"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 21. duruşması başladı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, reklamcı tutuklu sanık Esma Bayrak savunma yaptı.

Sanık Bayrak, dijital reklam ajansı sahibi olduğunu, "İstanbul Hanem" uygulamasını ilk kez iddianamede gördüğünü belirterek, "İstanbul Senin" uygulamasının hiçbir teknik aşamasında yer almadığını söyledi.

Yıllar içerisinde doğrudan ya da reklam hizmeti alan ajanslar aracılığıyla dijital reklam danışmanlığı verdiğini anlatan Bayrak, iddianamede "iletişim çadırı" olarak geçen, farklı paydaşların iletişim için koordine olduğu birimde fiziksel olarak bulunduğunu dile getirdi.

Özel: Yargıya güven düştükçe Türkiye'de yatırım azaldı!
Özel: Yargıya güven düştükçe Türkiye'de yatırım azaldı!
İçeriği Görüntüle

Bayrak, "Bulunmam da gerekliydi çünkü sosyal medya dediğiniz zaman reklamcılıkta riskli bir alandır. Reklama çıkarsınız, metinde, logoda bir sıkıntı olsa anında ekran görüntüsü alıp linç yersiniz. Yani böyle riskli bir alandan bahsediyoruz. Bu iletişimlerin yoğun olduğu dönemlerde onay süreçleri çok hızlı ilerlesin, hiçbir sıkıntı yaşanmasın diye orada bulunurdum." ifadelerini kullandı.

İBB ve iştiraklerinin çok sayıda icraatı olduğunu aktaran Bayrak, kesintisiz devam eden süreçlerde ister istemez işinin gereği fiziksel olarak bulunmak zorunda kaldığını belirtti.

Dijital reklamcılık yaptığını, gelişen teknolojiyle oturduğu yerden ekranlara reklam verebilecek teknolojiye sahip olduğunu anlatan Bayrak, "Kültür AŞ'ye kendi yetkinliğime güvenerek gittim, kimsenin referansıyla gitmedim. Ayrıca, Kültür AŞ yabancı olduğum bir kurum değildi çünkü ben etkinlikleriyle ilgili sosyal medya reklamlarında yer almıştım." dedi.

Kendisiyle ilgili örgüt üyeliği suçlamasının iki kişinin soyut beyanları yüzünden dosyaya eklendiğini öne süren sanık Bayrak, el konulan dijital materyallerde bu 12 senelik üretiminin yer aldığını, kendisinin sadece İBB iştiraklerine iş yapan bir ajans olmadığını kaydetti.

İddianameyi okuduğunda neyin suç olup olmadığını ekstra sorgulamaya başladığını dile getiren Bayrak, iddianamede mail gönderilmesinin suç olarak değerlendirildiğini savundu.

Sanık Bayrak'ın savunmasını tamamlamasının ardından duruşmaya ara verildi.