NARİN İÇİN ADALET: İTİRAFÇI BUGÜN HAKİM KARŞISINDA!

Bazı dosyalar var ki, zaman geçtikçe kapanmıyor, aksine her geçen gün vicdanlarda daha da büyüyor. Narin Güran dosyası da işte tam olarak böyle…

Aradan bayağı zaman geçti, kararlar verildi, süreçler yaşandı ama hala toplumun zihnindeki en temel soru yerinde duruyor; Bu karanlığın ardındaki gerçek kim?

Bir çocuğun adı, bir ülkenin vicdanında yankıya dönüşür bazen…Narin Güran artık sadece bir isim değil, adalet arayışının, susmayan bir çığlığın ve kapanmayan bir yaranın sembolü.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin verdiği karar, bu dosyada önemli bir dönüm noktası oldu. Anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının onanması, en azından suçun cezasız kalmayacağına dair toplumsal beklentiyi bir nebze olsun karşılamıştı.

Ancak dosyanın en tartışmalı ismi olan itirafçı Nevzat Bahtiyar için verilen 4 yıl 6 aylık cezanın bozulması, aslında bu hikayenin henüz tamamlanmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Yargıtay’ın “nitelikli kasten öldürmeye yardım” vurgusu, sıradan bir hukuki teknik detay değil, aksine olayın derinliğine ve karanlık yönlerine işaret eden ciddi bir uyarıdır.

Bu, “bu iş burada bitmedi” demektir.

Bu, “hakikat henüz tüm yönleriyle ortaya çıkmadı” demektir.

Bugün yeniden hakim karşısına çıkacak olan Nevzat Bahtiyar, sadece kendi kaderiyle değil, aynı zamanda bu dosyanın karanlıkta kalan noktalarıyla da yüzleşecek.

Çünkü itirafçılık, hakikati ortaya koyma sorumluluğu taşır. Eğer hala eksik, çelişkili ya da gerçeği perdeleyen ifadeler varsa, bu sadece hukuku değil, toplumun adalet duygusunu da yaralar.

Bu dava, bir cinayet davasından çok daha fazlası…

Bu dava, “çocuklar ne kadar korunuyor?” sorusunun cevabıdır.

Bu dava, “suç karşısında kimler gerçekten susuyor, kimler konuşuyor?” sorusunun aynasıdır.

Ve ne yazık görünen o ki hala susanlar var…

Hala gerçeği saklayanlar, hala yalanın arkasına sığınanlar var.

Ama unutulmamalı; Adalet gecikebilir ama susturulamaz!

Hakikat örtülebilir ama yok edilemez!

Narin için verilen söz, sadece bir cümle değildir. Bu, bir toplumun kendi vicdanına verdiği sözdür. Bu söz, karanlıkta kalan tek bir detay kalmayana kadar, bu dosyanın peşinin bırakılmayacağı sözüdür.

Ah Narin…

Sana kıyanlar belki hala gerçeği eğip bükmeye çalışıyor. Ama bilsinler k bu ülkenin vicdanı onların kurduğu karanlıktan daha güçlüdür.

Ve biz…

Seni unutmayacağız.

Adalet yerini bulana kadar da susmayacağız!