GÜNDEM

İmamoğlu davasında kritik savunma

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık İBB Emlak Yönetim Daire Başkanı Kağan Sürmegöz'e, "Hakan Karaköse'nin beyanı var. ‘Emniyette ve cezaevinde CHP ve Kağan Sürmegöz tarafından avukatlar üzerinden konuşmamam yönünde baskı ve tehdide maruz kaldım’ şeklinde. Siz üçüncü şahıslar üzerinden bir baskı yaptınız mı?" sorusunu sordu.

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 56. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada sanıkların, mal varlıkları ve emekli maaşları üzerindeki tedbirlerin kaldırılması talebine yönelik değerlendirme yapan mahkeme, tüm sanıkların emekli maaşları üzerindeki tedbirlerinin mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı gözetilerek kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca bir kısım sanıkların taşınmazlarının üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasına da hükmetti.
Duruşmanın 56 oturumunda sanık Kağan Sürmegöz’ün savunmasına geçildi. Sürmegöz hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, İBB Emlak Yönetim Daire Başkanı olduğu, örgüt içerisinde hem örgüt yöneticisi Fatih Keleş hem de Murat Ongun’un hiyerarşisi altında bulunduğu belirtilmişti. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından düzenlenen tevdi raporunda diğer sanıkların yetkilisi olduğu usulsüz ihalelerde, muvazaalı sözleşmeler imzalanmasında ve hileli ecrimisil tahsilatlarında Sürmegöz’ün sorumluluğunun bulunduğuna dair hususların yer aldığı da iddianamede aktarılmıştı.

"Gizli bir iletişim ya da kişisel menfaat asla söz konusu olmamıştır"
Sürmegöz savunmasında, "2022 yılında Emlak Daire Başkanlığı makamı boşaldı ve daire başkanlığı içerisindeki 16 yıllık tecrübem dikkate alınarak atamam gerçekleşti. Görev sürem boyunca sadece vatanımın ve milletimin menfaatine çalıştım. Hakkımda böyle örgüt isnadıyla bağdaştıracak hiçbir şekilde bir talimat süreci, gizli bir iletişim ya da kişisel menfaat asla söz konusu olmamıştır. Bizim bağlı bulunduğumuz tek yer İstanbul Büyükşehir Belediyesi'dir. Dava konusu iddiaları daha önce iddianamede ek olarak sunulan tevdi raporunu hazırlayan aynı mülkiye müfettişi tarafımıza yöneltmişti. 2022 yılında bu süreci mülkiye müfettişi beyefendiyle yürüttük. Birçok sorular sordu, akabinde de sıralı amirlerle beraber, Ekrem İmamoğlu ile beraber soruşturma izni verilmesine karar verdi. Biz de Danıştay'a karşı dava açarak kendimizi anlatmaya çalıştık. İddianamede doğrudan yer verilen eylemler ve benzer hususlara karşı Danıştay da etraflıca bir değerlendirme yaptı ve tarafımızı haklı görerek de bu soruşturma iznini kaldırdı. Danıştay kararını okuyun, zaten tüm cevapları aslında bulacaksınızdır. Bizim için çok kıymetli bir karardı" ifadelerini kullandı.

"Yalan söylemiştir"
Sanığın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı tarafından sanık Sürmegöz’e "Selman Narman’ın beyanı var. ‘Belediyenin ihale hazırlık aşamasından önce ve özellikle ihale şartnamelerinin hazırlık sürecinde o dönem reklam müdürü olan Kağan Sürmegöz ve Serdal Taşkın'ın gerek şartnamelerle ilgili gerek muhammen bedellerle ilgili defalarca görüştüklerini, hatta ihale yapıldıktan sonra teknik şartnamede bazı maddelerin Serdal Taşkın ve Kağan Sürmegöz tarafından değiştirildiğini biliyorum’ diye" şeklindeki ifade okundu. Sanık Sürmegöz ise, "Ben Selman Narman’ı hiçbir şekilde tanımıyorum. Benim odama girdiğini falan da söylemişti yanlış hatırlamıyorsam. Tamam kapımız açıktır sonuna kadar herkese ama ben o arkadaşla hiçbir şekilde görüştüğümü hatırlamıyorum. Biz teknik şartnameleri hiçbir şekilde ihale yapılmadan önce hiçbir şirketimizle görüşmeyiz. Yalan söylemiştir" şeklinde yanıt verdi.
Hakan Karaköse'nin "Konuşmamam yönünde baskı ve tehdide maruz kaldım" iddiasını cumhuriyet savcısı da sanığa sordu. Savcı, "Sizin İBB'deki pozisyonunuz hakkında birtakım beyanlar var. Yakup Öner ayrıntılı beyanlarında sizin Murat Ongun'un adamı olduğunuzu ve Murat Ongun'un reklam konusunda hakim olmak için sizi bu göreve getirdiğini ifade etmiş. Yine Hakan Karaköse beyanlarında sizin usulsüz işlemler yaptığınızı iddia ederek, bu usulsüzlüklere karşı Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı'nın göz yummaması sebebiyle Murat Ongun vasıtasıyla Murat Yazıcı'nın görevden alındığı beyan edilmiş. Murat Yazıcı'nın görevden alınma süreciyle ilgili bir dahliniz var mı?" sorusunu yöneltti.
Tutuklu sanık Kağan Sürmegöz, "Hiçbir şekilde olamaz. Murat Yazıcı Bey benim üstümdür. Burada beni dinleyecek de kimse olmaz. Kendi beyanları da var. Bu sürecin böyle olmadığını kendisi de beyan etmiş zaten. Hiçbir şekilde üstümüzü bırakın, altımızı bile görevden aldıramayız" yanıtını verdi.
Cumhuriyet savcısı ardından sanığa, "Hakan Karaköse'nin beyanı var. ‘Emniyette ve cezaevinde CHP ve Kağan Sürmegöz tarafından avukatlar üzerinden konuşmamam yönünde baskı ve tehdide maruz kaldım’ şeklinde. Siz üçüncü şahıslar üzerinden Hakan Karaköse'ye herhangi bir haber veya bir baskı yaptınız mı?" sorusunu sordu. Sanık Sürmegöz soruya, "İlk başta tutuklandığımda Paşakapısı Cezaevi'ne gönderildim. Benim arkadaş listemde Hakan Karaköse vardı. Geldi karşımda, camın arkasından onunla konuşuyoruz. Karşımda ağlıyordu. ‘Biz bütün dosya hazırlıklarımızı hazırlayıp sizin için itiraz dilekçesine de yardımcı olacağız’ diyordu. Sonra kendisi tutuklandı, içeriye girdi. Ben kimseyi göndermedim. Benim zaten partiyle irtibatım da yok. Bana da gelen olmadı. 10 yıl birlikte çalışmışız. Yani niye baskı kurayım, isterse konuşsun ki konuştu. Biz bir şey mi dedik? Yalanları söylemiş" cevabını verdi.
Duruşma sanık avukatının savunması ile sürüyor.