Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşmasında, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek salonda hazır bulundu.
Tutuksuz sanık eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile diğer tutuksuz sanıkların büyük bir kısmı duruşmaya katılmazken, taraf avukatları salonda yer aldı.
Söz verilen Muhittin Böcek, hapishaneye gireli 367 gün olduğunu belirterek, kaçma ve delilleri karartma şüphelerinin hala üstünde görülmesinin kendisini üzdüğünü söyledi.
Geçen duruşmada heyet raporu ile ilgili talepleri olduğunu dile getiren Böcek, daha heyet kendisini çağırmadan basında "Böcek'in raporu çıktı" haberlerini gördüğünü anlattı.
Cezaevine girdiğinde 12 olan ilaç sayısının 25'e çıktığını, 17 kez hastaneye gittiğini ifade eden Böcek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kovid hastalığını en ağır şekilde geçirdim ama 1 gün dahi rapor almadım. Akciğerlerim mantar olmuş. 5 tane antibiyotik birden kullanıyorum. Hiçbir şekilde kamuyu zarara uğratmadım. Biz devlet terbiyesini aileden almaya başlarız. Hesabını veremeyeceğim hiçbir işin içinde olmadım. Dost bildiklerimizin yanlış yaptıklarını gördüm. Sağcı solcu, doğulu batılı demeden herkese eşit yaklaştım. Benim sağlık durumum ortadadır. Yaşamak istiyorum, tedavi olmak istiyorum. Suçum yoktur, herhangi bir kamu zararı yoktur. Merhametinize ihtiyacımız var. Tahliyemi istiyorum."
"Hakkımdaki iddialar iş, ticaret ve alışverişten ibarettir"
Sanık Mustafa Gökhan Böcek ise hakkındaki iddiaların hiçbirinin suç olmadığını savundu.
Soruşturma başladığında yurt dışında bulunduğunu, kendi iradesiyle gelip teslim olduğunu vurgulayan Böcek, "Bugün geldiğimiz noktada yaklaşık bir yıldır tutukluyum. Hakkımda gerçeği yansıtmayan ifadeler veriliyor. Bazı kişilerin iki hafta içerisinde defalarca ifade verdiğini gördüm. Babamdan 5 dakika olsa randevu talep edenlerin bugün hakkımda ifade verdiğini gördüm. Artık deliller toplanmış. Geldiğimiz noktada hakkımdaki iddialar iş, ticaret ve alışverişten ibarettir. Eşim tutuklu. Oğlum hayatının en önemli döneminde annesi ve babasından uzak kaldı. Bu nedenle hakkımda tüm deliller değerlendirildiğinde hukuki hiçbir fiil kalmamıştır. Tahliyemi talep ediyorum." diye konuştu.
Tanıklar dinlendi
Döviz bürosu çalışanı tanık G.E, tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek ve eski eşi Z.K'yi tanımadığını, döviz bürosuna gelip gelmediklerini bilmediğini öne sürdü.
Tanık S.E, gayrimenkul danışmanı olarak görev yaptığını belirterek, sanık eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın evinin satışı ile ilgilenmesi için kendisinden yardım istediğini, evin satışını Ankara'daki emlakçı arkadaşı aracıyla gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Mahkeme heyeti, açıkladığı ara kararında, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in, "delillerin henüz toplanmamış olması ve kaçma şüphesi" gerekçeleriyle tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Duruşma 8 Eylül'e ertelendi.
Soruşturma
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıkların zincirleme suç hükümleri kapsamında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlarından cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Muhittin Böcek'in "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması talep ediliyor.