GÜNDEM

Murtaza Ak milyonlarca emeklinin sorununu Yeni Journal’a anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığında gerçekleşen Kabine Toplantısının ardından, emekli maaşlarına yapılacak zam oranıyla ilgili henüz bir karar alınmadı. 17 milyonu aşkın emekli vatandaş merakla bekliyor. 5 Haziran günü açıklanması beklenen karar öncesinde, Tüm Emekliler Sendikası Altındağ İlçe Başkanı Murtaza Ak, sendikaya üye olan binlerce üyesinin talebini Yeni Journal’a anlattı.

ÖZEL HABER

Aybuke ULUSAN/17 milyonu aşkın emekliyi ilgilendiren karara yönelik açıklamanın, yarın yapılması bekleniyor. TÜRK-İŞ’in Mayıs ayını baz alan dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı, 33 bin 750 TL. Açlık sınırı ise, 10 bin 360 TL olarak belirlenmişti. Tüm Emekliler Sendikası Altındağ İlçe Başkanı Murtaza Ak, ”Enflasyonu düşük göstererek, emeklileri yok saymak ne hakka sığıyor, ne hukuka. Yoksulluk sınırını bile talep etmiyoruz, belirlenen asgari ücret ne ise, emeklilere de o hak verilmelidir” dedi.

‘Rejim değişirse ekmek değişir’ diyen Murtaza Ak, “1980 yılında 24 Ocak kararları alındı. Atatürk’ün İzmir İktisat Kongre Kararları’nı tersine çevirme çalışmasıdır. Ardından 1980 darbesi oldu. Amerikalılar ‘Bizim çocuklar iktidar oldu’ şeklinde bir başlık attı. Onların çocukları ne yaptı? Bölgeyi dizayn edersen, ülkeyi de dizayn edersin. Ülkeyi dizayn edersen, iktidarı ve muhalefeti de dizayn edersin. 12 Eylül öncesinde ülkenin gençleri daha özgürdü, kaçmayı düşünmüyordu. Bu ülkede 12 Eylül 1980’den bu yana yangın devam ediyor. Rejim değişirse, ekmek küçülür. Bana göre 1980’den bu yana alınan tüm kararlar, bizim ekmeğimizi küçültmüştür” diye konuştu.

‘Demokrasi halkın ekmeğidir!’

1989 senesinde, yüzde 141 zam aldıklarının altını çizen Ak, ”1989 Bahar Eylemlerinde pasif eylemler gerçekleştirdik. Kavgasız, küfürsüz. Sakal bırakma, revire gitme, yalınayak yürüme, işe geç gitme gibi pasif direnişler gerçekleştiriyorduk. Hepimiz bir günde hastalanabiliyorduk. Bizler, o zaman bu direnişlerin sonucunda yüzde 141 zam aldık. Bunu şimdi neden yapamıyoruz? Demokrasi halkın ekmeği ise, halk örgütlü gücünü ortaya koyabilmeli. Bunu yaptığımızda hakkımızı alabildik, peki bunu şimdi neden yapamıyoruz? Devlet bizim devletimiz, taşıyla toprağıyla bizim. Peki bu devlet bizim, bizde bu ülkenin vatandaşıysak eğer, bütçe vatandaşa değil de kime harcanıyor?” ifadelerini kullandı.

‘Mültecilere harcanan para bizden neden esirgeniyor?’

Son yıllardaki mülteci akımına tepki gösteren ve onlara sunulan haklara itiraz eden Ak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriyeliler, Afganlar… Milyonlarca mültecilere harcanan bütçeler bizlere neden ayrılamıyor? Vatandaşlık verilmesi kısımlarını da geçiyorum, sağlık hizmetlerinden, üniversitelerden, bizlerin bile yararlanamadığı birçok haktan ücretsiz faydalanabilirken, bu çalışanlar, emekliler, memurlar, dul-yetim aylığı ile geçinmeye çalışanlar neden yeteri kadar zam yapılsın diye çırpınıyoruz. Bir çivi uçağı düşürür, bir vida gemiyi batırır demişler. 17 milyondan fazla emekli var, maaşların yetersizliğinden dolayı emekli olamayan daha milyonlarca da vatandaş var. Bizler bu ülkenin bir çivisi bile değil miyiz?”

‘Belirlenen rakam en az asgari ücret tutarında olmalı!’

En düşük emekli maaşının, belirlenen asgari ücrete eş olması gerektiğini savunan Murtaza Ak, şunları söyledi: “Sesimiz duyulsun istiyoruz artık. En düşük emekli maaşı belirlenen asgari ücret miktarında olmalıdır. 10 sene önce benim maaşım bin dolardı, şu an 500 dolar. Sisteme göre gitseydi emekli maaşı 25 bin lira olmalıydı. Bir yandan maaşlara yetersiz zamlar yapılıp diğer yandan yaşamamız için gerekli olan her alana fahiş etiketler belirlenirse zammın ne anlamı kalır?”

‘Eskiden çocuklarımıza bir ev, araba bırakırdık şimdi onlar bizim borçlarımızı ödüyor!’

Emekli maaşlarının yetersizliğinin yanı sıra, emekli ikramiyelerinin de yetersiz olduğunun altını çizen Ak, “Türkiye’nin dört bir yanında binlerce market açıldı, küçük esnafa ne oldu? Eskiden emekli ikramiyesiyle bir ev alınabiliyordu, evi olan küçük bir bakkal açıp oturuyordu başında. Çoluğuna çocuğuna ek gelir sağlamaya çalışıyorlardı. Bir söz vardır, ‘Süpermarketten alışveriş yap, cenazene bakkal gelsin’ diye. Şimdi alınan ikramiye ücretleriyle evi bırakın, araba bile alınamıyor. Bizler ne bırakacağız çocuklarımıza? Eskiden, çocuklarımızın teminatı bizdik, şimdi çocuklarımız bizlerin borçlarını ödüyor. Bu düzen değişmeli, emekliler artık yok sayılmamalıdır” ifadelerini kullandı.