SİYASET

MHP: İP taifesi en büyük yanlışa düştü!

MHP'li Yalçın, yerel seçime yönelik çağrılarına İYİ Partiden gelen yanıtı değerlendirdi. Yalçın, "İP taifesi şimdi de Genel Başkan'ımızın memleket hayrına yaptığı 'Bizim mahalleye gelin. Yurt edindiğiniz politik semt, tekin değil, terörist ve hain kaynıyor. Güvenilir komşular edinin, güvenli limana demirleyin.' kabilinden çağrısını peşinen ve kalibresi çok düşük bir siyasi üslupla reddederek en büyük yanlışa düştü" dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "Peşin hükümlü ve kompleksli değerlendirmeler karşısında millet, faturayı davetin sahibine değil, onu yanlış algılayıp reddedenlere çıkarır." ifadesini kullandı.

Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yerel seçimler için çağrıda bulunduğu İYİ Partiden gelen yanıtı değerlendirdi.

Semih Yalçın, "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin samimi ve yürekten çağrısına, İYİ Parti cephesinden yetkili yetkisiz, devşirilmiş birkaç kişinin verdiği tutarsız ve kaçamak cevapların, bu partide hüküm süren kendini ve aslını inkar çıkmazının bir başka yüzünü ele verdiğini" belirtti.

"Kendini köksüzlüğe mahkum etmiş ve siyasi ikbalini CHP'ye kuyruk olmakta aramış, sonra da Türklük ve devlet düşmanı HDP ile kader arkadaşlığına, hatta yoldaşlığa soyunmuş bir partinin sözcüleri tarafından MHP'ye ve millete milliyetçilik taslanmasıysa bir başka garabet." değerlendirmesini yapan Yalçın, İYİ Partinin bugüne kadar birçok hatalı siyasi manevra yaptığını ve millet nezdinde zaten zayıf olan inandırıcılığını büsbütün yitirdiğini aktardı.

Bu hatalı manevralardan birisinin "altılı masaya efelenip tıpış tıpış yeniden aralarına dönmesi" olduğunu dile getiren Yalçın, bu durumun "utanç verici bir ricat tablosu" olduğunu ifade etti.

İYİ Partinin bir diğer yanlış siyasi manevrasının ise Kemal Kılıçdaroğlu'nun kazanması için çaba göstermesi olduğunu kaydeden Yalçın, şu görüşleri paylaştı: "Ayrıca zillet ittifakında kalarak başta HDP olmak üzere bütün şer cephesinin Meclis aritmetiği bakımından önünü açan bir işbirliği ve ihanet adımında ısrar etmesiydi. İP taifesi şimdi de Genel Başkan'ımızın 'memleket hayrına' yaptığı 'Bizim mahalleye gelin. Yurt edindiğiniz politik semt, tekin değil. Terörist ve hain kaynıyor. Güvenilir komşular edinin. Güvenli limana demirleyin.' kabilinden çağrısını peşinen ve kalibresi çok düşük bir siyasi üslupla reddederek en büyük yanlışa düştü. Genel Başkan'ımız Sayın Devlet Bahçeli, söz konusu davetiyle İP'e aslında ayna tuttu. Bu aynaya sırtını dönen sadece kendini inkar etmekle kalmaz, aynı zamanda kurumsal kimlik oluşturma, kuyruk ve yancı olmaktan kurtulup duruşuna çekidüzen verme çabalarını sekteye uğratır. Peşin hükümlü ve kompleksli değerlendirmeler karşısında millet, faturayı davetin sahibine değil, onu yanlış algılayıp reddedenlere çıkarır."

"Milletimiz kötü kopyaya veya ucuz taklide itibar etmez"

İYİ Partililerin şimdi de yeni bir şüpheli oyun peşinde olduğunu ve her sorana 26 Ağustos'u adres gösterdiğini belirten Yalçın, Büyük Taarruz'un başlangıcı olan 26 Ağustos'un, hürriyet ve bağımsızlığa giden yolda müstevlilere vurulan son büyük darbenin tarihi olduğunu kaydetti.

Semih Yalçın, şöyle devam etti: "Burada ricat eden, düşman... İP ise siyasi taarruz nedir bilmez. Zaten gerek politik yolculuklarında gerekse altılı masa maceralarında kargayı kılavuz yaptıkları için sürekli ricat ettiler. Yani MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin hayırlı siyasi hamlesine dönük peşin hükümlü reddiye, 26 Ağustos’un da şimdiden fos çıkacağının işareti. Ayrıca Türk tarihiyle ilgili önemli gün ve takvimleri zaman zaman ilham kaynağı ittihaz ederek siyasi mesaj verme geleneği İP’e ait değil. 26 Ağustos söylentisi çıkarma çabası, bu tarih üzerinden merak uyandırmaya çalışma gayreti, İP’in şimdi de MHP kopyacılığına, MHP taklitçiliğine soyunduğunun göstergesi. Oysa asıl varken milletimiz kötü kopyaya veya ucuz taklide itibar etmez. MHP, Türk milliyetçiliğinin alemdarı ve Türk dünyasının en büyük umududur. MHP, Türk milliyetçiliği davasının hem müessisi hem kutup yıldızı hem de de başat aktörüdür. Mukallit politikalarıyla bu gerçek değiştirilemez."