesi, kredili pozisyonlarda teminat seviyelerinin düşmesine ve yeni satışların ortaya çıkmasına neden olabilir. Böylece ilk satış dalgasının başka yatırımcıların satışlarını tetiklediği bir zincir oluşabilir.

Nitekim Tera Yatırım'ın 16 Eylül tarihli KAP açıklamasında da Borsa İstanbul'daki aşağı yönlü fiyat hareketleri, piyasadaki likidite daralması, yoğunlaşan pozisyon tasfiyeleri ve bazı yatırım fonlarının katılma payı iade ödemelerinde yaşanan temerrütlerden söz edildi.

SPK 7 PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETİ İÇİN KARAR ALDI

Sermaye Piyasası Kurulu, gelişmelerin ardından kapsamlı tedbirler açıkladı.

SPK; Tera Portföy Yönetimi, Pusula Portföy Yönetimi, Hedef Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi, A1 Portföy Yönetimi, Pardus Portföy Yönetimi ve Bulls Portföy Yönetimi tarafından kurulan ve TEFAS'ta işlem gören yatırım fonlarının alım ve satım yönünde işleme kapatılmasına karar verdi.

Kurul ayrıca söz konusu şirketlerin yönettiği 130 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi. Tasfiye işlemlerinin hangi yöntemle gerçekleştirileceği SPK tarafından belirlenecek.

Kararın temel amacı, kontrolsüz fon çıkışlarının yeni zorunlu satışlara dönüşmesini ve sorunun piyasanın başka bölümlerine yayılmasını önlemek olarak değerlendiriliyor.

KREDİLİ İŞLEMLER İÇİN DE YENİ TEDBİR GELDİ

SPK'nın aldığı bir başka karar kredili işlemleri ilgilendiriyor.

Normal şartlarda kredili sermaye piyasası işlemlerinde yüzde 35 olan asgari özkaynak koruma oranının, belirlenen koşullar altında geçici olarak yüzde 20'ye kadar uygulanabilmesine izin verildi. Düzenlemenin 2 Ekim 2026 seans sonuna kadar geçerli olması öngörülüyor.

Bu düzenleme, fiyatların hızla düştüğü dönemlerde yatırımcıların yalnızca teminat oranlarının bozulması nedeniyle pozisyonlarını kapatmak zorunda kalmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.

Başka bir ifadeyle karar, piyasadaki zorunlu satış baskısını azaltmaya yönelik bir tampon niteliğinde.

İNFO YATIRIM VE HEDEF HOLDİNG'DE GÖZALTI

Piyasadaki hareketliliğin devam ettiği sırada finans sektöründen adli soruşturma haberleri de geldi.

16 Eylül'de İnfo Yatırım ve Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Gökalp'in yürütülen bir soruşturma kapsamında emniyete götürüldüğü bildirildi.

Hedef Holding ise yaptığı açıklamada Gökalp'in “bilgisine başvurulmak amacıyla” emniyete davet edildiğini, Holding ve iştiraklerinin faaliyetlerinin olağan şekilde devam ettiğini açıkladı.

Bu nedenle soruşturmanın kapsamı ile fon piyasasında yaşanan sorunların doğrudan aynı süreç olduğuna ilişkin resmî makamlar tarafından yapılmış kapsamlı bir açıklama bulunmadığı sürece iki gelişme arasında kesin bağlantı kurulmaması gerekiyor.

TERA HOLDİNG VE DESTEK GRUBUNDA OPERASYON

17 Eylül'de ise Tera Holding'e yönelik operasyon haberi gündeme geldi.

İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışma kapsamında Tera Holding Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Bekci gözaltına alındı. Destek Holding, Destek Finans, Destek Kripto Varlık ve Destek Yatırım'da da aramalar gerçekleştirildiği bildirildi.

Operasyonların kapsamına ilişkin soruşturma sürerken, mevcut bilgiler üzerinden bütün şirket veya fon hareketlerini aynı adli dosyanın parçası olarak değerlendirmek için henüz yeterli resmî açıklama bulunmuyor.

ALVES KABLO'YA KAYYUM ATANDI

Borsa İstanbul'da işlem gören Alves Kablo da son günlerde gündeme gelen şirketlerden biri oldu.

Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şirkete yönetim kayyumu atanmasına karar verildi. Şirketin KAP açıklamasına göre karar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında alındı.

Alves Kablo hisseleri karar öncesindeki işlem günlerinde de sert değer kayıpları yaşamıştı.

Ancak Alves Kablo hakkındaki adli soruşturmanın, diğer portföy yönetim şirketlerindeki likidite problemiyle aynı soruşturma kapsamında olduğuna ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.

246 SOSYAL MEDYA HESABINA ERİŞİM ENGELİ

Piyasadaki sert hareketlilik sosyal medyaya da yansıdı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında sermaye piyasası araçları hakkında yatırımcıda korku ve paniğe neden olabilecek nitelikte spekülatif paylaşım yaptığı değerlendirilen 246 sosyal medya hesabı ve bağlantı hakkında erişim engeli kararı verildi.

Karar, İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınırken uygulanması için Siber Güvenlik Başkanlığına gönderildi.

NEDEN BAZI HİSSELER ÇOK DAHA SERT DÜŞÜYOR?

Fonların bütün Borsa İstanbul hisselerine eşit miktarda yatırım yapmaması, satış baskısının da hisseler arasında eşit dağılmamasına yol açıyor.

Bir fonun belirli bir hissede büyük pozisyon taşıması halinde fonun nakit ihtiyacı nedeniyle bu pozisyonu azaltması, söz konusu hissede piyasadaki genel düşüşten çok daha güçlü satış baskısı yaratabiliyor.

Özellikle halka açıklık oranı veya günlük işlem hacmi görece düşük hisselerde büyük miktarlı satış emirleri fiyatın kısa sürede taban seviyesine ulaşmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle BIST 100'deki hareket ile bazı bireysel hisselerde görülen yüzde 10'a yaklaşan günlük kayıpların aynı büyüklükte olmaması normal kabul ediliyor.

FONLARIN TASFİYESİ NE ANLAMA GELİYOR?

Tasfiye kararı fon yatırımcısının parasının otomatik olarak kaybolduğu anlamına gelmiyor.

Fon tasfiye edildiğinde portföyde bulunan varlıkların belirlenen süreç içerisinde nakde dönüştürülmesi ve ortaya çıkan değerin fon yatırımcılarına sahip oldukları katılma payları oranında dağıtılması gerekiyor.

Ancak bu süreçte en önemli konu portföydeki varlıkların hangi fiyatlardan ve hangi takvim içerisinde nakde çevrileceği olacak.

SPK'nın tasfiye yöntemi ve ödeme sürecine ilişkin açıklamaları bu nedenle yatırımcılar açısından yakından takip edilecek.

FİNANSAL İSTİKRAR KOMİTESİ: BULAŞMA RİSKİ ÖNLENECEK

Finansal İstikrar Komitesi'nin açıklamasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri “bulaşma riskinin önlenmesi” oldu.

Komite, uygulanacak tedbirlerin özellikle likidite sıkışıklığının giderilmesine ve sorunun finansal sistemin diğer bölümlerine yayılmasının önlenmesine yönelik olacağını açıkladı.

Bu ifade, kamu otoritelerinin sorunu yalnızca belirli hisselerdeki fiyat düşüşü olarak değil, fonlardan çıkışların yeni satışlar doğurabileceği bir likidite zinciri açısından da takip ettiğini gösteriyor.

BORSADA OLANLAR NE ANLAMA GELİYOR, BUNDAN SONRA NE TAKİP EDİLECEK?

Borsa İstanbul'daki son gelişmelerin merkezinde üç başlık bulunuyor: fonlardaki likidite sıkışıklığı, zorunlu pozisyon satışları ve yatırımcı güvenindeki dalgalanma.

SPK'nın fon işlemlerini durdurması ve tasfiye kararları yeni satış baskısının kontrollü biçimde yönetilmesine yönelik adımlar olarak öne çıkarken, Finansal İstikrar Komitesi sorunun piyasanın tamamına ilişkin yapısal bir kriz olmadığı görüşünde.

Önümüzdeki süreçte SPK'nın 130 fon için açıklayacağı tasfiye yöntemi, fon yatırımcılarına yapılacak ödemelerin takvimi, şirketler ve yöneticiler hakkında yürütülen soruşturmaların kapsamı ile Borsa İstanbul'daki işlem hacmi ve fiyat hareketleri piyasanın yönü açısından belirleyici olacak.

Mevcut gelişmeler, Borsa İstanbul'da son iki günde görülen hareketlerin yalnızca normal bir fiyat düzeltmesiyle açıklanamayacağını; fon piyasasındaki likidite sorununun, kredili işlemlerin ve artan belirsizliğin aynı anda fiyatlamalara yansıdığı olağan dışı bir dönem yaşandığını gösteriyor. Bununla birlikte yetkili kurumlar, sorunun sınırlı bir fon grubunda yoğunlaştığını ve genel sermaye piyasası açısından yapısal bir risk tespit edilmediğini belirtiyor.