İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan Mert Vidinli, Dubai’de olduğunu doğrulayarak, kendisine atfedilen "insan pazarladığı" ve "yasaklı madde sattığı" yönündeki suçlamalara ilişkin iddiaları reddetti. Kendini "tutucu bir hayat tarzına sahip biri" olarak niteleyen Vidinli, söz konusu suçlamalarla ilgili olarak, "Hangi çağda yaşıyoruz? Kim kimi fuhuşa sürükleyebilir?" ifadelerini kullandı. Vidinli’nin çok yakında Türkiye’ye döneceği, ancak öncesinde kendisine yöneltilen suç isnatlarıyla ilgili hazırlık yaptığı öğrenildi.
Gazeteci Özlem Gürses, meslektaşı Barış Türkoğlu ile SZC TV’de sunduğu programda, hakkında yakalama kararı çıkarılan Mert Vidinli ile program öncesinde görüştüğünü söyledi. Gürses, Vidinli ile yaptığı görüşmede dile getirilenleri şöyle aktardı:
“Dubai’de olduğunu kendisi de doğruladı. Orada bir etkinlik için bulunduğunu söyledi. ‘Çok yakında Türkiye’ye döneceğim’ dedi. Ancak öncesinde, savcılık makamının kendisine yönelttiği suç isnatlarıyla ilgili bir hazırlık yaptığını belirtti. Bir dosya hazırladığını, pazartesi günü bu dosyayı gerekli yargı mensuplarına ve makamlara avukatları aracılığıyla sunacağını ifade etti. Oldukça uzun konuştuk; yarım saati aşkın bir görüşmeydi. Biraz da kendi hikâyesini paylaşmak istediğini söyledi.”
"Gittiği ülkelerde büyükelçilerle bir araya geldiğini, Ankara bürokrasisi tarafından tanındığını dile getirdi"
Vidinli’nin kendisine anlattığı hayat hikâyesini aktaran Gürses, şöyle devam etti:
“'Ben 40 yaşındayım. Ankaralı bir memur ailesinin çocuğuyum. Annemi 7 yaşındayken, ne yazık ki hava gazı zehirlenmesi sonucu kaybettim. O sırada ben de oradaydım. Şu anda 91 yaşında olan ve Ankara’da yaşayan babaannem beni büyüttü. Babam bir kamu bürokratıdır' dedi. 2007 yılında üniversite okumak için İstanbul’a geldiğini, eğlence hayatına meraklı olduğunu ve farklı bir yaşam tarzı benimsediğini anlattı. Bu nedenle uzun yıllar eğlence sektöründe, İstanbul’un birçok gece kulübünde çalıştığını ve yöneticilik yaptığını söyledi. Daha sonra büyük markalara ve lüks sektöre danışmanlık yapmaya başladığını belirtti. Kamu kuruluşlarına eğitim ve danışmanlık hizmeti verdiğini, bir bakanlık bünyesinde Sosyal Medya Sertifika Programı’nın tasarımını yaptığını söyledi. Gittiği ülkelerde büyükelçilerle bir araya geldiğini, Ankara bürokrasisi tarafından tanındığını dile getirdi.
Önce Aktüel, ardından Günaydın ekinde davetle ve telifli olarak yazılar yazmaya başladığını belirten Vidinli, sosyal medyada etki alanının giderek büyüdüğünü, sosyete, cemiyet ve magazin çevrelerini çok iyi tanıdığını, bu çevrelerdeki birçok isimle çalıştığını ve gece kulüpleri yönettiğini anlattı."
EspressoLab reklamı
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından boykot listesine giren EspressoLab’in reklamını yaptığı için tepki çeken Vidinli’nin bu konuya da değindiğini söyleyen Gürses, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Yaşam tercihleri nedeniyle okul hayatından itibaren her zaman ötekileştirildiğini söyledi. Daha sonra, ayrıntılarını paylaşmak istemediği romantik bir hikâye nedeniyle boykot edilen EspressoLab adlı markanın reklamını yaptığını, bu kapsamda bir fotoğraf çektirdiğini ve sonrasında bir ‘nefret objesi’ne dönüştüğünü ifade etti. Kendisi hakkında ‘insan pazarladığı’ ve ‘yasaklı madde sattığı’ yönünde iddialar ortaya atıldığını, bu iddialarla kariyerinin bitirildiğini ve ailesinin üzülmesine neden olunduğunu söyledi.”
"Dizi senaryosu" benzetmesi
Gürses, son olarak Vidinli’nin kendisine yöneltilen suçlamaları reddettiği ifadeleri paylaşarak şunları söyledi:
“Şu anda bir influencer toplantısı için Dubai’de bulunduğunu, ortamın biraz yatışmasını beklediğini belirtti. Aynı zamanda yargısal anlamda, savunma kapsamında bir hazırlık yaptığını ve bir dosya oluşturduğunu yineledi. ‘Hangi çağda yaşıyoruz? Kim kimi fuhuşa sürükleyebilir?’ diye sordu. Kendini ‘aşırı tutucu bir hayat biçimine sahip’ biri olarak tanımladı. Sürekli olarak hükümete ve iktidara yakın biri gibi kodlandığını, kendisi hakkında anlatılan hikâyenin neredeyse bir dizi senaryosu gibi olduğunu söyledi. ‘Ben o kişi değilim’ dedi. Yanında kimsenin olmadığını bu süreçte öğrendiğini ifade eden Vidinli, tüm bunların hesabını soracağını söyledi.”
Mert Vidinli hakkında İrem Sak, Danla Biliç, Mümine Senna Yıldız, Aleyna Tilki'nin gözaltına alındığı operasyonda gözaltı kararı alınmış, Vidinli'nin yurt dışında bulunduğunun tespit edilmesi üzerine hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.