Kamu Başdenetçisi Malkoç, üniversitelilere iki yabancı dil öğrenilmesini önerdi.

Dicle Üniversitesinde konuşmacı olarak düzenlenen programa katılan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, üniversite öğrencilerine en az iki yabancı dil öğrenmeleri konusunda tavsiyelerde bulundu.

AW751164_01

Dicle Üniversitesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu işbirliğinde Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un konuşmacı olarak katıldığı "Ombudsmanlık ve Türkiye'nin 2023 Hedefleri" konulu konferans düzenlendi.

Kurumlarda kahvaltı sofrası istemiyoruz! Kurumlarda kahvaltı sofrası istemiyoruz!

Rektör Prof. Dr. Mehmet Karakoç’un açılış konuşmasının ardından Başdenetçi Şeref Malkoç verdiği konferansta Kamu Başdenetçiliği Kurumunun çalışmaları ve görev alanları ile Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerini anlattı. Ombudsmanlık kavramı, kurum işleyişi ve Türkiye'nin 2023 hedefleri gibi konuların konuşulduğu konferans, öğrencilerimiz tarafından büyük ilgi gördü.

AW751164_02

Konuşmasının son bölümünde öğrencilerle soru-cevap yapan Malkoç, 2023 Türkiye’sinde yabancı dilin önemine dikkat çekerek, öğrencilere en az iki yabancı dil öğrenmeleri konusunda tavsiyelerde bulundu.

Konferans sonrası Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’a Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karakoç tarafından teşekkür belgesi ve hediye takdimi yapıldı.
15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen törene Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karakoç, rektör yardımcılarımız, genel sekreterimiz, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Cezaevinde inceleme

Çeşitli temaslarda bulunmak için Diyarbakır’a gelen Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, işkencelerin baş yapıtı olarak bilinen Diyarbakır Cezaevi'nde incelemelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla müzeye dönüştürülecek olan cezaevini gezdikten sonra açıklamalarda bulundu.

Dünyada tarihe tanıklık eden mekanlardan birinin de cezaevleri olduğunu söyleyen Malkoç, “Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tarihe tanıklık eden cezaevleri vardır. Bunlardan birisi Yassıada'dır. Diğeri Ankara'daki Ulucanlar veya Mamak diye isimlendirilen cezaevidir. Bir diğeri de önünde, içinde bulunduğumuz Diyarbakır Cezaevi'dir. Türkiye'de son yıllarda anayasada ve yasalarda yapılan değişikliklerle hak ve özgürlüklerin alanı genişletilmiştir. Bu anlamda Cumhurbaşkanımız büyük bir öncülük yapmıştır. Aynı şekilde cezaevlerinde veya karakollarda veya diğer mekanlarda da işkenceye sıfır tolerans tanınarak kötü muamele, işkence ve benzeri yanlışlıklarında önüne geçilmiştir" dedi.

"İçinde bulunduğumuz Diyarbakır Cezaevi bölgede ve Türkiye'de kötü şöhretiyle damgasını vurmuş bir yerdir" diyen Malkoç, "Birçok anne, baba, kardeş, evlat yüreği yanarak burayı hatırlamaktadır. Burada çok acılar çekilmiş, sıkıntılar çekilmiş. Hukuk dışı çok eylemler ve işlemler yapılmıştır. Bunlar zihinlerde taze, yüreklerde acı olarak hala saklanmaktadır. Ancak önemli olan bunlardan ders çıkarmaktır. İşte geçen hafta Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır ziyaretinde ifade edildiği gibi yakın tarihimizden ders çıkarılarak bu cezaevi müzeye dönüştürülmüş. Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilmiştir. Biz Kamu Denetçiliği Kurumu olarak Diyarbakır ziyaretinde geçmişin kötü hatıraları bulunan bu yerin müzeye çevrilmesini memnuniyetle karşıladık ve ziyaret edelim dedik. Umut ediyorum kısa zamanda burası müzeye dönüşür. Türkiye'de bundan sonra da hiçbir zaman cezaevi veya diğer yerlerde böyle kötülükle anılacak yerler, müesseseler, isimler olmaz” dedi.

“Zihinlere kazılan önemli bir olaydır”

Bakanların ve başbakanların şehit edildiği Yassıada ve Ulucan Cezaevleri'nin de müzeye dönüştürüldüğünü söyleyen Malkoç, “Ulucanlar Cezaevi de aynı şekilde olmuştur. Bunlar bir bakıma geçmişte kamu gücü kullananların, kamu görevlilerinin yaptıkları yanlışlıktan, yaptıkları hukuksuzluklardan nedamet duymak, pişmanlık duymak, kalan yaraları tamir etmek, onarmak. Bundan sonra da Türkiye'de bir daha böyle şeylerin olmaması için zihinlere kazılan önemli bir olaydır. Biz Kamu Denetçiliği Kurumu olarak bundan çok memnunuz. Şuna inanıyoruz ki, cumhuriyetimizin yüzüncü yılı tamamlanıyor. Çok tecrübeler yaşadık, acı tatlı tecrübeler, farklı olaylar yaşadık" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bu tür şeyler olmayacağını ifade eden Malkoç, sözlerini şöyle tamamladı: "Kötü muamele, işkence, hukuksuzluk olmayacaktır. Bunun için de bizim gibi kurumlar vardır. Bu anlamda çok sayıda çalışan sivil toplum örgütleri vardır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve hakkaniyet üzerinde yükselecektir. Eğer hukukun üstünlüğü, hakkaniyet, adalet, egemen kılınırsa Türkiye'nin huzuru, refahı artacaktır. Türkiye dünya milletler ve devlet yarışında insan hakları açısından, demokrasi açısından, ekonomik gelişmiş açısından da hak ettiği yeri alacaktır. Başsavcımıza, komisyon başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Buranın müzeye dönüşmesinde başta Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza, Kültür Bakanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”