Günler, haftalar, aylar…Adeta su misali akıp gidiyor. Zaman dediğimiz o görünmez nehir, bizi fark ettirmeden alıp geleceğe doğru sürüklüyor.
Takvimler birbiri ardınca değişiyor; çocuklar büyüyor, saçlar beyazlıyor, umutlar da acılar da ömrümüzün hanesine yazılıyor.
Ve işte koca bir yıl daha geride kaldı.
Sevinçlerin, hüzünlerin, başarıların ve hayal kırıklıklarının birbirine karıştığı 2025 yılı, artık anılar rafındaki yerini alıyor.
Her yılbaşında olduğu gibi, yine içimizi tatlı bir heyecan kaplıyor; “Yeni yılda her şey daha güzel olsun” diye dua ediyoruz.
Çünkü biliyoruz ki insan, nefes aldığı sürece umuda tutunmaktan vazgeçmez. Yeni yılın ilk dakikaları, işte tam da bu yüzden kıymetlidir. Yeni bir kapı, yeni bir yolculuk, yeni bir başlangıçtır.
2025’in takvim yaprakları, bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden akıp gidiyor. Sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, başarılarımız, hayal kırıklıklarımız…Hepsi bir yılın hanesine yazıldı.
Kimileri için 2025 zordu, kayıplar yaşandı, acılar çekildi, ekonomik dalgalanmalarla yorulan dünyanın yükü omuzlara çöktü. Kimileri için ise bereketli bir yıldı, yeni kapılar aralandı, yüzler güldü, dualar kabul oldu.
Hayat, iyiyle kötünün hep iç içe olduğu büyük bir imtihan meydanı…
Ve biz her yılbaşında, yeni bir takvim açarken aslında yeni bir umut penceresi açıyoruz. “Bu yıl daha iyi olacak” cümlesi, bu pencereden içeri sızan ilk ışık oluyor.
Geride bıraktığımız yılda; bilim ve teknoloji alanında atılan büyük adımlarla insanlık bir kez daha sınırlarını zorladı.
Depremler, seller, savaşlar ve terör gibi musibetler ise hepimize hayatın kırılganlığını hatırlattı, ekonomik zorluklar geniş kitleleri etkiledi ama dayanışma ruhu asla kaybolmadı, birçok ülkede barış masaları yeniden kurulurken, bazı coğrafyalarda ne yazık ki gözyaşı dinmedi.
2025’in bize öğrettiği en önemli gerçek şuydu: İnsanlık, iyi olabilmek için birbirine ihtiyaç duyduğunu hiçbir zaman unutmamalıdır.
Şimdi yeni bir yıla kapı aralıyoruz…Adı 2026. Yeni yıla dair en büyük temennimiz; savaşların bittiği, çocukların korkusuzca sokaklarda oynadığı, annelerin gözyaşlarının mutluluğa karıştığı bir dünya…
Yeni iş kapıları açılan, bolluk ve bereketin hanelerde eksik olmadığı, her bir insanın geleceğe daha güvenle baktığı bir ülkede yaşamak…
Kötülüklerin değil iyiliklerin yarıştığı, kin ve nefretin değil kardeşliğin büyüdüğü bir toplum olmak…
Biz biliyoruz ki umut, en zor anlarda bile yüreğe direnç veren ilahi bir nurdur. O yüzden yeni yılda umutsuzluğa yer yok!
Bu vesileyle başta ülkemiz olmak üzere tüm İslam aleminin yeni yılını en içten dileklerimle tebrik ediyorum.
Rabbimiz; 2026’yı huzurun yılı, sınanan gönüller için şifanın yılı, zulüm altında olan mazlumlar için kurtuluşun yılı, tüm insanlık için barışın yılı kılsın.
Yeni yılın her günü Bismillah ile başlasın, hamd ile tamamlansın…
Yeni yıl, sadece takvimde değişen bir rakam değildir. Yeni yıl, yeni dualarımız, yeni yolculuklarımız, yeni hedeflerimiz, yeni başlangıçlarımızdır. 2025’in bize verdiği dersleri yanımıza alıp,
Daha çok seveceğiz…
Daha çok çalışacağız…
Daha çok hayır işleyeceğiz…
Daha çok ümit edeceğiz…
Çünkü dünya, güzel insanların çoğalmasıyla güzelleşecek.
Herkesin yeni yılı mübarek olsun…
İyi ki geldin 2026…
Hoş geldin umut, hoş geldin yeni başlangıçlar…