Bu sezon Türkiye Trendyol Süper Lig’de ilk sezonunu geçirecek olan Amedspor Genel Kurulunu geçen gün gerçekleştirirken, 31 Asil, 16 Yedek Üyeden oluşan Yönetim Kurulunu da seçti.
Mevcut Başkan Nahit Eren’in Amedspor İstişare Kurulu kararıyla Kulüp Başkanlığına devam etmesine karar verilirken, bir anlamda Atamayla görevine devam edecek olan Nahit Eren Genel Kurulda da bu atamanın onaylanmasıyla Süper Lig gibi dev bir Futbol arenasında Amedspor gibi geleceğini inşaa eden bir Futbol Kulübünün başında ki isim olacak.
Diğer yandan, Kulübün İstişare Kurulunda önemli rol alan isimler, Finansal yönü ön plana koyup, bunu temel alıp, kulübün bu finansal katkıyla geleceğine yön vermesini salt bu düşünceye bağlayan idareciler kanımca bu “Rol Model” idare tarzında yanılıyorlar.
Yönetim Kuruluna baktığım zaman Spor Kulübü idareciliğinden uzak bir çok isim gördüm, Spor Kulübü idareciliği en başta liyakat temelinde işletilmeli, Bir Spor Kulübünü idare etmek; hele ki Süper Lig’de yönetmek; sadece takım kurmak değil, aynı anda Spor, Yönetim, Finans, İnsan İlişkileri, İnsan Kaynakları ve Kriz Yönetimini birlikte yürütmektir. İyi bir kulüp yönetimi için Amedspor bir önceki yazımda da belirttiğim gibi detaylı bir şekilde kulüp departmanlarını profesyonel liyakatli yöneticilerle istihdam edip kurumsal yapının temel taşlarını örmekle başlamalıdır.
Açıkçası oluşturulan Yönetim Kurulu ve isimlere baktığımda Amedspor’u ileriye taşıyabilecek liyakatli bir Yönetim aklının bu en önemli süreçte Amedspor’un geleceğine, Modern ve sürdürülebilir bir Spor Kulübü tarzına bürünecek olmasına yön verecek bir yeterlilikte kesinlikle olduğuna inanmadığımı da belirtmek isterim.
Tabi ki Birçok kulübün en büyük sorunu ekonomidir. Bu Süper Lig’de daha belirleyicidir…
Amedspor önce realist bir Vizyon ve Hedef ortaya koymalıdır.
Kulübün kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri net olmalıdır.
Sonra Gelir–Gider dengesi ve sponsorluklarla Finansal gücün sürdürülmesi ve oluşacak kaynağın gereksiz transferlerden kaçınarak iyi bir kadro planlamasının Sportif Direktör, Teknik Adam , Kreatif ve liyakatli profesyonel idarecilerle kulübün Süper Lig’de devam edebilecek bir takım dizaynına kavuşması öncelikli düşünülmelidir.
Bunun yanında Doğru bir Kulüp Organizasyon Yapısı birlikteliği; Yani İstişare Kurulu, Başkan, Yönetim Kurulu, Sportif Direktör , Teknik Ekip ve Kulüp idari Kadrosu görev sınırlarını bilmeli. Özellikle: Teknik konular teknik ekibe bırakılmalı, Yönetim strateji ve kaynak yönetimi ve Kulüp vizyonuna odaklanmalı.
Altyapı ve Gelecek Planıda Amedspor için olmazsa olmazdır.
Endüstriyelleşen günümüz Dünya Futbolunda Başarılı kulüpler günü değil geleceği yöneten kulüplerdir.
Genç oyuncu yetiştirmenin hem kulübün geleceği, hem sportif hem ekonomik kazanç sağlayacağıda unutulmamalıdır.
Geçen sezon şampiyon olunmasına rağmen Amedspor Kriz Yönetiminde de kanımca sınıfta kalmıştı, fazlasıyla Teknik Direktör değişikliği, giden- gelen yöneticiler, karmaşık bir idare tarzı, takım kadrosu seçimleri ve Kamuoyuna doğru mesaj vermedeki sıkıntılar başlıcalarıydı.
Artık Süper Lig’de olmanın aklı kavranmalı. Yıllardır günü ve sezonları kurtarmaya çalışan
anlayışların, takımın isminden dolayı popülerliğinin artması ve popülist kişilerin sırf popüler olma amacıyla kulüp yönetimlerine girmek istemesi ve bu tarz kişilere kulüp yöneticiliği yolu kapanmalıdır. Bu Amedspor’un geleceğine yönelik bir anlayış ve Rol Model bir Yönetim tarzı olamaz, çünkü popülist idarecilik tarzından uzak,kısa vadeli başarı hesaplarını degil, uzun vadeli makro futbol projelerini konuşmak zorunda Amedspor’un futbol aklı.
Genç oyuncu gelişimi, liyakat esaslı yönetim, modern antrenman metodolojisi ve sürdürülebilir kulüp modelleri artık bir tercih değil, Süper Lig’de kalıcı olmanın ve sürdürülebilir bir kulüp olmak için bir zorunluluktur.