banner38

banner30

23.11.2021, 13:28

Partiler Başkanlık Sisteminden Korkuyorlar

Siyasi parti ittifakları eski sistemde seçim sonuçlarından sonra koalisyon ihtimaline yönelik gündeme gelirdi. Sistem değişeli dört yıl oldu. Partiler, halkın referandumuyla gelen yeni sisteminin alt yapısını tamamlamak yerine seçimde ittifak gündemleri ile gün geçiriyorlar. Gözleri bir şey görmüyor. Kulakları bir şey duymuyor. Dilleri bir şey söyleyemiyor. Piramidin ucunda oluşturacakları ittifakların havasından da geçilmiyor.

Eğer yanılmıyorsak; yasal alt yapısı tamamlanan başkanlık sisteminde ülke de en fazla iki buçuk partili bir tablo oluşacak ve vatandaşların siyasetle uyuyup siyasetle kalkması ve oyalanması önlenecekti. Lakin her eksiklik bir boşluk yaratır ve o boşlukta yaşamak isteyenler elbette olacaktır. Dört yıl önce halkın sandık iradesiyle kabul edilen Başkanlık sistemi KHK’larla yaşatılmaya mahkum bırakılmıştır. Bundan elbette meclisteki tüm partilerin payı vardır.

Önümüzdeki 2023 ve 2024 seçimlerinde ittifaklardan ziyade zıtların birliği sahneleniyor. Siyasette ve ekonomide gidişat gergin ülke tablosunu barikatlaştırıyor. Şimdilik görülen iki ittifaktan; “Cumhur İttifakı” başkan adayı konusunda rahat ama “yüzde elli artı bir”i bulmada ve birçok konuda rahat olmadığı görülüyor... Başkanlık sistemine sahip çıkmayan “Millet İttifakı” ise gireni çıkanı pek belli olmayan kaygan ve kaçak bir inşaat gibi, ne sütunu belli ne çatısı... Herkes kendi ölçülerine göre bir devlet başkanı aramakla meşgul...

Birleştikleri tek nokta; sistemin halkı “tek adam”a baskıladığı ithamıdır. Ardından da “Başkanlık sistemini istemezük”, “Parlamenter sistem daha iyiydi kardeşim“ demeleridir. “Küçük olsun, benim olsun” diyen eski yeni ezberci siyasi liderler korosu bu propaganda ve ajitasyonlarını inatla sürdürüyorlar. Elbette tepkiler ve karşı düşünceler birer demokratik haktır. Ne var ki halkın referandumundan geçmesine rağmen yeni sistemi alt yapısız ve yeni anayasasız bırakmak, antidemokratik mecralara mahkum etmek, ilgisiz kalmak ne kadar demokratlık ise…

Yukarıda da belirttiğimiz gibi halkın referandumuyla gelen yeni sistem üzerinden koca dört yıl ve iki genel, bir yerel seçim geçti. Yasama sürecinin tıkanmaması için yaratılan “Cumhur İttifakı”nın zorunlu sebepleri balık hafızamızdan kolayca silinmişe benziyor. HDP de dahil siyasi muhalefeti temsil edenler, bir türlü yeni sistemin eksiklerini bilerek gidermeye yanaşmadıklarını unutuyorlar. Sistemin alt yapı ihtiyaçlarına yabancı kalanların ve tekçilikten söz edenlerin hiç günahı ve sorumlulukları yokmuşçasına siyasi hovardalıkla avunuyorlar.

Evet dört yıldan beri bozuk plak gibi yaptıkları analizlerde tekrarlayıp durdukları şu iki kelimelik, iki cümleden; ”Parlamenter sisteme döneceğiz” ve “Güçlendirilmiş parlamento”, sözünden başka bir şey söylediklerini gören var mı? Demokrasi için zorunlu Kürd demokratik hakları üzerine sloganımsı duygusallığın ötesinde bir şey duyan var mı? Kısaca, “Millet İttifakı” başkanlık sisteminden halkı uyutma salıncağı olan “parlamenter sisteme nasıl U dönüşü yaptırırız sendromunda havale geçiriyorlar. Verdikleri görüntülerde ise;“Korkak Bezirgan, ne kar eder ne ziyan” mantığını aşamıyorlar.

Tekçi ulus mantığı anlamında “Millet İttifakı”nın Erdoğan’a karşı şartlanmışlığı olmasa, ulus devlet kriterleri anlamında her iki ittifakın birbirinden farklı bir albenisi görünmüyor. Birbirlerini anti milliyetçi, anti demokrat olmakla itham etme dalaşından da imtina etmiyorlar. Bu fasit dairenin henüz dışında olduğu söyleyen ve kendisine henüz ne yapması emredilmemiş HDP’ye, HDP de onlara şimdilik ve ancak efeleniyor. Sanırız Kürdlerin büyük ekseriyeti kendi penceresinden bakarken, bugün oluşan siyasi tabloda “Çözüm Süreci”nin bypass edilmesine sebep olan, ulus devletin şoven damarını kabartan ikizlerin payını unutmamıştır.

Tüm partilere ve tek tek görüşlere dahi saygı duyarız ama bize göre parlamentoya dönüş artık eskimiş siyasi bir tezdir. Parlamenterizm ülke vatandaşlarına yeni ve çağdaş bir yol sunamaz diye düşünüyoruz... Masaya konulmak istene yüz yıllık eski bir siyaset parlamenterizimdir. Yanın da en büyük ara sıcak, 12 Eylül 1982 anayasası ısıtılıp yeniden sunulmak isteniyor. Bu ülkede tekçi ulus devlet sınırlarını aşmayı zorlayan Sayın Erdoğan’a terör ikizleriyle engel olanlar, onu bugünkü çıkmaza mecbur edenler bilinmeyen unsurlar değil…

Bu nedenle vatandaşa “bugün git, yarın gel” demek özlemini çekenler kadar, siyasi sahnede yanaşık düzende yeni görüntü verme çabalarını anlıyoruz. Eski düşüncelerini yeni bir şey miş gibi kabullenmek, onlara katılmak ülkenin güncel ihtiyaçlarından uzaklaşmak, tedavülden kalkmış siyasi bir tercihe evet demektir. Bakınız, özledikleri parlamenterist sisteme hazırlık söylemlerinde, demokratik cesaretleri ile durabilen, öneri yapabilen bir tek partiyi göstermek kolay değil. Kopardıkları kuru yaygaralar bile korkaklıklarını örtemiyor.

“Cumhur İttifakı”nın ise kan kaybettiği doğrudur. İktidar saha pratiği olanaklarıyla demokratik eksiklikleri onarma olanaklarını eskisi gibi yerinde kullandığı söylenemez. Bölgede fiili olarak iktidarın yaptığı reformların yer yer atanmış yöneticilerin keyfiyle ilga edildiği bilinmektedir. İktidar özel ve genel dünya koşullarının yarattığı ekonomik, politik tıkanıklıkları giderme olanağına hâlâ sahiptir. Devlet başkanı artık İttifakçısını ezberlerinden caydırmaya ve modern Milliyetçi bir ortama çekmek mecburiyetindedir. Bunun önlemini almaz ise, sözlü ve zorunlu ortaklık sadece iktidar partisinden bir şeyleri hızla eksiltmeye devam edecektir.

Sayın Erdoğan ipi bir daha göğüslemek istiyorsa; samimi, ciddi yeni şeyler söylemek, eskilerini onarmak ve 1982 Anayasası ruhundan kurtulmak zorundadır... Yanılabiliriz ama samimiyetle söylüyoruz; devletin güvenliği ile değil, halkın yüreğiyle bölgede ve metropollerde muhafazakar sine-i Kürde dönme olanağı hâlâ var. Sayın Devlet Başkanı 2007 ruhuyla Türkiye halkına dönme erdemini hatırlamalıdır. 2023’e kadar kararnamelerle reformlar yapmak, seçim sonrası yeni demokrasiye yakışır yeni bir anayasa sözü vermek zorundadır. Hem kendisinin, hem partisinin, hem de ittifak ortağı MHP’nin güven ve samimiyetini halk arasında bizzat kendisi test etmelidir.

Halk nezdinde tüm olup bitenlerin sorumlusunun bizzat kendisinin görüldüğünü hepimizden iyi biliyor. Bu ekonomik toz duman içinde siyasi güven tazeleme vakti daralsa da Sayın Erdoğan henüz ve hâlâ bunu başarma şansına ve cesaretine sahip liderdir. Etrafındaki siyasi Miyop halkadan oluşan perdeyi kaldırma ve aralama fırsatı henüz var diye düşünüyoruz.

Ne yazık ki, başkanlık sistemine karşı çıkanlar da, başkanlık sistemini bu haliyle savunur görünenler de başkanlık sisteminin getireceği demokratik ortamdan korkanlardır. Bu tanımımıza HDP de dahildir. Var olan partilerin yeni sistemin yasal alt yapısında ve yeni bir anayasada buluşamamalarının nedeni demokrat olamamalarıdır. Çünkü Başkanlık sisteminde isimlerin de, yerlerin de, gelirlerin de, ortak yaşamın da bir adı var. Kirli çıkını yoktur. İşler sistem gereği açık seçik yürürse siyasetçi geçinen çoğuna ekmek çıkmaz.

Biraz daha sabır ez benî!

Siyasi liderlerimiz ulus devletin bilge demokratı olmak yerine, hâlâ ulus devletin kahramanı olmak peşindeler...Bakışımız Diyarbakır’ımız kadar ciddidir, karamsar değiliz…

Yeni Journal’da yayımlanan köşe yazıları, yazarların kendi görüşlerini yansıtmaktadır. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 15 24
6. Galatasaray 15 23
7. Başakşehir 14 22
8. Karagümrük 14 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Antalyaspor 14 18
13. Altay 15 18
14. Gaziantep FK 14 18
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 13 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Tuzlaspor 13 21
7. İstanbulspor 14 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Gençlerbirliği 14 20
10. Samsunspor 13 19
11. Adanaspor 15 19
12. Menemenspor 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Southampton 15 16
15. Everton 14 15
16. Leeds United 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 14 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 15 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 15 16
15. Granada 15 15
16. Deportivo Alaves 15 14
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7