Sabah'ta yer alan haberde, CHP'li Sarıyer Belediyesi'nin iki kültür merkezini rant için sahne bedeli olarak Müjdat Gezen'den kayıt dışı 2.5 milyon istedikleri, paranın 600 bin lirasını eksik veren usta sanatçının 2. etkinlikte içeri alınmadığı iddia edildi.
Halk TV canlı yayınına bağlanan Müjdat Gezen, söz konusu iddianın asılsız olduğunu belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i "benden rüşvet istediler" diye aradığı yönündeki haber için "yalan haber" dedi.
Müjdat Gezen, şu ifadeleri kullandı:
"Eğer ben bir yere oyun oynamak için gireceksem o belediyeden para isterim, belediyeye niye para vereyim?"
"Birincisi, benim tiyatrom yok. İkincisi, eğer ben bir yere oyun oynamak için gireceksem o belediyeden para isterim, belediyeye niye para vereyim? Üstüne para mı vereceğim 'aman beni oynatın' diye...
Netice itibarıyla bu adı geçen salonu hayatımda ne gördüm, ne işittim, ne duydum. Sabah Gazetesi okumadığım için... Zaten bu da bir haber değil, tamamen yalan üzerine kurulu bir haber. İtibar suikasti mi derler... İtibarı olan birileri bunu yaparsa benim itibarım sarsılır, benim itibarım böyle sarsılmaz.
Ben bir firmayla anlaştım bu yaz, 7 Kocalı Hürmüz'ü koydum sahneye, provalarımı hep Şener Şen Sahnesi'nde yaptım, Ataşehir Belediyesi'nin sahnesi. Gırgıriye başladı, onu sahneye koyuyorum, bir aydır provalarımı yine bu sahnede yapıyorum. Adı geçen salonu, belediyeden ilişkili kişileri, bilmem neleri hiç tanımıyorum, ne gördüm ne işittim. O salonun yerini de bilmiyorum.
Ben orada habere göre bir oyun oynamışım. Tek başıma mı oynadım, nasıl oynadım onları da bilmiyorum. Ama ben bir yerde eğer oyun oynuyorsam bir belediyeye ait salonda, onlardan para almam lazım. Onlara niye para vereyim ben?
İkincisi benim dediğim gibi tiyatrom yok, bir yapımcı firma benimle anlaştı. Ben de aylardır, yazın başından beri provalarımı burada yapıyorum. Adı geçen salonu bilmem, adı geçen kişiler kimler bilmem. Zaten onların bu itibar sarsmak için yaptığı şeye kimsenin inanacağı yok. Ha, ancak çok itibarlı biri bana böyle bir şey atarsa 'acaba mı' derler... Yani kimsenin acaba diyeceği de yok. Zaten öyle olsa ortalık birbirine girer, hiç böyle bir şey de yok.
İkincisi de, o daha önemli, ben Özgür Özel’e telefon edip sitem etmişim 'benden rüşvet istediler' diye. Ne rüşveti? Ben rüşvetin bir kısmını ödemişim bir de. Nerede, hangi parayla ödemişim? Ne sebepten ödemişim ve kime ödemişim? Bunun belgeleri olması lazım değil mi? Yani nereden tutmaya kalksanız tutulacak bir yeri yok.
"O kadar çürütmüşler ki her şeyi; sistemi, adaleti, demokrasiyi..."
Eskiden bildiğiniz gibi asparagas derlerdi, bu asparagas da değil. Hayâsızlık. Yani ne derseniz deyin, en kötü kelime neyse... Açtım yazı işleri müdürü müydü haber müdürü müydü; dedim ki 'ya burada ilk sorulacak kişi benim' Yani bana sorsanız ya bunu, 'nerede senin paranı mı yediler, 1 milyon 950 bin mi neyse onu mu verdiniz?'
Zaten haberin içinde evrakların fotokopilerinde Müjdat Gezen diye bir isim olmadığı gibi başka bir şey de yok. AKP’nin Sarıyer İlçe Başkanı bunları söylemiş. E AKP’nin söylediği laf ne kadar geçerli olabilir yani?
İlk sorulacak kişi benim. Yani de ki; 'size böyle böyle bir şey yapılmış, rüşvet de vermişsiniz siz.' Ya ben niye rüşvet vereyim? Hangi sebepten? Bir belediyenin salonunda oynayacaksan eğer, evvela onların bana para vermesi lazım. Ben üste niye para vereyim? Hiç tutar yeri yok.
İşin aslı şu; burası da CHP’li bir belediye, Ataşehir Belediyesi. Ben burada iki ay 7 Kocalı Hürmüz'ü yapımcı firma için sahneye koydum, şimdi de Gırgıriye'yi sahneye koyuyorum. Adı geçen salonun nerede olduğunu bile bilmiyorum.
Yazı işleri müdürü bana dedi ki 'şu anda siz orada prova yapıyormuşsunuz' dedi. Ben de diyorum ki benim prova yaptığım yer burası işte; Şener Şen sahnesi. Bunlara söylenecek bir laf yok aslında. O kadar çürütmüşler ki her şeyi; sistemi, adaleti, demokrasiyi... Kendi yaptıkları işi başkaları yapıyormuş gibi sunmak çok kötü bir şey ama bana bir şey olmaz. Yani siz güneşi balçıkla sıvayabilir misiniz? Söyleyeceğim budur."