TDK’ya göre mesele; halledilmesi güç sorun, problem demektir.

İşsiz birine göre mesele iş bulamamak iken, işi yoğun olan birine çok çalışmak meseledir. Pazartesi sendromu işsiz insanın meselesi değildir ama işsizliği bilmeyen şımarıklar bunu mesele edinebilmektedir.

Bekara evlenememek meseleyken, evliye özgür olamamak mesele olabilir.

Mahkuma esaret mesele iken, aşığa hasretlik, sevda meseledir.

Serkan Keskin’e göre; 

Mesele ne senin benden ayrılman,

Ne de benim sana darılmam.

Mesele şu ki; hala bitmedi sevdan!..

Müslüm Gürses’e göre;

Bu benim meselem, derin meselem 
Ezelden ebede giden meselem. 

Ramiz Dayı’ya göre;

Mesele ölmek değil, dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele.

AKP’ye göre mesele;

Dış güçler, bizi çekemeyenler. Değilse adalet de, ekonomi de, sosyal devlette meselemiz yok hamd olsun.

CHP’ye göre mesele;

Hele biz bir gelelim de, mesele bırakmayacağız lakin gelebilmek mesele.

MHP’ye göre mesele;

Kompradorlar, beka düşmanları ve zilletçiler mesele. Bir de Ateş olup yakanlar mesele!

İYİ Parti’ye göre, sayın iktidar, parti içi milliyetçi kanat ve masadan kalkarız diye mızıkçılık yapanlar mesele.

Bakan Nebati’ye göre;

“Enflasyon hepimizin ortak meselesidir. Ancak bu durum ihracat, istihdam, yatırım ve üretimdeki artışlarla Cumhuriyet tarihimizin rekorlarını kırdığımız gerçeğini asla gölgeleyemez.”

Mesele, her insana göre değişebilen, görece bir kavramdır. Birine dert gelen ötekine mutluluk kaynağı olabilir. Yine de tüm insanlığı ilgilendiren yaşam hakkı, adalet, barınma hakkı,  güvenlik, eğitim, insan onuru gibi evrensel meseleler tüm insanlığın ortak meselesi olmuştur, olması gerekmektedir.

Evrensel insan hakları dışındaki tüm meseleler, kişilere ve kişilerin bakış açısına göre değişkenlik gösteren hususlardır. Küçük beyinli insanlar insanlarla, orta beyinli insanlar olaylarla, büyük beyinli insanlar ise fikirlerle uğraşır ve bunları kendilerine mesele edinirler.

Mesele ettiklerinize dikkat edin. Onlarla başa çıkamadığınızda gözünüzü değiştiremeyeceğinize göre, bakış açınızı değiştirin. Sorunun kaynağı olan insanları hayatınızdan çıkarmak da toptan bir çözüm yolu olabilir. Bazen sifonu çekmek gerekir.

Mesele sorunsalına en akılcı yaklaşımı sergileyen ise rahmetli Süleyman Demirel olmuştur. Meseleleri kendinize mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz diyerek konuyu özetlemiştir aslında.

Ne kadar zorlarsak zorlayalım, ne kadar tedbirli, temkinli, ya da mesele sahibi olursak olalım büyük resimde bir akış ve organizasyon mevcut. İsra Suresinde, biz insanın kaderini çabasına göre kıldık denmişse de, fazla tedbir de takdiri bozmuyor çoğu zaman. O yüzden, mesele yaratan değil, mesele çözen bakış açılıyla olumlu bakmamız gerekiyor hayata ve insanlara .Meseleler, biz  onu dert edindiğimiz sürece  can sıkıcıdır, değilse önemsizdir. Ölümden öte hiçbir mesele de çözümsüz değildir! Bunu kavradığınızda mesele ettiklerinizin aslında gerçek birer mesele olmadığını görecek ve hayattan daha çok keyif almaya başlayacaksınız! Toplum olarak nasıl daha iyi, nasıl daha ilerde oluruz, nasıl kalkınıp refah seviyemizi artırırız diye evrensel meselelerde buluşup konuştuğumuz günler görmek dileğiyle! Benim meselem de bu mesela!

Yeni Journal’da yayımlanan köşe yazıları, yazarların kendi görüşlerini yansıtmaktadır. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.