Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe köyünde 2024 yılında kaybolan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın babası Arif Güran, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve yeniden yargılama yapılması talebiyle Ankara’ya doğru yürüyüş başlattı.
Yürüyüş öncesinde kızının mezarını ziyaret eden Güran’ın yanında aile avukatı Onur Akdağ da yer aldı. Mezarlıkta açıklama yapan Akdağ, soruşturma ve kovuşturma sürecinin başından itibaren dosyada eksiklikler bulunduğunu savundu.
Akdağ, Dara-2 askeri üssüne ait kamera görüntülerinin silindiğini, Salim Güran’ın telefonundaki bazı ses kayıtlarının silindiğini ve Nevzat Bahtiyar’ın telefonunun kollukta sıfırlanmaya çalışıldığını öne sürdü.
Akdağ ayrıca WhatsApp raporuna ilişkin yürütülen incelemelerde raporun sahte olduğunun tespit edildiğini ve daraltılmış baz raporunun ses, kamera ve diğer dijital verilerle çeliştiğini savundu.
“Yargı aceleyle karar verdi”
Akdağ, dava dosyasındaki delillerin mahkeme tarafından yeterince değerlendirilmediğini ileri sürerek, görüntü kayıtları ve telefon verilerine ilişkin kendi incelemelerinde farklı sonuçlara ulaştıklarını söyledi.
Akdağ, şöyle konuştu:
Ulusal Kriminal Büro’nun bir karartıyı göstererek ‘Narin patikayı çıkmıştır’ diyen mahkemeyi yanıltan tespitinin aksine ABD’de iyileştirdiğimiz görüntüde Narin’in eve varmadığı, patikanın başında Nevzat olarak tahmin ettiğimiz şahıs tarafından çocuğun alınarak Nevzat Bahtiyar’ın ahırı tarafına getirdiğini net bir şekilde tespit edip, raporlayıp mahkemeye sunduk. Kovuşturma aşamasında telefon imaj kayıtlarında aldırdığımız rapora göre Salim Güran’ın daraltılmış baz raporundaki Arif’in ahırı, evi ve müştemilatı yönüne gittiği tespitinin aksine Salim Güran’ın evinde çocuklarıyla oturduğu ve yemek yediğini tespit ettik. Salim Güran cinayetin ilk 30 dakikasında sıfır. İkinci 30 dakikasında 45 adım atmış ve tamda cinayet saatinde internet veri hareketliliği söz konusu.
Nevzat Bahtiyar’ın telefonunun ölü gibi olduğunun internet hareketliliğinin olmadığını tespit ettik. Salim Güran’ın evinde fatura ödediği, şarj verisine göre telefonun şarjda olduğunu tespit ettik. Bunca veriler dikkate alınmadığı gibi Narin’in üzerindeki en büyük gerçeklik olan PSA da dikkate alınmamış. Normal bir cinayette 8 yaşındaki çocuğun en mahrem yerinde bulunan PSA başlı başına ‘cinsel istismar’ emaresi görülürken Narin’in hakkı yerde kalmıştır. Neticede Yerel Mahkeme, İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay’ın toplum baskısıyla verdiği karar toplumu tatmin etmemiş, acele karar vermiştir.
“Yeniden yargılama istiyoruz”
Arif Güran da iki yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini belirterek yeniden yargılama talebini yineledi. Güran, yürüyüşünün amacının kızının hakkını ve hakikatini savunmak olduğunu söyledi.
Güran, şu ifadeleri kullandı:
Bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır, hakikatidir. Ben Narin için değil yollara Narin için ölmeye hazırım. Narin’in hakikatini savunan binlerce insan var onlara sesleniyorum. Ben onun hakkını savunuyorsam, sizlerin de savunacağına inanıyorum. Bu yola gitmemin tek sebebi kızımın hakikatidir. Bin kilometre gideceğim yolda; Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; benim kızımın hakkını yerde bırakmayan bu ülkede tek bir kişi var o da Sayın Cumhurbaşkanı’dır. Bu yol sadece ona gitmek içindir. Buradan çıkışın Ankara’da varışım külliyenin önü olacaktır. Narin için hakikat, Narin için adalet sloganımdır.
Açıklamanın ardından Arif Güran, Diyarbakır kent çıkışına giderek Ankara’ya doğru yürüyüşüne başladı.