GÜNDEM

Kandil'den İmralı ziyareti talebi: Gitmemiz gerekiyor!

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, çözüm sürecine ilişkin açıklamasında Türkiye’nin yaklaşımının kendilerinde kuşku yarattığını söyledi. Bayık, “KCK’nin de İmralı’yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Apo’nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Kürtçe yayın yapan Nuçe TV’ye Kandil Dağı’nda verdiği röportajda çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’u eleştiren Bayık, yasanın kendi talepleri doğrultusunda hazırlanmadığını savundu. Bayık, “Türkiye devleti bu yasayı daha çok kendi çıkarlarına göre çıkardı, bizim taleplerimize göre değil” dedi.

“Önemli olan Öcalan’ın süreci yürütebilmesi”

Bayık, çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’a gerekli koşul ve imkanların sağlanması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

Bizim açımızdan önemli olan, Apo'ya bu süreci yürütebilmesi ve başarıya ulaştırabilmesi için şartların ve imkanların sağlanmasıdır. Çıkarılan bu yasada Kürt sorununun çözümünün temelleri bulunmuyor. Önder Apo, Kürt sorununu masa başında çözmek istiyor. Bahçeli bazı açıklamalar yaptı, bu konuya resmiyet kazandırdı. Bu bizim için önemlidir. Eğer Önder Apo'nun önünü açarlarsa ve çalışmasına izin verirlerse, bu süreci başarıya ulaştırabilir.

“KCK’nin de İmralı’yı ziyaret etmesi gerekiyor”

Bayık, sürecin yeni bir aşamaya girdiğini ve bundan sonra siyasi ve hukuki alanda somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Gazetecilerin, danışmanların, siyasetçilerin ve akademisyenlerin Öcalan ile görüşmesi gerektiğini belirten Bayık, Kürt ve Türk toplumlarında oluşan kaygıların bu görüşmelerle giderilebileceğini savundu.

Bayık şöyle konuştu:

Yasa Meclis'e girene kadar bazı çalışmalar yapıldı. Özellikle Apo bu çalışmaları yürüttü. Bunun üzerine yasa çıktı. Konuşmalardan daha çok, siyasi ve hukuki alanda pratik adımların atılması gerekiyor. Bu yeni bir aşama. Bu aşamada hem siyasi hem de hukuki anlamda pratik adımlar atılması gerek. Yasa bu adımı hazırladı. Gazeteciler ve danışmanlar Apo ile görüşmeye gitmeli. Apo Türkiye toplumuna seslenirse oluşan kaygılar ortadan kalkar. Bazı siyasetçilerin ve akademisyenlerin de İmralı'ya gitmesi gerekiyor. Bunların önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi gerekiyor. Kürt ve Türk toplumunda çok fazla kuşku var. Apo'nun hitabı bu kuşkuları ortadan kaldırır. Türkiye'nin yaklaşımı bizde de kuşkular oluşturuyor. KCK'nin de İmralı'yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Apo’nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu doğal bir şey. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez.

“Öcalan özgür olmazsa silahları bırakmayız”

Bayık, silahsızlanma ve örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü konusunda ise Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü ve demokratik siyaset yapma hakkını koşul olarak öne sürdü.

Bayık, Türkiye’deki mevcut hukuki ve siyasi uygulamaların değişmesi gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz. Eğer silah bırakacaksak demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkımızın olması gerekiyor. Aynı zamanda yasaların değiştirilmesi gerekiyor. Türk hukukunda Kürtler yok. Değişiklik yapılmazsa Kürtlerin her türlü baskı altına alınması ve yok edilmeye çalışılması devam edecektir. Türkiye bu zihniyetle devam ederse zarar görecektir. Türkiye devletine güvenimiz yok ve kuşkuyla yaklaşıyoruz. Kayyımlar devam ediyor. Şimdiye kadar siyasi tutuklular serbest bırakılmadı. Aralarında birçok hasta da bulunuyor. Cezaevlerinin boşaltılması gerekiyor. Terör listesinden de şimdiye kadar kimse çıkarılmadı. Eski siyasetten değişen bir şey yok. Bundan kaynaklı kaygılar var. Bu kaygıların ortadan kalkması için somut adımların atılması gerek. Her şeyi silah bırakmaya sıkıştıran bir anlayış var.

Mazlum Abdi’nin Şara’nın danışmanlığını eleştirdi

Bayık, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın danışmanlığı görevini kabul etmesini de değerlendirdi.

Abdi’nin daha önce herhangi bir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını söylediğini hatırlatan Bayık, bu tutumun yerinde olduğunu savundu.

Bayık, Abdi’nin Şara’nın danışmanı olmasını ise şöyle değerlendirdi:

Mazlum Abdi, hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını söyledi. Bu açıklaması yerindeydi. Ancak son dönemde Şara'nın danışmanı oldu. Eğer Kürtler adına olsaydı, o zaman sorun olmazdı. Mevcut eleştiriler yerindedir. Biz de eleştiriyoruz; çünkü kabul etmemesi gerekirdi. Şara’nın Kürtlere ihtiyacı var. Ancak Kürtler birbirlerine dost olursa dostları olur. Bunun dışında, 'Bu Kürtlerin dostudur’ diyebileceğimiz bir güç yoktur. Ancak bu, ilişkiler kurmadığımız anlamına gelmez.