GÜNDEM

TBMM okul saldırılarıyla ilgili kritik aşamaya geldi

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, eğitim sendikalarının temsilcilerini dinledi.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.

Toplantının açılışında konuşan Beyazıt, Komisyon olarak 12-15 Haziran'da Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'ya gerçekleştirdikleri ziyaretlerin detaylarını paylaştı.

Beyazıt'ın konuşmasının ardından söz alan CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, bazı öğretmen sendikalarının Ankara'da düzenledikleri eyleme işaret ederek, öğretmenlerin ve sendika temsilcilerinin burada gözaltına alındıklarını, "emniyet güçlerince şiddete maruz kaldıklarını" öne sürdü.

CHP, DEM Parti ve İYİ Parti milletvekillerinin bu konuda görüşlerini dile getirmesinin ardından Eğitim-Bir Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Deniz, sunum yaptı.

Deniz, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezince (EBSAM) hazırlanan "Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar" başlıklı çalıştayın raporundan bahsetti.

Dijital platformların çocuk güvenliği konusundaki sorumluluğunun artırılması, zararlı içeriklerin kaldırılması hızlı ve etkili hale getirilmesi önerilerinde bulunan Deniz, "Şiddet çoğu zaman aniden ortaya çıkmaz, öncesinde bazı sinyaller verir. Devamsızlık artışı, ani davranış değişiklikleri, akran ilişkilerinde bozulma, dijital paylaşımların sertleşmesi, öfke patlamaları, zorbalık, dışlanma veya tehdit işaretleri bu sinyallerden sadece bazılarıdır." dedi.

Okullarda kurumlar arası entegre çalışan erken uyarı sistemleri kurulmasını isteyen Deniz, "Devamsızlık, disiplin, akademik performans, rehberlik gözlemleri ve davranış verileri birlikte değerlendirilmelidir. Risk tespiti yapıldıktan sonra okulun, rehberlik servisinin, ailenin, sosyal hizmetlerin, sağlık birimlerinin ve güvenlik birimlerinin hangi aşamada ve nasıl devreye gireceği net olmalıdır." diye konuştu.

Çocukların korunması için ailenin, okulun ve rehberlik sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Deniz, "Dijital alanı denetlemeliyiz, kurumlar arası koordinasyonu sahada işler hale getirmeliyiz, öğretmenlerimizin güven ve itibar içinde görev yapmasını sağlamalıyız, en önemlisi de çocuklarımızın ruh dünyasına, aidiyet duygusuna ve değer dünyasına sahip çıkmalıyız." ifadelerini kullandı.

- Bazı milletvekilleri Komisyonu terk etti

Deniz'in sunumunun ardından toplantıda 6 eğitim sendikasının bulunduğunu, ancak başka bir eğitim sendikasına Meclis dışında "zulmedildiğini" savunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, öğretmenlerin Meclis'e gelip derdini anlatması gerektiğini belirtti. Özçağdaş, "Toplantı salonlarında bizimle kibarca konuşup dışarıda sendikaları, hak arayanları dövemezsiniz." dedi.

CHP, DEM Parti, İYİ Parti milletvekilleri, öğretmenler bu durumu yaşarken komisyon toplantısına devam etmek istemediklerini, toplantının ertelenmesini ve başka bir gün yapılması gerektiğini dile getirdi.

Komisyon Başkanı Beyazıt da eleştiriye yanıt vererek, "Eğer dışarıda bir sendikamız varsa biz onları da dinleriz. Bize herhangi bir talep olmadı. Geçen hafta hangi sendikalarımızı çağıracağımızı beraberce karar verdik." diye konuştu.

Özçağdaş, CHP milletvekillerinin komisyon toplantısını terk edeceğini belirtirken, DEM Parti ve İYİ Parti milletvekilleri de toplantıya devam etmeyeceklerini bildirdi.

Tartışma sırasında Beyazıt, toplantıya 10 dakika ara verdi.

Toplantıyı terk ettikleri sırada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özçağdaş, "Türkiye'de iktidar önüne geleni dövebileceği duygusundan ayrılması gerekiyor. Her gün öğretmenleri döverek yerlerde sürükleyerek bir şeyler yapamazsınız." dedi.

Aranın ardından CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Milletvekilleri toplantıya dönmedi.

- "Sahada karşılaşılan ölçüsüz müdahaleleri kabul edemeyiz"

Toplantının devam etmesinin ardından söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili ve Komisyon Sözcüsü İsa Mesih Şahin, öğretmen, öğrenci ve mezun kişilerin kendileri için değerli olduğunu belirtti.

Şahin, şöyle konuştu:

"Dün özel sektör öğretmen temsilcilerimizi, sendikamızı ve mülakatla ilgili sorun ortaya koyan arkadaşlarımızı AK Parti Grubu adına ben İktidar Kulisinde bir saate yakın bir görüşmeyle kabul ettim. Arkadaşlarımızı tek tek dinledim, defaatle bütün sorunları dinledim. Yani şöyle bir şey yok arkadaşlar, iktidar partisi adına buraya gelen, Meclis'e gelen hiçbir kesimi, hiçbir vatandaşımızı geri çevirme diye bir şey söz konusu olamaz. Sonrasında da aldığım notları da AK Parti Grup Başkanımızla paylaştım. Bu konuyla ilgili de ben bazı çalışmaları yakından takip ettiğimizi, özellikle 1611 arkadaşımızla ilgili bazı çalışmaları da yakından takip ettiğimizi bir gayret içerisinde olduğumuzu da özellikle ifade ettim. Son olarak, Meclis'e gelen hiçbir vatandaşımıza Meclisin kapıları asla kapatılmaz, AK Parti Grubunun kapısı asla kapatılmaz. Bunu özellikle ifade edeyim. Tabii ki sahada olan karşılaşılan bazı ölçüsüz müdahaleleri de bizim de kabul etmemiz mümkün olmaz, bunun da altını çizeyim."

AK Parti'li Şahin'in konuşması sonrası Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, toplantıyı terk etti.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım'ın da komisyonu terk edeceğini söylemesi üzerine Beyazıt, "Eğer dışarıda bir eylem varsa, Meclis'in dışında, hukuka aykırı bir işlem varsa bunun gereği zaten gerektiği şekilde yerine getirilir. Bu konuda da milletvekilleri, Genel Kurul var, oralarda bunları dile getirirler, değerlendirirler, ona göre burada konuşmalarını yaparlar, zaten yapıyorlar ama biz, sendika olarak sizin görüşlerinizi merak ediyoruz." dedi.

Beyazıt'ın konuşması sonrası Yıldırım, komisyonu terk etti.

- "Öncelikle her okula güvenlik görevlisi tahsis edilmelidir"

Toplantıda sunum yapan Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, okullardaki şiddet olaylarının sona ermemesinin, eğitim camiasının geleceğe dair endişelerini artırdığını ve acil önlem alınması gerektiğini ortaya koyduğunu anlattı.

Okul güvenliğinin sağlanmasına ve şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dolgun, "Bu kapsamda, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi caydırıcılığın artırılması açıdan önemli bir adım olacaktır. Eğitim hizmetinin niteliğini ve kamu yararını olumsuz etkilemesi nedeniyle bu tür eylemlerin daha ağır yaptırımlarla karşılanması gerekmektedir." dedi.

Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Dolgun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öncelikle her okula güvenlik görevlisi tahsis edilmelidir. Şiddetin önlenmesine yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Okullara girişlerin güvenli bir şekilde yapılabilmesi için velilerin ve öğrencilerin kontrollü giriş sistemlerine geçirilmesi, okul girişlerinde metal dedektörler ve kimlik kartıyla geçiş sistemlerinin kurulması önem arz etmektedir. Ayrıca, acil kod uygulaması okullarda devreye alınmalıdır ki benzeri olaylarda hızlı ve etkili müdahale sağlanabilsin."

Okullardaki disiplin ve sınıf geçme yönetmeliklerinin yeniden gözden geçirilmesini isteyen Dolgun, "Okul idaresi ile öğretmenin etkisi ve eğitim sürecindeki rolü muhakkak güçlendirilmelidir, yetki verilmelidir." diye konuştu.

Dolgun, rehber öğretmen sayısının artırılması gerektiğini dile getirerek, "İddia ediyoruz ki ailelerimiz ve toplumun tüm kesimleri öğretmeni itibarlı ve saygın kılmadığı sürece kamu yönetiminin alacağı hiçbir tedbir okullarda şiddeti sonlandırmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Sunumlardan sonra, komisyon toplantısında milletvekilleri de görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi.