GÜNDEM

Bakanlıktan kırtasiye denetimi: 26 bin 570 firma denetlendi

Okulların açılmasına kısa süre kala denetimlerini yoğunlaştıran Ticaret Bakanlığı ekipleri, 10 Ağustos'tan bu yana 26 bin 570 firma ile 4 milyon 958 bin 623 ürünü denetledi.

Ticaret Bakanlığı, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye ve okul ürünlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Bakanlık ekipleri tarafından 10 Ağustos'tan bu yana gerçekleştirilen denetimlerde 26 bin 570 firma ile 4 milyon 958 bin 623 ürün kontrol edildi.
Kırtasiye ve okul ürünlerine yönelik eş zamanlı denetimler bugün de gerçekleştirildi. Ankara'da bir kırtasiyeye giden Bakanlık ekipleri, ürünlerin fiyat ve etiket bilgilerinin yanı sıra ürün güvenliğine ilişkin kontroller yaptı. Denetimlerde öğrenciler tarafından yoğun olarak kullanılan kalem, silgi, defter ve çanta gibi ürünlerin etiketleri incelendi. Etiket fiyatları ile kasa fiyatları arasında fark olup olmadığı da kontrol edildi.
Ticaret Bakanlığı ekipleri, denetimler kapsamında ürünlerin fiyatını, menşeini ve fiyat değişim tarihini kontrol ettiklerini belirtti. Türkiye'de üretilen ürünlerde yerli üretim logosunun bulunup bulunmadığını da inceleyen ekipler, kriterleri karşılamayan ve mevzuata aykırı ürünler için tutanak tuttu. Kurallara aykırı olduğu tespit edilen ürünler için Bakanlık tarafından ürün başına idari para cezası uygulanacağı kaydedildi.



"Ticaret denetmenlerimiz, Bakanlığımızın merkez teşkilatı ve taşra teşkilatı denetimlerini sıklaştırdı"
Burada basın mensuplarına açıklamada bulunan Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber, okulların açılmasına kısa süre kala kırtasiye ürünlerine yönelik denetimleri hızlandırdıklarını belirterek, tüketicilerin sağlık, güvenlik ve ekonomik çıkarlarını korumanın öncelikleri olduğunu ifade etti.
Dilber, gelecek hafta okulların açılmasını dikkate alarak çocukların sağlığını, güvenliğini ve ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla Türkiye genelinde denetimleri sıklaştırdıklarını belirterek, "Tüm Türkiye genelinde, tüm bölgelerimizde ticaret denetmenlerimiz, Bakanlığımızın merkez teşkilatı ve taşra teşkilatı denetimlerini sıklaştırmış durumdadır. Tabii şöyle bir mottomuz var bu anlamda; ‘Güvensiz ürüne karşı sıfır tolerans ilkemiz.' Zira bu ekonomik çıkar gibi değildir. Nasıl yapıyoruz bunu? Güvensiz ürün hem fiziksel hem kimyasal olarak güvensiz olabiliyor. Bir ürünün güvensizliği gerçekten toplum sağlığının tamamını etkilediği gibi çocuklarımız, hassas tüketici olarak kabul ettiğimiz çocuklarımızı da çok yakından ilgilendirmektedir. Zira çocuk tüketiciler özellikle kırtasiye ürünleriyle iç içe. Bunlar kalemdir, defterdir, kitaptır, silgidir, oyuncaktır, çantadır. Bunların belli standartlarda olmasını istiyoruz" açıklamasında bulundu.



"Alıcısı satıcısı belli olan, markası modeli belli olan ürünlerin tercih edilmesinde fayda var"
Söz konusu kırtasiye ürünlerinde tüketicinin dikkat etmesi gereken hususlara da değinen Dilber, "Ürünlerde özellikle alıcısı satıcısı belli olan, markası modeli belli olan, adresi belli olan ürünlerin tercih edilmesinde fayda var. Zira bunların olmadığı bir durumda hem muhatap bulamayacaksınız hem de bu ürünlerin güvenliğiyle ilgili daha belki tedirgin olacaksınız. Zira çocuklar biliyorsunuz almış olduğu kırtasiye ürünlerini ne yapıyorlar? Çoğunlukla silgi de olsa kalem de olsa ağzına götürüyor. Bir şekilde onunla eliyle bile dokunsa bazen dokunsal olarak da zararlı olabiliyor. Dolayısıyla bu noktada hem velilerin hem çocukların bu konulara dikkat etmelerini önemle arzuluyoruz. Zira daha sonra doğacak sonuçlar çocuklarımızın sağlığı açısından oldukça ciddi sonuçlar doğurabilecektir. Bu noktada biz de buna meydan vermemek için önümüzdeki günlerde sıkı bir denetim sürecini başlatmış bulunuyoruz. Umarım başarılı bir eğitim yılı geçer, yine umarım sağlıklı bir yıl geçer" diye konuştu.

"Güvensizliği tespit edilmiş bir ürün varsa yaptırım uygulanıyor"
Dilber, sadece sağlık açısından değil ekonomik açıdan da denetimlerini sürdürdüklerini belirterek, "Ürünlerin etiketleriyle ilgili de bir takım bilgileri önemsiyoruz. Bu noktada aykırı bulunan ürünlerle ilgili biliyorsunuz eğer güvensizliği tespit edilmiş bir ürün varsa bununla ilgili birtakım yaptırımlar uygulanıyor biliyorsunuz. O yaptırımlar da nelerdir? Ürünlerin toplatılması, idari para cezası uygulanması. Diğer taraftan Güvensiz Ürün Bilgi Sistemimiz var. Oraya kaydedilerek vatandaşlarımızın da çocuklarımızın da buradan bu ürünün güvensiz olduğunu görmesini sağlıyoruz. Bu bilgilendirmeyi de yaptıktan sonra velilere düşecek görev şudur; gerek Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi'nden buna bakılması gerekse alışveriş yaparken bütün bu söylediklerimize dikkat ederek alışverişin yapılması çocuklarımızın sağlığı açısından önem arz etmektedir" ifadelerine yer verdi.


"2011 yılı kırtasiye ürünlerinde güvensizlik oranı yüzde 50'nin üzerindeydi bunu yüzde 1'in altına düşürmüş durumdayız"
Tüketicinin ürün hakkında araştırma yapması gerektiğini kaydeden Dilber, "Kırtasiyeye gelen kişinin önce o ürünün üreticisi ve ithalatçısı hakkında bilgisinin olmasını önemsemesi gerekir. Diğer taraftan oyuncaklar için söylüyorum, CE işaretinin olmasına önem göstermesi gerekiyor. Zira sonuçta bu işaretlemeler öylesine verilen işaretlemeler değil, ürünün güvenliği açısından önemli bir işarettir. Dolayısıyla ürüne göre değişmekle birlikte ürünün önemli olan test edilmesi sonucunda güvensiz olup olmadığına karar verilmesi. Şöyle rahat bir cümle söyleyebilirim, 2011 yılı için söyleyeyim, kırtasiye ürünlerinde güvensizlik oranı yüzde 50'nin üzerindeydi. Bu çok korkutucu bir rakamdı. Yani kırtasiyeden aldığımız herhangi bir ürünün yarısı güvensiz demekti. Geldiğimiz noktada yaptığımız sıkı denetimlerle bu oranı yüzde 1'in altına düşürmüş durumdayız" dedi.

"Etiketlerle ilgili bir eksiklik varsa ceza 173 bin liradan başlayıp 10 katına kadar uygulayabiliyoruz"
Dilber, denetimler sonucunda gerçekleşen cezalara ilişkin de bilgi vererek, "Cezalarda bir ürün güvensiz bulunduysa 434 bin liradan başlıyor, bunu 10 katına kadar uygulayabiliyoruz. Bu tabii o ürünün güvensizliğinin ağırlığına, yaygınlığına, risk durumuna göre değişiyor. Oranlar ona göre belirleniyor. Diğer taraftan etiketlerle ilgili bir eksiklik varsa burada da 173 bin liradan başlayıp yine 10 katına kadar uygulayabiliyoruz" şeklinde konuştu.
Dilber, amaçlarının ceza kesmek olmadığını belirterek, firmaların varlığını sürdürmesinin önemli olduğunu ve standartlara uygun ticaret yapılarak çocukların geleceğinin tehlikeye atılmaması gerektiğini ifade etti.