Rutte, Avrupa Parlamentosundaki Renew Europe (Avrupa'yı Yenile) grubunun Brüksel'de düzenlenen etkinliğinde konuştu.
"Rusya'nın saldırgan ve pervasız eylemlerinin yakın zamanda değişeceğine inanmak için hiçbir neden yok." ifadesini kullanan Rutte, aksine Moskova'nın Pekin, Tahran ve Pyongyang ile çalışarak, Ukrayna'daki savaşı körüklediğini belirtti.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Rutte, 6 Ocak'ta Paris'te yapılan Gönüllüler Koalisyonu toplantısından çıkan sonuçları şöyle değerlendirdi:
"Bu toplantıdan çıkan sonuç, Ukrayna için güvenlik garantileri söz konusu olduğunda üç aşamalı bir yaklaşım oldu. Birinci aşamada Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, elbette, her ülkenin kendini savunmasında olduğu gibi, ilk savunma hattını oluşturacaklar. Güvenlik garantilerinin ikinci unsuru, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından bir araya getirilen, Gönüllüler Koalisyonu olacak. Ancak üçüncü bir unsur daha var ve bu, ABD. ABD artık tamamen dahil oldu ve ABD'nin güvenlik garantilerinin sağlanması konusundaki bu katılımı gerçekten son derece önemli. Yani, neredeyse tamamlanmış bir paketimiz var. Son detayları halletmemiz gerekiyor."
Rutte, ABD'nin NATO'ya "kesinlikle bağlı olduğunu" vurgulayarak, "Ancak bu bağlılık, Avrupa ve Kanada'nın kendi güvenlikleri için daha fazla sorumluluk alması yönünde açık ve uzun süredir devam eden bir beklentiyle birlikte geliyor ve ben de bunun adil olduğuna inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
- Grönland konusu
Rutte'ye, ABD'nin başka bir NATO üyesi Danimarka'nın toprağı Grönland ile ilgili tehditleriyle ilgili çok sayıda soru soruldu.
Genel Sekreter, Trump'ın ilk başkanlık döneminden bu yana Kuzey Kutbu'nu koruma ihtiyacı konusunda İttifak'ı bilgilendirdiğini söyledi.
Bu bölgede Rusya ile 7 NATO üyesi ülkenin bulunduğuna işaret eden Rutte, "Başkan Trump, ilk döneminde deniz yollarının açıldığını, Rusya ve Çin'in daha aktif olduğunu ve orada birlikte daha fazla şey yapmamız gerektiğini bize bildiren kişiydi." dedi.
Rutte, NATO ülkelerinin Kuzey Kutbu'nun korunması söz konusu olduğunda birlikte çalışılması gerektiği konusunda hemfikir olduğunun altını çizerek, "Tam olarak bunu yapıyoruz. Elbette, müttefikler arasındaki görüşmeler olduğunda asla yorum yapmıyorum. Bu konuda yorum yapmam doğru olmaz ancak güvenlik durumunun aciliyetinin değerlendirilmesi söz konusu olduğunda, Arktik'te hepimizin birlikte çalışma konusunda tam bir fikir birliği içinde olduğu hakkında sizi temin edebilirim." ifadelerini kullandı.
Grönland konusundaki tartışmaların "Arktik'in güvenliğinin sağlanması" etrafında şekillendiğini, ABD de dahil olmak üzere bölgedeki 7 NATO ülkesinin bu konuda görüşmeler yaptığını aktaran Rutte, şöyle devam etti:
"Kuzey Atlantik Konseyi büyükelçiler düzeyinde bir araya geldi ve hep birlikte harekete geçmemiz gerektiğine karar verdi. Hepimiz bu konuda hemfikiriz ve şimdi bir sonraki adımlara gelince, bu adımları atmamız gerektiği konusunda da hemfikiriz ve bunun üzerinde titizlikle çalışıyoruz."
Rutte, "Önümüzdeki haftalarda bir sonraki adımı nasıl atacağımızı görüşmeyi bekliyorum." diyerek, Grönland halkının korkulu bir bekleyiş içinde olduğunun hatırlatılması üzerine, şu yanıtı verdi:
"Bunun hakkında asla yorum yapamam. Bu kamuoyunda imkansız. Ben, ABD, Kanada ve Avrupa'daki tüm müttefiklerimizle birlikte, sadece Grönland'a odaklanmamamızı sağlamaya çalışıyoruz. Bu, Kuzey Kutbu ile ilgili bir konu. Bu, Arktik bölgesiyle ilgili bir konu. Saf olmayalım, şu anda çok fazla gemi seyir halinde olmasa bile, Kuzey Kutbu'nda deniz yollarının açıldığını biliyoruz. Bu sadece Grönland için geçerli değil. Bu, tüm Kuzey Kutbu bölgesi için geçerli. Orada sadece Rusya aktif değil. Çin de giderek daha aktif hale geliyor. Arktik bölgesi söz konusu olduğunda, bir İttifak olarak birlikte çalışmalıyız. Biz de tam olarak bunu yapıyoruz. Şimdi, bunu gerçekten kolektif bir ittifak olarak yapabileceğimizden emin olmak için bir sonraki adıma ilişkin daha fazla ayrıntı ekliyoruz. Bundan emin olabilirsiniz."
Rutte ısrarlı sorular karşısında geçmişte Türkiye ile Yunanistan arasındaki görüşmeler sırasında yorum yapılmadığı gibi şimdi de müttefikler arasındaki görüşmelerle ilgili yorum yapamayacağını, bunların perde arkasında sürdüğünü vurguladı.
Genel Sekreter, "NATO müttefiklerinden birinin bir diğerinin topraklarını ele geçirmek için güç kullanma tehdidinde bulunması kabul edilebilir mi?" sorusuna yanıt vermekten kaçındı.
Rutte, "NATO'nun son Genel Sekreteri siz misiniz?" sorusuna da esprili bir şekilde, "Henüz ayrılmayı planlamıyordum ama bir gün bir halefim olacağından eminim. Bu arada görevde ne kadar kalacağımı bilmiyorum, kimse bunu bana söylemedi." yanıtını verdi.

