banner38

banner30

Ülkemiz yeni bir göç yükünü taşıyamaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Kudüs davası yalnızca Filistin’deki Müslümanların değil, tüm İslam aleminin davasıdır. Teşkilat olarak Filistin davasının dünya gündeminde hak ettiği yere getirilmesi için gayretlerimizi sürdürmeliyiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan: “3.6 milyonu Suriye’den gelenler olmak üzere yaklaşık 5 milyon mülteciye ev sahipliği yapan ülkemiz yeni bir göç yükünü taşıyamaz.”

SİYASET 10.12.2021, 11:23
Ülkemiz yeni bir göç yükünü taşıyamaz
© AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kovid-19 salgını sürecinde ihtiyaç halindeki 160 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa yardım ulaştırdıklarını, 11 ülkeye aşı tedarikinde bulunduklarını bildirdi.

Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 16. Konferansı Açılış Oturumu'ndaki konuşmasında, katılımcıları selamladı.

Peygamberin fethini müjdelediği İstanbul'dan, katılımcılar vasıtasıyla İslam coğrafyasının dört bir yanındakilere selam ve sevgilerini gönden Erdoğan, konferansın ülkeler ve tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını diledi.

Erdoğan, bu yılki konferansın ana temasının paylaşım, vicdan ve İslam, Filistin, göç ve Afganistan olarak belirlenmesini isabetli bulduğunu dile getirerek, konferansın icrasında görev alanlara şükranlarını sundu.

Müslümanların dünya hayatını bir imtihan meselesi olarak gördüğünü anlatan Erdoğan, "Rabb'imiz Kur'an-ı Kerim'de 'Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz. Sabredenlere müjdele.' Bu şekilde buyurmaktadır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlık olarak son 2 yıldır şimdiye kadar 5 milyonu aşkın kişinin hayatına mal olan büyük bir salgınla mücadele edildiğini vurgulayarak, bu zorlu süreçte eski ve görevde olan milletvekillerinin de aralarında olduğu pek çok vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Meclis'in çatısı altında ülkeye hizmet etmiş parlamenterler başta olmak üzere ebediyete uğurlananlara Allah'tan rahmet, hastalara acil şifalar dileyen Erdoğan, birliğin üyesi ülkelerde hayatını kaybedenlerin yakınlarına da başsağlığı dileklerini sundu.

"Yerli aşımızla ilgili süreçleri yakından takip ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mevla'dan İslam dünyasını ve tüm insanlığı bu virüs musibetinden bir an evvel kurtarması temennisinde bulunarak, şöyle devam etti: "Salgın döneminde insanı, insan hayatını ve insani değerleri merkeze alan bir yaklaşım sergiledik. İlk günden itibaren üyesi bulunduğumuz tüm uluslararası platformlarda salgınla mücadelede iş birliği ve dayanışmanın önemine dikkati çektik. Bu çağrılarımızı sadece lafta bırakmadık, aynı zamanda çalışmalarımızla, desteklerimizle ve çeşitli yardım faaliyetlerimizle gerçeğe dönüştürdük. Her fırsatta insanlığa demokrasi, hak, hukuk ve adalet dersi verenler, kendi sınırları dışındaki dramlara kulaklarını tıkarken, biz elimizdeki tüm imkanları dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaya hassasiyet gösterdik. İhtiyaç halindeki 160 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa yardım ulaştırdık. Bunun yanında 11 ülkeye aşı tedarikinde bulunduk. Yerli aşımız Turkovac için acil kullanım onayına kısa süre önce başvurduk. Yerli aşımızla ilgili süreçleri yakından takip ediyor, inşallah bir an önce neticelendirmeyi arzu ediyoruz."

"Kudüs'e sahip çıkmak hukuka, barışa, medeniyete sahip çıkmaktır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs'ün, Hazreti Nebi'nin, "Şayet oraya gidemez ve orada namaz kılamazsanız bari oranın kandillerini aydınlatacak yağ gönderin." diyerek ümmetine emanet ettiği mübarek bir şehir olduğunu söyledi.

Filistin meselesin herkesi bir araya getiren, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın da kurulmasına vesile olan yapı taşlarından olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Kudüs davası yalnızca Filistin'deki bir avuç cesur Müslüman'ın davası değil, İslam aleminin tamamının ortak davasıdır. Kudüs'ü savunmak insanlığı savunmak, Kudüs'e sahip çıkmak hakka, hukuka, barışa, adalete, medeniyete sahip çıkmaktır. Teşkilatın var oluş gayesi de olan Filistin davası gündemimizin en üst sıralarında yer almayı sürdürüyor."

Erdoğan konuşmasında, Batı Şeria ve Kudüs'te uluslararası hukuka aykırı politikaların ve tek taraflı uygulamaların günden güne arttığını dile getirdi.

Filistinlilerin sokak ortasında acımasızca infaz edildiğini, masum Filistinli çocuklara eli kanlı terörist muamelesi yapıldığını, ibadethanelere yönelik tacizlerin sıklaştığını gördüklerini anlatan Erdoğan, aynı şekilde Gazze'ye yönelik haksız, hukuksuz, vicdansız ablukanın da devam ettiğini aktardı.

Erdoğan, "Filistin'i nefessiz bırakarak haklı davasından vazgeçirmeyi amaçlayan bu politikalar, Filistinli kardeşlerimizin şanlı direnişi sayesinde şimdiye kadar hamdolsun hedefine ulaşamamıştır. Dahası bu politikaların bir avuç fanatik dışında ne İsraillilere ne de bölge halklarına hiçbir faydası olmamıştır. Bilakis bu politikalar sebebiyle bölgede normalleşme çabaları hep akim kalmış, antisemitizm artmıştır. Gelinen aşamada herkesin bu gerçeklerin farkına vardığına inanıyorum." diye konuştu.

İşgal, şiddet ve apartheid politikalarında ısrar etmenin artık kimseye bir faydası olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "İkinci Dünya Savaşı'nda Avrupa'daki Yahudilere yönelik soykırımın bedelini bugün Filistinlilere ödetmek haksızlıktır, vicdansızlıktır. Daha öncede söyledim ancak bugün burada altını çizerek tekrar ifade etmek istiyorum; biz asla acılar ve ölümler arasında ayrım yapmadık, yapmıyoruz. Babasının sırtını siper almış bir şekilde şehit edilen Muhammet Durra'nın görüntüsü nasıl yüreğimizi dağlıyorsa, Anne Frank'ın hikayesi de aynı şekilde içimizi kanatıyor. Ne suretle olursa olsun bir halkın ya da aynı inanca mensup insanların ötekileştirilmesini, düşmanlaştırılmasını asla kabul etmiyoruz. Zulüm kimden gelirse gelsin karşı durmak, mazlum kim olursa olsun elinden tutmak bizim inancımızın ve insanlığımızın bir gereğidir. Kudüs'ü 400 yıl boyunca adaletle yöneten bir ecdadın torunları olarak Filistin'de kan, gözyaşı ve zulüm görmek istemiyoruz. İspanya'dan kaçan Musevilere 5 asır önce kapılarını açmış bir millet olarak en büyük gayemiz Filistin'de kalıcı barış ve istikrarın tesisidir. Bunun yolu da her fırsatta ifade ettiğimiz gibi 1967 sınırlarında başkenti Kudüs'ü Şerif olan, bağımsız ve egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu anlayışla Doğu Kudüs'ün statüsü ve Mescid-i Aksa'nın kutsiyetine ilişkin hassasiyetimizi kararlılıkla sürdürüyoruz."

"Filistin davasını zaafa uğratacak her türlü hareketten kaçınmalıyız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016-2019 yıllarında deruhte edilen İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanlıkları sırasında Filistin konusunda iki olağanüstü zirve toplantısına ev sahipliği yaptıklarını, bu sayede Birleşmiş Milletleri, teşkilatı ve diğer uluslararası platformları harekete geçirdiklerini söyledi.

Önlerindeki dönemde bölgede barış ikliminin güçlenmesini, yine atacakları ortak adımların belirleyeceğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Teşkilat üyesi ülkeler olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmeli, Filistin davasını zaafa uğratacak her türlü hareketten kaçınmalıyız. Uluslararası sistemdeki tüm engellere ve eksiklere rağmen Filistin davasının dünya gündeminde hak ettiği yere getirilmesi ve meseleye adil bir çözüm bulunması için gayretlerimizi sürdürmeliyiz. Öte yandan Filistinlilerin de kendi aralarındaki tefrikayı sonlandırmaları, yürütülen çalışmaların başarısı açısından son derece önemlidir. Filistinli kardeşlerimiz arasında yaşanan gerilimler, küskünlükler ve anlaşmazlıklar en fazla muarızlarını sevindirmektedir. Beklentimiz Filistinli kardeşlerimizin birlik, beraberlik ve dayanışmalarını güçlendirerek bu sürece destek vermeleridir."

"Afgan halkına sırtımızı dönme lüksümüz yoktur"

Afganistan'ın kalıcı barış ve istikrara kavuşmasının ortak temennileri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Afgan halkına sırtımızı dönme veya bu ülkede yaşanan insani drama gözlerimizi kapatma lüksümüz yoktur. Özellikle şu anki zor kış şartlarında Afgan kardeşlerimize yönelik insani yardımların sürdürülmesi öncelik taşıyor. Kendi payımıza köklü ilişkilere sahip olduğumuz Afganistan'a ve Afgan kardeşlerimize elimizden gelen desteği ve yardımı sağlıyoruz." diye konuştu.

Devam eden siyasi süreçte içlerine sinmeyen, tasvip etmedikleri, özellikle kapsayıcılık noktasında eksik buldukları hususların olduğunu dile getiren Erdoğan, bu konudaki tavsiye, fikir ve eleştirilerini çok net biçimde kurumlar aracılığıyla muhataplarına ilettiklerini kaydetti.

Afganistan'ın tekrar kaosa, kargaşaya ve çatışmaya sürüklenmemesi için gayretlerini devam ettirdiklerini belirten Erdoğan, "Ne yapıyorsak Afganistan'la beraber bölgedeki tüm kardeş ülkelerin huzuru, istikrarı ve esenliği için yapıyoruz. İslam dünyasının da insani yardımların ulaştırılması başta olmak üzere bu konuda daha aktif bir dayanışma içinde olması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Afganistan'daki gelişmelerin göç akını riskini arttırdığına dikkati çekerek, halihazırda 3,6 milyonu Suriye'den gelenler olmak üzere yaklaşık 5 milyon yabancıya ev sahipliği yapan Türkiye'nin yeni bir göç yükünü taşıyamayacağını vurguladı.

"Mülteciler meselesinde asıl yükü kriz bölgelerine komşu ülkeler çekiyor"

Benzer zorlukların, teşkilat üyesi diğer ülkeler için de geçerli olduğunu bildiklerini dile getiren Erdoğan, "Esasen göç ve mülteciler meselesinde asıl yükü sesi çok çıkan Batılı ülkelerden ziyade kriz bölgelerine komşu bizim gibi ülkeler çekiyor. Birleşmiş Milletler rakamlarına göre, yüksek gelirli ülkeler 1000 kişi başına ortalama 2,7 mülteci, buna karşılık orta ve düşük gelirli ülkeler ise 5,8 mülteci barındırıyor. En yoksul ülkeler dünyadaki tüm mültecilerin 3'te birine ev sahipliği yapıyor." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye krizinin Batılı ülkelerin mültecilere yönelik ayrımcı, dışlayıcı, gayriinsani tutumlarını göstermesi açısından ibretlik olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Bu sene 10. yılını geride bırakan bu kriz karşısında Batı dünyası hep üç maymunu oynadı. Ümran ve Aylan bebeğin hepimizin yüreğini dağlayan dramları karşısında kıllarını bile kıpırdatmayanlar yine bunlardı. Suriye'nin kuzeyindeki milyonlarca insanın yükünü hafifletecek hiçbir adım atmadılar. Hatta DEAŞ'la mücadele kılıfı altında PKK, YPG gibi terör örgütlerini desteklemekten çekinmediler. Ülkemize verdikleri yardım sözlerinin önemli bir kısmını da şimdiye kadar yerine getirmediler. Şayet Suriye'de 1 milyona yakın kişi hayatını kaybetmiş, 12 milyon insan evlerini terk etmek zorunda kalmışsa bunda rejimin ve terör örgütlerinin saldırıları kadar Batı dünyasının riyakarlığının da payı vardır. Bugün 73. yıl dönümüne ulaştığımız İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde kayıtlı haklar 10 yıldır Suriyelilere çok görülmüştür. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de Suriye krizinde sorumluluklarını yerine getirmeyerek büyük bir hayal kırıklığına dönüşmüştür. Hem Batılı ülkelerin vicdansızlığının hem de uluslararası sistemin başarısızlığının faturasını ise masum Suriyeli kardeşlerimiz ödemiştir."

"İslam düşmanlığı ve nefret söylemleriyle mücadelede daha kararlı adımlar atmalıyız"

Müslümanlar olarak sadece koronavirüs veya insani krizlerle değil aynı zamanda giderek yükselen İslam düşmanlığıyla da mücadele ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Müslümanlar, özellikle Müslüman kadınlar, dünya genelinde birçok ülkede ırkçı, ayrımcı politikaların mağduru oluyor. Günümüzde demokrasi ve insan hakları savunuculuğu yapan birçok Batı ülkesinde nefret söylemleri siyasetle birlikte günlük hayatı da esir alıyor. Hemen her gün sokakta, iş yerinde, okulda, otobüste, pazarda, çarşıda, markette, ırkçıların saldırısına uğrayan bir vatandaşımızın, Müslüman bir hanım kardeşimizin haberini alıyoruz. Avrupalı siyasetçiler, toplumu zehirleyen bu hastalıklı akımlarla mücadele yerine adeta ateşe benzin dökerek Müslümanları ve göçmenleri hedef gösteren söylemlere sarılıyorlar. Farklı kökenlerden 35 milyon Müslüman'ın yaşadığı Avrupa'nın kardeşlerimiz için bir toplama kampına dönüşmesine izin veremeyiz. Teşkilat olarak İslam düşmanlığı ve nefret söylemleriyle mücadelede daha kararlı adımlar atmalıyız. Bu süreçte dindaşlarımızın yanı sıra daha önce benzer zulümler yaşamış Musevileri, yabancı nefretine maruz kalan göçmenleri, meselelere akıl ve vicdan penceresinden bakan Hristiyanları da yanımıza almalıyız. Farklılıklarımız olabilir, görüş ayrılıklarımız olabilir ancak mesele tüm insanlığın barış ve huzuru ise bize düşen safları büyütmektir."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, teşkilat üyesi ülkelerin samimi çaba ve dualarıyla ümmetin yarınlarının bugünden çok daha iyi, çok daha müreffeh olacağına inandığını dile getirerek, konferans vesilesiyle yapılacak istişarelerin, tüm İslam alemi açısından hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11