SİYASET

Kurtulmuş: BM Güvenlik Konseyi mekanizması iflas etmiştir!

TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Yapısı itibarıyla dünyanın tamamını temsil etmeyen BM Güvenlik Konseyi aynı zamanda da artık hiçbir şekilde çatışmaları çözümleyecek, savaşları durduracak, barışı tesis edecek bir halde değildir. Bu mekanizma iflas etmiştir" dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Hem uluslararası metinlerin hem uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemin diplomasi alanındaki bir numaralı küresel ödevlerinin başında geliyor. Bunun için gayret sarf edeceğiz, mücadele edeceğiz." dedi.

Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 1. TBMM Binasında (Kurtuluş Savaş Müzesi'nde) düzenlenen "Ankara Diplomat Akademi Kampı"nın açılış dersinde konuştu.

Tarihi ve manevi değeri yüksek bir çatı altında gençlerle beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, TBMM'nin ilk binasında bulunduklarını, bu binada sadece bir Meclisin kurulmadığını, aynı zamanda binanın Milli Mücadele'nin harekat merkezi olduğunu söyledi.

Bu yıl 10'uncusunu gerçekleştirdikleri "Ankara Diplomat Akademi Kampı"nı değerli bulduğunu ifade eden Kurtulmuş, Anadolu'nun yedi bölgesinden ve çeşitli şehirlerinden gelen gençlerin geleceğe hazırlanması için düzenlenen bu programın önemini vurguladı.

Programın düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik eden Kurtulmuş, "Ben de bu programa katılmayı kendime bir vazife olarak telakki ediyorum. Burada hem tecrübelerimizi paylaşmak, hem Türkiye'nin bugünü ve geleceğine ilişkin fikirlerimizi mütalaa etmek bakımından bunun önemli bir imkan ve fırsat olduğunun farkındayım." dedi.

Dünyanın zor dönemlerden geçtiğini, her alanda tahmin edilemez büyük değişimlerin, dönüşümlerin yaşandığına dikkati çeken Kurtulmuş, ekonomide, siyasette, uluslararası ilişkilerde başka bir safhaya geçildiğini anlattı.

Önceden 20, 30 yılda gerçekleşen olayların şimdilerde birkaç ay gibi kısa bir sürede yaşandığının görüldüğünü anlatan Kurtulmuş, önemli ve yeni gelişmelere şahit olunacak bir döneme girildiğini dile getirdi.

Her zaman yeni, adil bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunu söylediklerini belirten Kurtulmuş, "Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek BM'de ilk söylediği andan bu yana bu konu dünya gündemine hızlı bir şekilde taşındı. 'Dün ne söylüyorlar acaba bunlar' diye bakanlar bugün ne kadar haklı tezleri dile getirdiğimizi anlamaya başladılar. BM kağıt üzerinde bir kuruluştan ibarettir, sadece bir binadan ibaret hale gelmiştir."

Gazze'deki soykırıma karşı ülkelerin defalarca bir araya geldiğini, toplanan BM Güvenlik Konseyi'nin, ABD'nin vetosu nedeniyle İsrail'e karşı eylem planını ortaya koyamadığını dile getiren Kurtulmuş, aynı durumun Rusya-Ukrayna Savaşı için de geçerli olduğunu dile getirdi.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapısı itibarıyla dünyanın tamamını temsil etmeyen BM Güvenlik Konseyi aynı zamanda da artık hiçbir şekilde çatışmaları çözümleyecek, savaşları durduracak, barışı tesis edecek bir halde değildir. Bu mekanizma iflas etmiştir. Sadece o değil, başta UNHCR olmak üzere, bugün yeni seçilen değerli Başkanı Barham Salih'i ağırlayacağız Ankara'da, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği olmak üzere, BM'nin neredeyse bütün kuruluşları da fonksiyonlarını icra edemez bir hale gelmiştir. Dolayısıyla karşımızda hiçbir şekilde çalışamayan, üzerine vazife olarak uluslararası sistem tarafından verilmiş konuları çözemeyen bir küresel sistem vardır. Bu sistem mutlaka yeni, adil, hakkaniyetli bir halde değiştirilmesi, dönüştürülmesi önümüzdeki dönemin en önemli meselelerinden birisidir ve inşallah sizler, genç Türk diplomatları olarak önümüzdeki dönemde bu süreçte çok büyük katkılarınız olacak, bu insani ödevin en önemli taşıyıcıları olacaksınız."

"Uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi gerekiyor"

Uluslararası sözleşmelerin neredeyse hiçbirisinin icra edilemediğini vurgulayan Kurtulmuş, "insanların eşitliği ve ülkelerin egemenlikte eşitliği" prensibini esas alan uluslararası bir sözleşme olmasına rağmen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin de asla uygulanamadığını söyledi.

Kurtulmuş, "Hem uluslararası metinlerin hem uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemin diplomasi alanındaki bir numaralı küresel ödevlerinin başında geliyor. Bunun için gayret sarf edeceğiz, mücadele edeceğiz." dedi.

"Her gün gözümüze sokulurcasına net bir şekilde ortaya konulan adaletsizlikler, hakkaniyetsizlikler var." ifadesini kullanan Kurtulmuş, Gazze'de yaşananları anımsattı.

Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Üç yıla yaklaşan bir sürede 75 bin kişinin öldüğü, hayattan koparıldığı, insanlık tarihinin gördüğü en önemli soykırımlardan, en ağır insani suçların işlendiği soykırımlardan birisine şahidiz ve maalesef insanlık bir şey yapamıyor. Şartları her gün ağırlaşan Gazze'deki masum ve mazlum halkın üzerine her gün kabus gibi İsrail'in saldırıları yoğunlaştırılıyor. Bir barış süreci olduğu iddia edilmesine rağmen maalesef soykırım bir şekilde devam ediyor ve bunun yanında şartların iyileştirilmemesi dolayısıyla da soğuktan, açlıktan çocuklar ve yaşlılar ölüyor. Böylesine ağır bir insani tabloya karşı da insanlık neredeyse kulaklarını, gözlerini kapatmış vaziyette bunu seyrediyor. Devletlerin, hükümetlerin büyük oranda sessizliğine rağmen bir taraftan da dünyada bizim insanlık cephesi dediğimiz buna seyirci kalmayacak ahlak ve hakikate bağlılık içerisinde olan milyonlarca insan İsrail'e karşı reaksiyonunu ortaya koyuyor."

Dünyanın yeni bir döneme doğru girdiğinin en hazin örneklerinden birisinin de Venezuela Devlet Başkanı'nın bir gece yarısı eşiyle birlikte yatağından alınıp derdest edilerek başka bir ülkeye götürülmesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "ülkelerin egemenliği, uluslararası hukukta yargılanmaların açık ve şeffaf bir şekilde olması" gibi temel hukukun ayaklar altına alındığını söyledi.

Tüm dünyada birkaç günlük magazin haber mahiyeti taşıyan bu önemli olayın maalesef dünyanın gündeminden de kalktığını dile getiren Kurtulmuş, "Artık bundan sonra dünyada kurala bağlı bir uluslararası sistem değil güce bağlı bir uluslararası sistem icra edilecek demektir. Yani kuralların, hukukun yerine orman kanunun geçerli olduğu bir döneme girilmekte olduğunun çok vahim bir uyarısıdır. Yine ABD'nin Grönland'ı tehdit etmesi ve başka bir egemen ülkenin topraklarında hak talebinde bulunması da aynı şekilde uluslararası sistemin ağır bir ihlalidir. Buna karşılık bu olayın sadece Birleşmiş Milletler sistemini zedelemenin ötesinde, bizim de içinde olduğumuz fevkalade önemli bir güvenlik ittifakı olan NATO'nun da temellerini çatırdatmakta olduğu aşikardır. Muhatabın da NATO üyesi olduğu bir ülkeye karşı böylesine bir tavrın ortaya konulması anlaşılmazdır." değerlendirmesini yaptı.

Bütün bu gelişmelerden, bundan sonraki süreçte gücün esas olduğu, güçlünün dediğinin geçerli olabileceği bir döneme girildiğinin anlaşıldığını dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede yaşanan güç mücadelelerine dikkati çekti.

Kurtulmuş, "Türkiye'nin çok güçlü olmaktan başka bir çaresi yoktur. Bu bölgede başkalarının insafına, başkalarının tezlerinin parantezi olmaya Türkiye kendisini terk edemez. Güçlü bir şekilde kendi yönünü kendi belirleyen ve kendi kurallarını kendi koymaya çalışan bir ülke olmak mecburiyetindeyiz." dedi.

Bu alanda atılan adımları iftiharla takip ettiklerini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin güçlü olmasından kastının sadece askeri ve ekonomik güç olmadığını, en büyük gücünün bunlarla birlikte toplumsal gücü, toplumsal bütünlüğü, birlik ve beraberliği, kendi kültürel değerleri üzerinde kendi ayakları üzerinde yükselebilme kabiliyeti olduğunu söyledi.