SİYASET

Özel'den Öcalan'a yanıt: Demokrasinin yolu İmralı’dan değil, Meclis’ten geçer

Özgür Özel, Abdullah Öcalan’ın kendisine yönelik açıklamalarına ilişkin, “Ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm” dedi. Özel, demokratik cumhuriyetin yolunun Meclis ve sandıktan geçtiğini söyledi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya verdikleri “evet” oyuna yönelik eleştirileri yanıtladı. Silahların bırakılması ve çatışmaların sona erdirilmesi yönündeki bir düzenlemeye destek vermenin ilkesel bir tutum olduğunu belirten Özel, partisinin asıl mücadelesinin bundan sonraki demokratikleşme adımlarında olacağını söyledi.

Özel, “Ülkeyi yöneteceğiz” iddiasındaki bir partinin yalnızca bugüne değil, sürecin tamamına bakması gerektiğini belirterek, “Terörün bitmesi, silahsızlanma konusunda ‘evet’ oyu verdik, demokratikleşmenin mücadelesini vereceğiz” dedi.

“PKK’nin silah bırakmasına nasıl ‘hayır’ diyeceğiz?”

Çerçeve yasaya ilişkin parti içindeki farklı tutumların kendisini rahatsız etmediğini belirten Özel, 91 milletvekilinin kendi bölgelerinin hassasiyetlerini dikkate alarak oy kullandığını söyledi. Oylamada 35 milletvekili “evet”, 54 milletvekili ise “hayır” oyu verdi.

Özel, bu tablonun YENİ Parti’nin “yeni siyaseti” açısından önemli olduğunu savundu. Parti içinde lider talimatının yerine milletvekillerinin kendi bölgelerinin hassasiyetlerine göre siyaset yapmasını istediğini belirten Özel, farklı oyların partinin ortak karar üretme kapasitesini gösterdiğini ifade etti.

“AKP bizi kandırdı demeyeceğiz”

Özel, çerçeve yasaya verilen desteğin iktidarın politikalarına koşulsuz destek anlamına gelmediğini vurguladı. Komisyon raporunda yer alan kayyım uygulamalarının kaldırılması ve gazetecilik faaliyetlerini tehdit eden düzenlemelere ilişkin adımların da hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Özel, bu maddelerin uygulanmaması halinde partisinin geri adım atmayacağını belirterek, “Eyvah, AKP bizi kandırdı, keşke ‘evet’ demeseydik’ demeyeceğiz” dedi. İktidara geldiklerinde demokratikleşme paketini ilk 150 günde hayata geçireceklerini söyleyen Özel, silahsızlanmaya verilen desteğin demokratikleşme mücadelesinden vazgeçmek anlamına gelmediğini kaydetti.

Eşit yurttaşlık tanımı: “Kimseyi geride bırakmayan devlet”

Demokratikleşmeden ne anladıklarını da anlatan Özel, ana dil hakkının parti programında bulunduğunu ancak sürecin bir anayasa değişikliğine dönüştürülmemesi gerektiğini savundu.

Özel, eşit yurttaşlığı yalnızca etnik ve mezhepsel kimlikler üzerinden değil, ekonomik ve sosyal eşitsizlikler üzerinden de değerlendirdiklerini söyledi. Kürtlerin ve Alevilerin de kendilerini devlete ait hissetmelerini sağlayacak bir anlayışın gerekli olduğunu belirten Özel, “Eşit yurttaşlığın üniter devletin teminatı olacağını düşünüyorum” dedi.

“Demokrasinin yolu İmralı’dan değil, Meclis’ten geçer”

Abdullah Öcalan’ın kendisine yönelik açıklamalarıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Özel, İmralı heyetinin kendisinden görüşme talep etmediğini söyledi. Sürece ilişkin bazı bilgilerin sızdırıldığını ve bunun manipülasyon ihtimalini artırdığını belirten Özel, demokrasiye ilişkin yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu:

“Ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm.”

Özel, demokratik bir cumhuriyetin yolunun Meclis ve sandıktan geçtiğini savundu.

Gaziler için Meclis’e olağanüstü toplantı çağrısı

Özel, gazilerin ve şehit ailelerinin taleplerinin karşılanmamasını da eleştirdi. Terörün sona erdirilmesi amacıyla atılan adımların toplumsal desteğinin, gazilerin yaşadığı sorunların çözülmemesi nedeniyle zayıfladığını söyledi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulunan Özel, Meclis’in gazilerin sorunlarını görüşmek üzere olağanüstü toplanmasını istedi. Genel görüşme açılabileceğini ve ilgili komisyonların çalışabileceğini belirten Özel, milletvekillerinin daha önce sunduğu kanun tekliflerinin bulunduğunu hatırlattı.

Mekke Anlaşması’na sert eleştiri

Özel, Mekke Anlaşması’nın Türkiye’yi dış politikada farklı bir eksene taşıdığı görüşünü de dile getirdi. Türkiye’nin demokratik olmayan ülkelerle kurduğu ilişkilerin sürdürülebilir bir istikrar yaratmayacağını savunan Özel, Batı’nın Türkiye’yi giderek Ortadoğu’nun bir parçası olarak değerlendirdiğini söyledi.

Anlaşmanın TBMM’den geçirilmeden yürürlüğe sokulamayacağını savunan Özel, metnin Trump’ın yaklaşımı ve Tom Barrack’ın çizdiği çerçeve doğrultusunda hazırlandığını öne sürerek, “Kurumsal siyaseti, Meclis’i dışlayan bir anlaşma” değerlendirmesinde bulundu. Özel, anlaşmanın Türkiye’nin güvenliği açısından da riskler taşıdığını söyledi.