CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanması beklenen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yürütülmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, hazırlanacak yasanın hukuk devleti ilkelerine dayanması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, "Sürecin tüm aşamaları bundan sonra da Türkiye Büyük Millet Meclisi merkezli yürütülmelidir. Çerçeve yasa, açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalıdır. Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir. Üniter yapı ve egemenlik ilkesi korunmalıdır." ifadelerini kullandı.
"CHP'nin Kürt sorunu konusundaki yaklaşımı yeni değil"
Kılıçdaroğlu, CHP'nin Kürt sorununun çözümüne ilişkin geçmişten bu yana hazırladığı raporları hatırlattı.
1989 yılında Sosyal Demokrat Halkçı Parti'nin (SHP) hazırladığı "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Sorunu" raporunun dönemi açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, o dönemde Kürt kimliğinin tanınması ve anadil üzerindeki yasakların kaldırılması yönündeki önerilerin yoğun eleştirilere rağmen savunulduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, daha sonra kurulan DYP-SHP koalisyonu döneminde dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ile SHP Genel Başkanı Erdal İnönü'nün Diyarbakır'da yaptığı "Kürt realitesini kabul ediyoruz" açıklamasının Cumhuriyet tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
"2013'te de Meclis'i işaret ettik"
CHP'nin 2013 yılında başlatılan çözüm sürecine de destek verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, o dönemde sürecin kapalı kapılar ardında değil, TBMM çatısı altında yürütülmesi gerektiğini savunduklarını söyledi.
2020 CHP Kurultayı'nda da Kürt sorunu dahil tüm toplumsal sorunların demokrasi temelinde ve TBMM öncülüğünde çözülmesini benimsediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, bugün gelinen noktada çözüm adresi olarak Meclis'in gösterilmesini olumlu bulduklarını belirtti.
"Çözüm dört temel ayağa dayanmalı"
Kılıçdaroğlu, kalıcı bir çözümün dört temel unsur üzerine kurulması gerektiğini ifade ederek şu başlıkları sıraladı:
- Terör örgütünün doğrulanabilir ve geri dönüşü olmayacak şekilde silahsızlanması ve örgütsel yapısını tamamen sona erdirmesi,
- Türkiye'deki tüm yurttaşları kapsayan demokratik ve hukuki reformların hayata geçirilmesi,
- Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıları da kapsayacak bölgesel güvenlik düzenlemelerinin oluşturulması,
- Dış aktörlerin vekil yapılar üzerinden Türkiye'ye müdahalesini engelleyecek egemenlik stratejisinin geliştirilmesi.
"İç barış hukuk ve demokrasiyle sağlanmalı"
Türkiye'nin hem güvenlik politikalarını hem de toplumsal barışını hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde inşa etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun dış müdahalelerle değil, Türkiye'nin kendi demokratik kurumları, hukuku ve Meclisi aracılığıyla çözülebileceğini söyledi.