Trendyol Süper Lig 2026-2027 Adnan Süvari Sezonu dün akşam Galatasaray-Çorum FK maçıyla başladı.
Süper Lig’in açılış maçında Galatasaray ile ligin yeni takımı Çorum FK karşı karşıya geldi. Sezonun ilk maçı olması nedeniyle iki takımın da zamana ve ritme ihtiyacı olduğu düşünülebilirdi. Ancak sahada bunun tam tersine, oldukça tempolu, mücadele gücü yüksek ve iki kale arasında gidip gelen bir karşılaşma izledik.
Maç 2-2 sona erdi. Galatasaray açısından kendi sahasında kaybedilen iki puan, Çorum FK açısından ise son derece değerli bir puan olarak haneye yazıldı. Ancak bana göre bu karşılaşmayı değerlendirirken skordan daha önemli bir konu var: Çorum FK’nın ortaya koyduğu futbol.
Çünkü ligin yeni takımı, geçen sezonun şampiyonu Galatasaray karşısında sahaya çekinerek çıkmadı. Tam tersine, rakibinin kim olduğuna bakmadan kendi oyun planını uygulamaya çalıştı.
Çorum FK, Galatasaray’ı çok iyi analiz etmiş
Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar’ın Galatasaray’ı çok iyi analiz ettiği maçın hemen her bölümünde görüldü.
Galatasaray topa sahip olduğunda 4-1-4-1 oyun düzeninden 5-4-1’e geçerek savunma hattını kalabalıklaştıran Çorum FK, oyun alanını son derece iyi parselledi. Özellikle merkezde Galatasaray’ın pas bağlantılarını bozmayı başardılar ve rakibin rahat şekilde ceza sahasına yaklaşmasına izin vermediler.
Burada önemli olan sadece savunma yapmak değildi.
Çorum FK, kazandığı toplarda da doğru çıkışlar gerçekleştirdi. Her iki yarıda da çok net fırsatlar yakalayan konuk ekip, bunlardan ikisini gole çevirerek Galatasaray karşısında öne geçmeyi de başardılar.
Bu, kesinlikle tesadüf değildi.
10 kişiyle bile oyundan kopmadılar
Maçın belki de en dikkat çekici bölümü, Çorum FK’nın uzatmalarla birlikte son 27 dakikayı 10 kişi oynamasına rağmen gösterdiği dirençti.
Galatasaray’ın kendi sahasında baskısını artırması ve skoru lehine çevirmek için bütün gücüyle yüklenmesi beklenirken Çorum FK savunma disiplininden kopmadı. Oyuncular arasındaki mesafeyi korudular, alanları doğru kapattılar ve Galatasaray’a istediği pozisyonları üretme konusunda ciddi sıkıntılar yaşattılar.
Bir başka ifadeyle, Çorum FK sadece mücadele etmedi; planlı ve disiplinli bir şekilde mücadele etti.
Bu nedenle alınan bir puanın değerini yalnızca puan tablosuna bakarak değerlendirmemek gerekiyor.
Galatasaray adına gecenin en önemli ismi yine Victor Osimhen’di.
Attığı iki golle takımını mağlubiyetten kurtaran Nijeryalı yıldız, Galatasaray’ın hücumdaki en büyük güvencesi olduğunu bir kez daha gösterdi. Osimhen’in fizik gücü, pozisyon bilgisi ve son vuruş kalitesi Galatasaray adına önemli bir avantaj.
Ancak Galatasaray’ın yalnızca Osimhen’in bireysel performansına güvenerek bir sezon geçirmesi mümkün değil.
Bu maçta Galatasaray’ın savunma problemleri yanında, hücumdaki bazı sorunları da açık biçimde ortaya çıktı.
Özellikle savunmada bireysel hatalar, hücumda ise Barış Alper Yılmaz’ın etkisiz görüntüsü dikkat çekiciydi. Galatasaray, Hücumda beklenen katkıyı veremediği gibi savunma anlamında da çok etkili bir görüntü ortaya koyamadı. Galatasaray’ın kanat organizasyonlarında Barış Alper’den daha fazla katkı alması gerektiği açık.
Galatasaray için erken bir uyarı
Galatasaray açısından sezonun ilk maçından büyük sonuçlar çıkarmak elbette doğru olmaz. Sezon uzun, kadrolar şekillenmeye devam ediyor ve oyuncuların fiziksel olarak en iyi seviyelerine ulaşmaları zaman alacaktır.
Ancak bu beraberlik Galatasaray için önemli bir uyarı niteliğinde.
Şampiyonluk hedefleyen bir takımın özellikle kendi sahasında oyun üstünlüğünü skora daha fazla yansıtması gerekiyor. Galatasaray zaman zaman topa sahip olsa da Çorum FK’nın savunma organizasyonunu çözmekte zorlandı.
Dolayısıyla Galatasaray’ın önünde cevaplaması gereken bazı sorular var:
Hücum çeşitliliği nasıl artırılacak? Osimhen’in yükü nasıl azaltılacak? Kanatlardan alınan katkı nasıl yükseltilecek? Ve en önemlisi, rakibin geçiş oyunlarına karşı savunma dengesi nasıl korunacak?
Bunlar sezon ilerledikçe daha net cevap bulacaktır.
Asıl konuşulması gereken Çorum FK
Fakat bütün bunların ötesinde benim bu maçtan çıkardığım en önemli sonuç şu:
Bu maçta Galatasaray’ın neden kazanamadığından çok, Çorum FK’nın neden kaybetmediğini konuşmalıyız.
Çorum FK, Süper Lig’deki ilk maçında son şampiyon Galatasaray’ın karşısına çıktı. Buna rağmen korkmadı, geri çekilip oyunun kaderini rakibine bırakmadı. Fırsatlarını değerlendirdi, iki gol buldu ve son bölümde 10 kişi kalmasına rağmen oyun disiplininden taviz vermedi.
Bu performans, Çorum FK adına sezonun geri kalanı için önemli bir mesajdır.
Beğendiğim teknik adamlardan biri olan Uğur Uçar’ın öğrencileri, ilk maçtan itibaren oyun planı olan, ne yaptığını bilen ve mücadele gücü yüksek bir takım görüntüsü verdi.
Belki Galatasaray iki puan kaybetti ama Çorum FK çok daha değerli bir şey kazandı:
Özgüven.
Ve Süper Lig gibi her hafta farklı bir sınavın yaşandığı uzun bir maratonda, özellikle lige yeni yükselmiş bir takım için özgüvenden daha değerli çok az şey vardır.
Hakem triosuna da ayrı bir parantez
Maçın bir başka olumlu tarafı da hakem performansıydı.
Hakem triosu, oyunun önüne geçmeden, futbolun konuşulmasına izin veren başarılı bir yönetim ortaya koydu. Kararlarında genel olarak tutarlı, oyunun temposuna ayak uyduran ve kontrolü elinde tutan bir yönetim sergilediler.
Futbolun güzelliği biraz da budur.
Hakem konuşulmuyor, futbol konuşuluyorsa; hakemlik açısından önemli bir iş yapılmış demektir.
Son söz
Süper Lig’in açılışında 2-2’lik sonuç Galatasaray için kayıp iki puan, Çorum FK için ise kazanılmış bir puan olarak görünebilir.
Ama benim açımdan maçın gerçek kazananı, sahaya cesaretini, disiplinini ve oyun planını koyan Çorum FK oldu.
Galatasaray ise sezonun ilk maçından önemli bir uyarıyla ayrıldı.
Çorum FK ise Türk futboluna şu mesajı verdi:
“Biz bu lige sadece yükselmek için değil, burada kalıcı olmak ve futbol oynamak için geldik.”
Sezonun devamında Çorum FK’nın bu oyun anlayışını ne kadar sürdürebileceğini hep birlikte göreceğiz. Ancak ilk sınavları olan Galatasaray deplasmanından verdikleri mesaj son derece netti.
Bugün Kasımpaşa-Trabzon, Gençlerbirliği-Fenerbahçe, Yarın Amedspor-Erzurum, Beşiktaş-Eyüpspor maçları da zevkli geçmeye aday maçlar.
Süper Lig bu sezon çok mücadeleci ve seyir zevki yüksek maçlara sahne olacak.
Önemli yıldız futbolcularla teknik adamların farklı oyun mantalitelerine şahit olacağız.
Bir sonraki yazımda buluşmak üzere, iyi seyirler…