MAGAZİN DÜNYASINDA BİR TUTUKLAMA VE CEVAPSIZ SORULAR!

Instagram’da gezinirken bazen bir kare, insanın zihninde koca bir dosya açar.

Cihan Şensözlü’nün, nam-ı diğer ‘Cihanna’nın hesabına bakarken benim aklıma düşen soru da buydu:

Bu adam gerçekte ne iş yapıyor?

İstanbul’dan Paris’e…

Dubai’den Londra’ya…

Beş yıldızlı oteller, lüks restoranlar, pahalı markalar, özel davetler…

Bir hayat akıyor ekrandan.

Ama bu hayatın gelir kalemi ne?

Cevap olarak bize sunulan etiket şu: Influencer. Yani markalar adına paylaşımlar yapan, kampanyalara katılan, tanıtım yapan biri. Peki yetiyor mu? 18 yıllık gazeteci olarak şunu net söyleyeyim: Haftada bir magazin yazısı yazarak, bu şatafatlı hayat yaşanmaz, yaşanamaz. Mümkün değil.

Üstelik Şensözlü, savcılık ifadesinde mesleğini “gazeteci” olarak beyan etmiş. Şaka gibi…

Hürriyet’te, yakın arkadaşı Revna Demirören vesilesiyle yazdığı haftalık magazin yazısı, adeta bir meslek kalkanı gibi öne sürülmüş. Ama ortada hala cevabı olmayan bir soru var:

Asıl iş ne?

Şensözlü’nün sosyal medya hesabına baktığınızda şaşırtıcı bir tabloyla karşılaşıyorsunuz. Neredeyse poz vermediği “ünlü” yok.

Eski TFF başkanı…

Bazı siyasetçiler…

İş dünyasının ağır topları…

Sanat ve medya camiasının bilinen yüzleri…

Aynı karede, aynı masada, aynı davette… İnsan ister istemez şunu soruyor:

Bu kadar tanınmış isim, bu kadar rahat nasıl aynı objektife poz verebiliyor?

Kimse mi sormuyor?

Kimse mi merak etmiyor?

Cemiyet hayatı, bazen sorgulamayı sevmez.

Ama gazetecilik tam da bunu yapmak zorundadır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması, geçtiğimiz günlerde magazin dünyasına adeta bomba gibi düştü.

Soruşturma kapsamında çok sayıda ünlü ve ünsüz isim hakkında işlem yapıldı.

Bu isimlerden biri de Cihan Şensözlü oldu. Savcılık kaynaklarına yansıyan iddialar son derece ağır:

Uyuşturucu ticareti, organize ilişkiler..Bazı iş ve sanat dünyası mensuplarına kadın pazarladığı iddiası…

Altını kalın kalemle çizelim.

Bunların tamamı iddiadır.

Yargı süreci devam etmektedir. Ancak şu gerçek de göz ardı edilemez. Şensözlü, bu soruşturma kapsamında tutuklandı. Ve bir anda, Instagram’daki parlak filtrelerin yerini, soğuk adliye koridorları aldı.

Bir sosyal medya figüründen daha fazlası mı?

Bugün tartışmamız gereken yalnızca bir isim değil.

Bir düzen, bir algı, bir korunaklı alan. Sosyal medyada parlatılan hayatlar…

“Cemiyet insanı” etiketiyle meşrulaştırılan ilişkiler…

Gazeteci kartının, influencer sıfatının arkasına saklanan gerçekler… Bu ülkede artık şu soruları sormak zorundayız:

Kim, ne iş yapıyor?

Kim, kiminle ve neden yan yana geliyor?

Şöhret, sorgulanmazlık zırhı mı sağlıyor?

Masumiyet karinesi elbette esastır. Hukuk konuşacak, mahkeme karar verecek. Ama gazetecilik de susmayacak.

Çünkü bazen bir Instagram hikayesi, bir ülkenin görmezden geldiği karanlık ilişkiler ağını ele verir.

Ve biz gazeteciler, o hikayeye bakıp sadece “like” atmakla yetinemeyiz.

Soruyu sormak zorundayız:

Bu hayatın bedelini kim ödüyor?