SİYASET

Özel: Polis kamerasından paparazi çıkaran düşmüşlüğe lanet olsun!

CHP lideri Özgür Özel, tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun serbest kalması talebiyle partisinin 100'üncüsünü Çanakkale'de düzenlediği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın gözaltına alındığı görüntülerin basına servis edilmesine tepki göstererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi. "Böyle mi kalacaksın iktidarda?" diye soran Özel, "Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimleri kazanması için bu görüntülerin servis etmesine umut bağlamışlar. Bir yerden yönetiyorlar. Devletin polisinden, polisin kamerasından... Namuslu, şerefli polis kamerasından paparazi kamerası çıkaran düşmüşlüğe lanet olsun, yazıklar olsun. Böyle mi tutunacaksınız iktidara. Hatırlayın FETÖ'cüler yapmadı mı bunu? FETÖ'cülerin getirdiği görüntüye gözlük takıp servis edin diyene söylüyorum. Bu mu kurtaracak seni" ifadelerini kullandı. Özel, "Bugün basılan o tüm paçavraları basanlar utanmaz, bastıranlar utanmaz. Ama ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diliyorum milletimden. Bu rezillikler olduğu için ve maalesef bu kadar kirli bir savaşta bunlara bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim" ifadesini kullandı.

Özel ayrıca, "Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize karşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız" diye ekledi.

CHP lideri Özgür Özel, tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun serbest kalması talebiyle partisinin 100'üncüsünü Çanakkale'de düzenlediği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Omuz omuza yollardayız, ayaktayız. 100'üncü defa yine bir aradayız. 10 gün önce Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yılını hep birlikte kutladık. Çanakkale, bu milletin tarihine vurulmuş istiklalin mührüdür. Çanakkale, bir milletin ortak geleceğini savunmaktır. CHP, darbeye karşı sandığı savunurken, arkadaşlarını savunurken, bu ülkenin geleceğini, yarınlarını savunmaktadır. Bu meydanlar bir tek partiyle değil, milyonların birlikteliğiyle doğar. Bu meydan Türkiye ittifakıdır. Gücünü Ay Yıldız al bayraktan alan Türkiye ittifakıdır bu meydan.

Bu direniş kendisini savunan değil, ülkenin iyi yönetilmesini, kötü yönetenin gitmesini, demokrasiyi savunan meydandır. Hangi görüşten olursa olsun, bu meydanları yağmurda dolduran bütün demokratlara helal olsun. İnanın bu birlikteliğe inananlar, haklı olanlar, korkmayanlar, en sonunda millet kazanır. Bu meydan diyor ki biz milletiz, seçtiğimizin arkasında dimdik dururuz, kimseye de teslim etmeyiz. O yüzden bu meydan 100'üncü kez başkanına, Ekrem İmamoğlu'na sahip çıkıyor.

Bu meydanı, Çanakkale'yi görmek, Çanakkale'yi duymak lazım. Bu ülkenin hiçbir evladı yalnız değildir. Bizi ayakta tutacak olan şey birlik ve bu dayanışma duygusudur. Milletimizin en ağır günlerinde, kendi özünü herkese gösterme özelliği vardır. Bir devir kapanıyor, bir devir açılıyor. Artık bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Vatan evlatları işin ne olduğunu artık anlamıştır. Partinin şimdi ki Genel Başkanı olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gözelerinin içine baka baka söylüyorum Çanakkale'ye yapılan bu haksızlığı sona senin partin erdirecek. Çanakkale'den 4 alıp 1 verenler Çanakkale'ye en büyük haksızlığı edenlerdir. Bu meydan inançlı on binlerin, yüz binlerin meydanıdır. Anketlerde davaların siyasi olduğuna inananların oranı yüzde 60'lardadır. Çanakkale'nin partimiz için şüphesiz ayrı bir yeri var. Çanakkale Belediyesi, çok partili seçimlerden bu yana bir dönem hariç hep bize güvendi. Çanakkale'de 33 milyon TL sosyal destek, 7 milyon TL'de öğrencilere belediyemiz destek verdi. Bütün ilçe belediye başkanlarımızla gurur duyuyoruz.

Değerli Çanakkaleliler, seçim zamanı oyları alıp daha sonra sırtını dönenler var. Çanakkale 31.5 milyar TL vergi vermiş karşılığında 7.5 milyar TL hizmet almış. Bu hükümet döneminde Çanakkale'den 4 alıp 1 vermişler. Çanakkale'den kepçe ile alıp kaşık ile vermişler. Çanakkale'ye yapılan bu haksızlığı Atatürk'ün kurduğu parti sona erdirecek. CHP köprüye karşı diye yalan yanlış konuşuyorlar. Bu köprüye verilen parayla 3 köprü yapılırdı.

Bu köprüyü rahmetli Özal yapsaydı 59 TL'ye geçerdiniz. Biz yapsaydık bedava geçerdiniz. Bu iktidar yaptı ve siz bu köprüden 995 TL'ye geçiyorsunuz. CHP iktidarında Çanakkale Köprüsü, Çanakkalelilere bedava olacak. Bu kenti bekleyenler bu köprüye para ödemeyecek. Gelen de makul bir ücret verecek. Rahmetli Demirel ve rahmetli Kıbrıs fatihi Ecevit'in emeğiyle, Atikhisar Barajı, 55 yıl önce yapılmış; barajın parasını kesmeye başladılar. Bu parayı sizden kesiyorlar yazıklar olsun. 55 yıllık borç mu olur da belediyeden kesiyorsun. Bu haksızlığa itiraz edin. Açlık sınırı 32 bin TL, yoksulluk sınırı 106 bin TL. Emekli maaşı 20 bin TL. Bu iktidar emeklilerle hiç uğraşmasa en düşük emekli maaşı 42 bin TL olacaktı. Emekli maaşı bunlar iktidara gelmeden önce 8 çeyrek altın alıyordu.

Erdoğan 'belediyeleri silkeleyin' dedi. 55 yıl önce yapılan barajın parası sizden kesiliyor "Atikhisar Barajı bu milletin vergileriyle 1968'le 75 yılları arası yapıldı ve hizmete girdi. Bu baraja, rahmetli Demirel'in emeği var, rahmetli Ecevit'in emeği var. Bu baraj o günden bugüne kullanılıyor."

"Topuklayan Efe’nin bulduğu iftirayla Ömer Günel’i Silivri’ye koydular"

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın kurduğu vakıfta AK Partili, MHP'li meclis üyelerinin, grup sözcülerinin de yer aldığını hatırlatan Özel, "Bütün Bolu içinde Bolu’nun yoksul evlatlarına onları yolluyor ve bunun için alıp içeri koyuyorlar. Ama haysiyet cellatlığına girişiyorlar. Efendim, yalan haberler sızdırıyorlar. Cep telefonundan şu çıktı, bu çıktı. Ailesi önünde onu sıkıntıya sokmaya çalışıyorlar. Yarın Kuşadası’ndayız. Topuklayan Efe’ye karşı dik duran Ömer kardeşimizi, Topuklu Efe'nin iftiralarıyla, Topuklu Efe kendine yaptırdığı, kendine yaptırdığı işin faturasını, ki diğer arkadaşlardan bunu bulamıyorlar, Aziz İhsan Aktaş’a ödettiği önüne konunca ve 'görüyor musun, Aziz İhsan Aktaş ödedi bu faturayı' denince 'ya bize katılacaksın ya hapse atılacaksın' deyince, Topuklayan Efe’nin bulduğu iftirayla Ömer Günel’i Silivri’ye koydular. Ya dün Silivri’deydim. Bugün buradayım. Yarın Kuşadası’ndayım. Arkadaşıma sahip çıkmaya gidiyorum, o iftiraya karşı" diye konuştu.

"O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız"

"Dün de erken saatlerde Uşak Belediyesine Belediye Başkanımız Özkan Yalım'a operasyon yapıldı. Konunun iki tarafı var. İki tarafı. Bunu burada Çanakkale’nin vicdanında açık açık konuşmak lazım" diyen Özel, Yalım'ın gözaltına alınırken polis kameralarına yansıyan görüntülerin bazı basın yayın organlarına servis edilmesine tepki gösterdi. Özel, şunları söyledi:

"Bir tarafı, efendim AVM’de kusur vardı. '10 kamyon al' dedi belediyeye. 'Üç alayım' dedi. Olmadı. Şikayetçi oldu. Neyse çıkacak. Kendi cebine bir şey almamış, 300 tane tırı olan, bilmem ne olan, kuşağın en zenginlerinden biri olan. Ama bunları yaptılar. Bununla siyaseten mücadele ediniz. Bu sırada bazı görüntüler ortaya çıktı. Öncelikle şunu söyleyeyim. O görüntüler ve tabii ki şu anda 4 gün içeride nedir, konuşacak, kendini anlatacak. Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize karşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız. Ama başka bir şey görün. Devletin polis kamerası kapıya gitmiş, içeriye girmiş. O görüntüler devlete emanet. Milletin özel hayatı devlete emanet.

"AK Parti rejiminin pravdası Sabah gazetesi"

O görüntüler birkaç saat içinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığı emrinde toplanan o görüntüler, birkaç saat içinde AK Parti’nin, hani Sovyet rejiminde Pravda var ya, devletin gazetesi, AK Parti rejiminin pravdası Sabah gazetesinde hem de büyük bir utanmazlık içinde ve bugün bütün basında dün buzlayanlar bugün görüntüleri buzlamadan servis ediyor. Pradaki herkesin bir ailesi, annesi, babası, evladı var. Oradaki evlat da birisinin evladı. Orada kime ne yanlış yapıldıysa o konuda üstüme, partime hangi etik sorumluluk düşüyorsa hepsini üstlenmeye, gereğini yapmaya hazırım da şunu görüyor musunuz? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulduğunda buna büyük umut bağlayan, kapı kapı dolaşan ve partisinin başarısı için çalışanlara soruyorum. İktidara siz böyle mi geldiniz? Bunun için mi geldiniz? Partiniz iktidarda kalsın diye bir yıldır yapılanlar burada. En son buraya kadar mı düştüler?

"Polis kamerasından paparazi kamerası çıkaran düşmüşlüğe lanet olsun"

Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimleri kazanması için bu yandaş basının bu görüntüleri servis etmesine umut bağlamışlar. Bir yerden yönetiyorlar. Devletin polisinden, polisin kamerasından, namuslu, şerefli Türk polisinin polis kamerasından paparazi kamerası çıkaran düşmüşlüğe lanet olsun, yazıklar olsun. Böyle mi tutunacaksınız iktidara? Bu mu? Bu mu? Hatırlayın, FETÖ’cüler yapmadı mı bunu? Ne oldu sonları? Ne oldu? FETÖ’cülerin getirdiği görüntüye gözlük takıp, bakıp, 'servis edin' diyene söylüyorum, böyle mi kalacaksın iktidarda? Bu mu kurtaracak seni? Bu utanmazlık mı kurtaracak seni? O yüzden bugün basılan o tüm paçavraları basanlar utanmaz, bastıranlar utanmaz. Ama ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diliyorum milletimden. Bu rezillikler olduğu için ve maalesef bu kadar kirli bir savaşta bunlara bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim. Bunu da Çanakkale’den milletime söyleyeyim.

"Ülkesini seven arkamdan gelsin"

Şimdi sanıyorlar ki, sanıyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi’ni normal yenemedik, yargıyla yeneriz. İftirayla yeneriz, hakaretle yeneriz, şantajla yeneriz, baskıyla yeneriz. O yöntemlerle siyasi partiler yenilebilir belki, o yöntemlerle bazı yapıların bileği bükülebilir belki. Ama Cumhuriyet Halk Partisi dediğin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Çanakkale zaferidir, Çanakkale direnişidir, geçilmeyen Çanakkale’dir. Onun için tüm güçlüklere, tüm zorluklara, tüm yaşanacak zorluklara rağmen var mı? Dimdik ayakta durmaya hazır mıyız? Mücadeleye hazır mıyız? Birlikte yürümeye, birlikte kazanmaya hazır mıyız? Söz mü? İktidara yürüyoruz. Beni seven arkamdan gelsin. Ülkesini seven arkamdan gelsin. Yürüyelim arkadaşlar. 100. kez yürüyelim. Bininci kez yürüyelim."