Son günlerin popüler konusu, Istanbul  Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen hapis cezası, karar sonrasında yaşanan sarılmalar, mitingler, herkes kendi partisinin içişlerine baksın tarzında açıklamalar ile  gündem epey değişmiş durumda.

Geçen hafta altı yaşındaki kız çocuğuna evlilik adı altında yıllardır sistematik biçimde yapılan tecavüzü konuşuyorduk.

Tüm bu değişken gündem içerisinde unutturulmaya çalışılan ekonomik kriz, işsizlik ve asgari ücretin ne olacağı hususu sümenaltı edilmiş durumda.

Gelişmiş ülkelerde siyaset halkın çok da gündemine aldığı konular arasında yer almaz. Seçilmiş kişiler, görevli devlet memuru gibi edimini yasal sınırlar içerisinde ifa eder ve başarılıysa bir daha ki seçimlerde yeniden aday olup tekrar göreve getirilirler. Bizim gibi gelişmekte olan ya da az gelişmiş doğu toplumlarında ise siyaset ekmek su gibi gündelik hayatın bir parçasıdır. Lider odaklı siyasi partiler ve ölene kadar koltuğunu bırakmayan liderler, halka hizmet değil, daha çok o makamda bulunmakla halkına lütfeder gibi davranan seçilmişler, seçmenine  pek de umut verememektedir.

Bizde ki siyasetin amacı, derdi ekmek olan yoksulu, dar gelirliyi, emekçiyi  bu tür gündemle oyalamak, aklını meşgul etmek, düşünmesini, sorgulamasını önlemektir. Halk, kısır siyasi gündemle meşgul edilir, hep bir beklenti ile oyalanıp durdurulur. Gösterilir ama verilmez bişey.

Siyasetle meşgul olanların büyük çoğunluğunun ilk  gayesi kendi ikbali olmaktadır ne yazık ki. Sözümüz, ülkesini, halkını seven, mevki makam derdi olmayan güzel insanlara değil tabi ki. Her mevki ve makamdaki işini layıkıyla yapan, fedakar ve dürüst insanlar her zaman baş tacıdır. Sistem halen ayaktaysa bunu gerçekten ülkesine, milletine karşı sorumluluk duyan, her ne yapıyorsa en iyisini yapmaya çalışan ahlak sahibi güzel insanlar sayesinde ayaktadır.Temennimiz,  o güzel insanlar her görev yerinde, her işte hep olsun, çok olsun ki dünya hepimiz için  daha yaşanılır bir hal alsın.

Yargının siyasallaşması, kişilere ya da kurumlara göre yanlı karar vermesi, bir devletin sonunu getirecek çöküşün de başlangıcı demektir. Bizim bir hukuk insanı olarak savunduğumuz en temel husus adalettir bu yüzden. Adaletin bozulması, tuzun kokması demektir ki, bunun düşünülmesi bile çok acıdır maalesef.

Ekrem İmamoğlu hakkında verilen karar henüz kesinleşmemiştir. O yüzden hukuken şu aşamada bir sonuç doğurmamaktadır. Davanın açılış saiki, kararın siyasi yönünün olup olmadığı, Cumhurbaşkanlığı adaylığına dair etkileri her ağızdan, her programda komplo teorileriyle tartışılmaktadır.

Muhalefet ortak masa etrafında toplanmasına rağmen, sarılmalar, mitingler ya da herkes kendi işine baksın tarzında açıklamalarla seçmende güvensizlik ve bölünmüşlük izlenimi yaratmaktadır.        

Sayın Kılıçdaroğlu’nun demokrasiye saygısı varsa kimin aday olup olmayacağına dair baskıcı, yasakçı tutum sergilememesi gerekmektedir. İstanbul ve Ankara Büyük şehir belediye başkanları kendi partisinden olsa da yerel seçimler Millet İttifakı olarak kazanılmıştır. Bu husususun herkesçe gözetilmesi, beraberliğe zeval vermeyecek şekilde davranılması büyük önem arz etmektedir.

Zaman kişisel ihtiraslara kapılma zamanı değildir. Zaman birlik, bütünlük, iyilik ve güzel yarınlar vaat edebilme zamanıdır.

Sorun mevki, makam ve burda kimin olacağı değil, sorun beka sorunu, gelecek sorunu ve sistem sorunudur.

Hedef Türkiye’nin kalkınması, milli gelir düzeyinin artması, eşit ve adil bir gelir dağılımı, eğitim, sağlık, tarım, sanayi, turizm vd. tüm sektörlerdeki pozitif gelişme ile ihracatın artması, ekonomik ve sosyal gelişme ile en zirve de halkın mutlu olmasıdır.  Bu adımlara yönelik milli bir seferberlik ilan edilmesi en acil gündem olmalıdır.

Zaman, gemi  su alırken dümeni kim tutacak kavgası yapılacak zaman değildir. Zaman; aklın ve sağduyunun öne geçmesi gereken zamandır. Zaman ben değil biz mücadelesi verilmesi gereken zamandır.

Ayağa kalsa dizine gelecek suda yüzüyorum zannedenlerle okyanuslar aşılmaz. Büyük işler, büyük düşünen, ahlak sahibi, her türlü fedakarlıktan kaçınmayacak cesur insanlarca yapılır. Siyasetin kısır çekişmelerden arınması, memleket hayrına güzel işlerin yapılması ve güzel günler görmek dileğiyle!

Yeni Journal’da yayımlanan köşe yazıları, yazarların kendi görüşlerini yansıtmaktadır. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.