İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasının dördüncü günü Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde devam edecek. Dava, İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasından yaklaşık bir yıl sonra 9 Mart’ta görülmeye başlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'yla birlikte 107 sanığın tutuklu bulunduğu davayı “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” iddiasıyla açtı. İddianamede İmamoğlu'na “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu’na muhalefet” suçlamaları yöneltiliyor.
İmamoğlu’nun bu suçlardan toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Dilek İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu adliyede
İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu, adliyeye geldi. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da adliye önünde konuşma yaptı ve "Bugün, Silivri'de Silivri Cezaevi'nin içerisinde bulunan duruşma salonlarına geldik. Yani duruşmasına geldik. İBB duruşmasının dördüncü günündeyiz.
Şimdi benim buradaki adliyeye girmem için, dikkat ederseniz, adliye dedikleri cezaevi kampüsü içerisinde. Şurada birinci bariyer.
Geliyorum, karşımda ikinci bariyer. Ve diyorum, karşımda üçüncü bariyer. Geliyorum. Gelin şöyle gösterelim. Millet de görsün.
Şu dördüncü bariyer. Şu beşinci bariyer. Şu altıncı bariyer. Buradan içeri giriyorum. Burası içeri ve içeride de aynı bariyerler var. Şurayı da bir gösterelim. Şöyle kamuoyuna şöyle açık ve net. Bu bariyerlere de bakın. Yani daha açık açık. Şöyle kapatmayalım. Şöyle şöyle açık. Tam net görünsün. Burası işte, duruşma salonu diyorlar, adliye diyorlar. Burası aslında adliye maddiye, filan değil. Bal gibi cezaevi kampüsü. İşte burası, burada açık yargılama olur mu? Yani eğer bir suç varsa bırakın millet görsün. Eğer bir haksızlık varsa da bırakın millet görsün. Burada tüm şey, olaylar şeffaf bir vaziyette milletin gözünün önünde olsun. Yani burası böyle demir yığının olduğu bir adliye dünyada var mı? İşte bu dünyada bir ilk.
Bunun adına açık yargılama diyorlar. Bunun adına adil yargılama diyorlar. Bunun adına diyorlar ki, 'Efendim güvenin, adalet tecelli edecek'. Adalet şeffaf olmalı. Hukuk devletinde yargılamalar adil olmalı. Hukuk devletinde yargılamalar tarafsız, bağımsız yargı tarafında olmalı" dedi.
Ümit Polat ve Fatih Yağcı savunma yapacak
Duruşma bugün Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat ve Ağaç AŞ çalışanı Fatih Yağcı'nın savunmasıyla devam edecek.