ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG’nin feshedilmesini “tarihi” olarak nitelendirerek, Suriye’de Kürtçenin eğitimde tanınması ve SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile siyasetçi İlham Ahmed’e Suriye hükümeti bünyesinde önemli görevler verilmesi gerektiğini söyledi.
Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Suriye’de yeni dönemin farklı kesimler arasında ortak bir siyasi zeminin oluşturulmasıyla mümkün olabileceğini belirtti.
Kürtçenin eğitim alanında tanınması ve Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’e hükümet içerisinde önemli roller verilmesinin, Kürtlerin yanı sıra bölgesel istikrara da katkı sunacağını savunan Barrack, bu adımların “Kürt ortakların fedakârlıklarına ve yapıcı katkılarına duyulan saygının bir gereği” olduğunu ifade etti.
Barrack, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Eğitimde Kürtçenin tanınması ve değerli ortaklarımız Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’e Suriye hükümeti bünyesinde önemli roller verilmesi, onların liderliğine, Kürt ortaklarımızın fedakârlıklarına ve bölgesel istikrara sundukları yapıcı katkılara duyulan saygının bir gereğidir. Böylece dünün ayrılıkları, yarının ortak amacına dönüştürülüyor.”
Barrack, bu yaklaşımın gerçek entegrasyon anlamına geldiğini belirterek, Suriye’de farklı görüşlere sahip eski muhatapların ortak bir siyasi çözüm için birlikte çalışması gerektiğini vurguladı.
“Gerçek entegrasyon işte budur: Kazananlar ve kaybedenler değil; farklı görüşlere sahip eski muhatapların, egemen Suriye devletini güçlendirecek diplomatik bir çözüm üzerinde birlikte çalışması” diyen Barrack, mesajını “Tek ordu, tek hükümet, tek devlet” ifadeleriyle tamamladı.
Abdi ve Ahmed hükümette görev alacak mı?
Barrack’ın Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’e Suriye hükümeti bünyesinde “önemli roller verilmesi” gerektiğine ilişkin sözleri Arap basınında da gündeme geldi. Ancak Abdi ve Ahmed’in hükümet içerisinde belirli görevlere atanmasına ilişkin şu ana kadar Suriye yönetimi tarafından yapılmış resmi bir açıklama bulunmuyor.
Dolayısıyla Barrack’ın sözleri, şu aşamada gerçekleşmiş bir atamayı değil, ABD’nin Suriye’de yeni döneme ilişkin siyasi yaklaşımını ve beklentisini ortaya koyuyor