ABD Merkez Bankası (Fed), Çarşamba günü faiz oranlarını sabit tuttu; ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş küresel ekonomiyi sarsarken petrol fiyatlarını da hızla yükseltti.
İlk saldırıların üzerinden iki hafta geçerken, kurşunsuz benzin ve dizel yakıt fiyatları petrol maliyetlerindeki artışla birlikte sert şekilde yükseldi.
Fed, yayımladığı açıklamada, “Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkileri belirsiz” ifadelerine yer verdi.
NBC'nin haberine göre Powell, Washington’daki basın toplantısında, “Kısa vadeli enflasyon beklentilerine ilişkin göstergeler son haftalarda yükseldi; bu durum büyük olasılıkla Orta Doğu’daki arz kesintilerinin neden olduğu petrol fiyatlarındaki ciddi artışı yansıtıyor” dedi.
"Yükselen enerji fiyatları enflasyonu yukarı itecek güçte"
Powell şöyle devam etti:
“Daha yüksek enerji fiyatları genel enflasyonu yukarı itecek, ancak ekonomiye olası etkilerin kapsamı ve süresi hakkında konuşmak için henüz çok erken”
Fed’in politika faizi için hedef aralığı yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 seviyesinde kalmaya devam ediyor. Bu oran bankaların birbirlerine gecelik borç verirken ödediği maliyeti belirler, ancak tüketici kredileri dahil geniş bir faiz yelpazesini etkiler.
Fed yetkilileri ayrıca yeni Ekonomik Projeksiyonlar Özetini yayımladı; buna göre 2026 yılında bir faiz indirimi ve 2027’de bir indirim daha öngörülmeye devam ediliyor.
Faiz patikasına karar veren Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyeleri, çekirdek enflasyonun yıl sonunda yüzde 2,7’ye ulaşacağını öngörüyor; bu oran Aralık tahminine göre hafif yukarı yönlü revize edildi.
Ayrıca ABD ekonomik büyümesinin, yani GSYH’nin, bu yıl yüzde 2,4 olacağını öngördüklerini ve bunun önceki tahmine göre 0,1 puan daha yüksek olduğunu belirttiler.
Ancak Powell, enerji şokunun nasıl gelişeceğinin henüz net olmadığını vurguladı. “Gerçekten vurgulamak istediğim şey şu: Kimse bilmiyor” dedi.
Faizlerin sabit tutulmasına karşı oy kullanan tek yetkili, Başkan Donald Trump’ın adayı Stephen Miran oldu; Miran 0,25 puanlık indirim talep etti.
Fiyat şoku
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasının ardından, İran kısmen Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alarak karşılık verdi; bu boğaz Orta Doğu petrolü için kritik bir geçiş hattı.
Bunun ardından ham petrol fiyatları hızla yükseldi. Benzin fiyatları da kısa sürede aynı yönde hareket etti.
Çarşamba itibarıyla ABD’de ham petrol fiyatları yüzde 40’tan fazla arttı ve ortalama kurşunsuz benzin fiyatı savaşın başlangıcından bu yana galon başına 75 centten fazla yükseldi.
ABD’nin iç tedarik zincirinde gemileri, kamyonları ve trenleri çalıştıran dizel yakıtın fiyatı Salı günü galon başına 5 doların üzerine çıkarak 2022’den bu yana ilk kez bu seviyeyi aştı.
Sadece petrol ve gaz fiyatları değil; jet yakıtı ve konut ısıtma yağı maliyetleri de sert yükseldi.
İş gücü piyasası kırılgan yapıda
Bu sırada Amerikalı tüketiciler zaten yüksek yaşam maliyetlerinden dolayı rahatsız. Şirketlerdeki toplu işten çıkarmalara ilişkin haber başlıkları da iş gücü piyasasının kırılgan olduğu algısını güçlendiriyor.
Powell, “Son birkaç yıldaki enflasyon performansının ve bir dizi şokun zaman içinde elde ettiğimiz ilerlemeyi nasıl kesintiye uğrattığının farkındayız” dedi ve şöyle devam etti:
“İnsanların yeniden kendini iyi hissetmesi için birkaç yıl boyunca pozitif, reel gelir artışlarına ihtiyaç olacak. Sigorta gibi hâlâ fiyatların yükseldiği alanlar var; çeşitli sigorta türleri giderek daha pahalı hale geliyor ve bu, fiyatlara yansıması zaman alan enflasyon baskılarının bir sonucu”