Sorun skor değil, sistem!

Amedspor, Süper Lig’in ikinci haftasında bir çok sorunu bünyesinde barındıran ve sezona açıkçası bunun sancılarını çekerek girip tam hazır olmayan bir Kocaelispor deplasmanından 2-0’lık mağlubiyetle döndü.

Skor Amedspor adına elbette üzücü.

Ancak benim açımdan asıl tartışılması gereken konu 2-0’lık skor değil.

Asıl soru şu:

Amedspor, Üçlü savunma sistemiyle doğru kadro mühendisliği yapılarak mı sahaya çıktı?

Bence cevap net:

Hayır.

Çünkü 3-4-2-1 sadece üç stoperi sahaya sürmek değildir.

Bu sistem, oyuncuların birbirini tamamlamasını; özellikle kanat beklerin, merkez orta sahanın ve üçlü savunmanın çok özel profillere sahip olmasını gerektirir.

Kocaelispor karşısında ise Amedspor’un sisteminin önemli bölümlerinde bu uyumu göremedik.

Besnik Hasi de maç sonrasında ilk 20-25 dakikada takımın ikili mücadelelerde rakibin gerisinde kaldığını ve yeterince cesur bir oyun ortaya koyamadığını söylüyor.

Katılıyorum, Bu tespit önemli.

Çünkü Amedspor maça yalnızca kötü başlamadı.

Oyunun kontrolünü de rakibine bıraktı.

Amedspor’un ilk yarıda en önemli problemi ise gol yemesi kadar, rakip karşısında oyunun merkezinde yeterli direnç gösterememesiydi.

3-4-2-1’in amacı rakibe alan bırakmamak, merkezde sayısal üstünlük oluşturmak ve kanat beklerle hücum genişliği sağlamaktır.

Fakat Amedspor’da bu yapı zaman zaman kağıt üzerinde kaldı

Peki oyun sistemi neden sorgulanmalı?

Burada kendi oyun sisteminde ısrar edecek görünen teknik direktör Besnik Hasi’yi eleştirmek gerekiyor.

Şöyle ki; 3-4-2-1 tercih edilebilir.

Bu sistem yanlış bir sistem değildir.

Ama her kadro özellikle Süper Lig’de 3-4-2-1 oynayamaz.

Üçlü savunma oynuyorsanız üç stoperinizin de farklı özelliklere sahip olması gerekir.

Birinin geniş alan savunması iyi olmalı.

Birinin liderlik ve pozisyon bilgisi öne çıkmalı.

Birinin de geriden oyun kurabilmesi gerekir.

Daha da önemlisi, olmazsa olmaz; Kanat bekleriniz gerçek anlamda kanat bek olmalıdır.

Çünkü 3-4-2-1’de kanat bek, hem bek hem kanat oyuncusudur.

Savunmada beşlinin parçasıdır.

Hücumda ise takımın genişliğini sağlayan oyuncudur.

Bu iki yönlü görevi kaldırabilecek oyuncularınız yoksa sistemin dengesi bozulur.

AMEDSPOR’UN KADRO MÜHENDİSLİĞİ BURADA SORGULANMALI

Tam da burada Amedspor’un transfer politikasına bakmamız gerekiyor.
çok sayıda oyuncunun kadroya kazandırıldığını görüyoruz. Kaliteli bir kaç isim de yok değil.

Fakat futbol yalnızca kaliteli oyuncuları aynı kadroda toplamak değildir.

Oyuncuların birbirini tamamlaması gerekir.

Benim en büyük itirazım burada.

Eğer Besnik Hasi sezon boyunca 3-4-2-1 oynatmayı düşünüyorsa, transfer planınıda baştan itibaren bu sisteme göre yapması gerekiyordu.

Yani:;
3 tane gerçek anlamda uygun stoper,

2 tane üst düzey kanat bek,

1 tane savunma yönü güçlü 6 numara,

1 tane dinamik 8 numara,

iki farklı profilde 10 numara/iç oyuncu ve sisteme uygun komple bir santrfor.

Takımın transfer komitesi bunu bilemeyebilir, o tecrübede olamayabilirler ama Besnik Hasi Hoca tecrübesi ve uzun yıllar teknik adamlık deneyimiyle bunu daha iyi bilir ki; sisteme göre sezon başı kadro mühendisliği yapılmadan 3-4-2-1’e geçmek, kendi sistemini oyunculara zorla kabul ettirmek anlamına gelir.

“AMED’DE EN BÜYÜK PROBLEM: KANAT BEKLER”

Amedspor’un bu sistemde en çok zorlandığı alanlardan biri bana göre kanatlar.

Çünkü 3-4-2-1’de iki kanat bek aynı anda hem hücum genişliğini sağlayacak hem savunmaya dönecek.

Bu oyuncuların fiziksel kapasitesi çok yüksek olmak zorunda.

Kocaelispor karşısında Amedspor’un hücum genişliği zaman zaman yeterince etkili kurulamadı.

Ön tarafta Dia Saba ve Samuel Ballet gibi oyuncular iç koridorlarda konumlandığında, dış koridoru kimin ne kadar kullanacağı daha da önem kazanıyor.

Amedspor’un hücumunun zaman zaman merkezde sıkışmasının nedenlerinden biri de buydu.

“ÜÇLÜ SAVUNMA TAKTİK TAHTASINDA VAR AMA SAHADA ÜÇLÜ SAVUNMA GÜVENCESİ YOK!”

Burada daha da önemli bir noktaya geliyoruz.

Üçlü savunmanın avantajı, savunmada fazladan bir stoper bulundurmak değildir.

Asıl avantajı:

Savunma genişliğini kontrol etmek,

rakibin santrfor ve ön alan hücumcularına karşı üçlü güvenlik oluşturmak,

kanat bekleri hücuma göndermek ve geriden oyunu rahat başlatmaktır.

Ama kanat bekleriniz ileri çıktığında üç stoperin geniş alanları savunabilecek hız ve koordinasyona sahip olması gerekir.

Aksi halde üçlü savunma avantaj değil, dezavantaj haline gelir.
Bakın, özellikle Kocaelispor’un hızlı hücumlarında Amedspor’un bu konuda çok sıkıntı yaşaması tesadüf değildi.

Buna ek olarak, üçlü savunma oynayan bir takımın duran toplarda markaj ve alan paylaşımı konusunda da olağanüstü disiplinli olması gerektiğini de belirtmeden geçemeyeceğim.

AMED ORTA SAHASI DAHA DİNAMİK OLMALI

Amedspor’da merkez orta sahanın Kocaelispor karşısında maçın ikinci yarısının bazı bölümlerini saymazsak, yeterince oyunu domine edememesi, hücumdaki bağlantıları da zayıflattı.

Top savunmadan hücuma geçerken mesafeler zaman zaman açıldı.

İki 10 numara ile santrfor arasındaki bağlantı da bundan olumsuz etkilendi.

Sonuç?

Orban ileride yalnız kaldı.

Ve tek santrforlu sistemde bu, kabul edilebilir bir lüks değil.

Bir santrforun kalitesinden bağımsız olarak, 3-4-2-1’de forvetin arkasındaki iki oyuncunun ona yaklaşması gerekir.

Tabi Gift Orban’ın görevi yalnızca gol atmak değildir.

Stoperleri üzerine çekmeli.

Top saklamalı.

Pres yapmalı.

Alan açmalı.

Ama bunun karşılığında arkasındaki iki oyuncunun da ona yaklaşması gerekiyor.

Amedspor bunu yeterince yapamadığında Orban’ın etkinliği de doğal olarak düştü.

Bir santrforu eleştirmeden önce ona kaç kaliteli top ulaştığına bakmak gerekir.

BU MAĞLUBİYET PANİK SEBEBİ DEĞİL

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Amedspor daha ligin ikinci haftasında.

İlk hafta Erzurumspor’u 3-0 yenmişti.

Dolayısıyla bugün yapılması gereken şey panik değil.

Doğru teşhis.

Kocaelispor mağlubiyeti sezonu belirlemez.

Ama bazı soruları yüksek sesle sormak zorundayız.

Çünkü Süper Lig’de küçük yapısal hatalar birkaç hafta sonra büyük puan kayıplarına dönüşebilir.

BESNİK HASİ’YE ÇAĞRI

Kanımca şimdiden Hasi’nin teknik direktörlüğünü veya futbol bilgisini tartışmak absürt bir yaklaşım olur, bunun yerine, tercih ettiği sistemin kadro ile uyumunu tartışmalıyız.

Eğer 3-4-2-1 konusunda ısrar edecekse…

Kadro gerçekten bu sisteme uygun mu?

Eğer uygun değilse…

Sistem mi değişmeli, kadro mu?

İşte Amedspor’un önündeki en önemli teknik soru budur.

Çünkü sistem oyuncuya göre şekillenir.

Oyuncu sisteme göre zorlanmaz.

TRABZONSPOR MAÇI DAHA BÜYÜK BİR SINAV OLACAK

Amedspor bu hafta sahasında Trabzonspor’u ağırlayacak.

Bu maç, Kocaelispor karşılaşmasında ortaya çıkan yapısal sorunların ne kadar ciddi olduğunu gösterecek çok daha önemli bir sınav olacak.

Çünkü Trabzonspor’un elinde çok kaliteli kanat ve hücum oyuncuları bulunuyor:

Muhammet Salah, Aral Şimşir, Muçi ve Onuachu.

Bu oyunculara geniş alan bıraktığınızda, savunma arkasına koşu imkânı verdiğinizde veya kanat beklerin arkasında boşluk oluşturduğunuzda bedelini çok ağır ödeyebilirsiniz.

Amedspor’un 3’lü sistemle, özellikle de kanat beklerin savunma görevlerini aksattığı ve üçlü savunmanın geniş alanlarda yalnız kaldığı bir anlayışla sahaya çıkması halinde, Trabzonspor karşısında hüsran yaşaması kaçınılmaz olabilir.

Çünkü Kocaelispor’un değerlendiremediği ya da sınırlı kullandığı boşlukları Trabzonspor’un hücum hattı affetmeyebilir.

Muhammet Salah ve Aral Şimşir kanatlarda bire bir üstünlük kurabilecek, Muçi merkez ile kanat arasındaki boşluklara sızabilecek, Onuachu ise ceza sahasında en küçük savunma zaafını bile gole çevirebilecek bir profile sahip.

Bu nedenle Amedspor’un Trabzonspor karşısında yalnızca formasyon tercihini değil, savunma planını da yeniden düşünmesi gerekiyor.

3-4-2-1 kâğıt üzerinde dengeli görünebilir; ancak sahada kanatları ve savunma arkası korunamıyorsa, bu sistem Trabzonspor gibi hücum gücü yüksek bir takım karşısında Amedspor için büyük bir hüsrana dönüşebilir.

Hasi’nin bu maçta önceliği, sistemi ne pahasına olursa olsun uygulamak değil; rakibin güçlü yönlerini etkisizleştirecek doğru savunma organizasyonunu kurmak olmalı.