Oturumun açılışında konuşamn Numan Kurtulmuş şunları kaydetti:
''Vekalet savaşı adını verdikleri bu süslü terim acımasız emperyalist saldırıdır. Teröre karşı amasız fakatsız karşı durmak boynumuzun borcudur. Son terörist kalmayıncaya kadar değil terörün bu topraklardan atılana kadar teröre karşı kararlı mücadelemiz devam edecek. Teröre kimlerin destek verdiğini gayet iyi biliyoruz. Amaçları ülkeleri istikrarsızlaşmak, yeni devletler ortaya çıkarmak ve halkları birbirine karşı düşmanlaştırmaktır.

Tüm ülkeleri Türkiye'nin bu haklı mücadelesine destek olmaya çağırıyoruz. Teröristlerin esas amaçlarından biri de birliğimizi bozma. Gücümüzü özgürlükçü siyasetimize de borçlu olduğumuzu biliyoruz. Toplumsal huzurumuzu kimsenin bozmasına izin vermeyeceğiz. Terörün hayatımızın akışını bozmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye sorunlarını çözmeye muktedir devlettir. Terör belasını da yok edip tarihin çöplüğüne atacaktır. Terör belasını tüm unsurlarıyla yok edeceğiz.
Teröre imkan vermemek, propaganda gücünü de elinden almakla mümkündür. Kararlı mücadelemizin meşru siyaset zeminde sürdürülebileceğinin altını çizmek isterim. Siyasetin imkanlarını çoğaltacağız ama siyasetin imkanlarının suiistimal edilmesine de müsaade etmeyeceğiz.''

Bakan Güler'den açıklama
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler Meclis'te yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
''Sizleri MSB mensupları adına saygıyla selamlıyorum. Sözlerimin başında milletimizin güvenliği için şehadete ulaşan kahramanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Terörle mücadelede örgütlere ağır darbeler indirdik. Hareket kabiliyetini bitme noktasına getirdik. En büyük pay şehitlerimize ve gazilerimize aittir. Silahlı kuvvetlerimiz tehditleri sınırlarımıza dayanmadan bertaraf etmek için cansiperane mücadele vermekte. Spekülasyonlar oluşturulmakta. Kahraman Mehmetçiğin mücadelesine zarar verme amaçlı olduğu görülmektedir.
Stratejik ön görüden yoksun, bilinçsiz söylemlere de şahit oluyoruz. Yakın geçmişte yaşananları unutmuşa benziyorlar. Böyle hassas konuda birlik içinde olmak yerine acıların siyasi malzeme yapılması kabul edilemez. 2015 itibaren yurt içinde birçok bölgede PKK, YPG, DEAŞ saldırılarında artış yaşandı. Şu an orada olmasaydık örgütün sınırlarımıza saldırıları önceki gibi devam edecek, şehirlerimizde daha büyük bedeller ödeyecektik.''



