Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni ile üniversitenin 16 Eğitim ve Yurt Binasının Toplu Açılış Töreni'nde konuştu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Baharın habercisi olan bu güzel havada Fatih'in emaneti Aziz İstanbul'umuzda sizlerle bir araya gelmekten memnuniyet duyuyorum. Sizlerin vasıtasıyla İstanbul'umuzun 39 ilçesindeki 16 milyon vatandaşımızın her birine buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Törenimizi teşrif ederek sevincimize ortak olan siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyor, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.
Sözlerimin hemen başında artık yavaş yavaş veda etmeye hazırlandığımız Ramazan-ı Şerif'inizi tebrik ediyorum. Rahmet ve bereket halkasının dalga dalga yayıldığı bu mübarek günlerin ülkemize, milletimize ve İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bizleri huzur ve afiyet içinde Ramazan Bayramı'na da eriştirmesini ve bu niyazımızı Cenab-ı Allah'tan özellikle temenni ediyorum.
Tıp tarihimize çok önemli katkılar yapan hekim, ressam ve tezhip üstadı merhum Ahmet Süheyl Ünver bir yazısında bakın ne diyordu. "Türkler bir Ramazan medeniyeti kurmuşlardır. Ve onu İstanbul'da tecessüm ettirmişlerdir." Evet bizler o Ramazan medeniyetini burada sizlerle birlikte işte bu tarihi mekânda çok yoğun bir şekilde yaşıyor ve hissediyoruz. Mimari zenginliğiyle, tarihi derinliğiyle, beşerî ve kültürel çeşitliliği ile iki kıtanın bir boğazda buluştuğu bu eşsiz şehrin, şehirlerin sultanı Aziz İstanbul'un havasını soluyoruz. Birazdan inşallah Cerrahpaşa Tıp Fakültemizin birinci etabının temelini atacak, ayrıca yapımı tamamlanan 16 hizmet binamızın resmî açılışını gerçekleştireceğiz. Hem yeni tıp fakültemiz hem de çiçeği burnunda hizmet binalarımız üniversitemize, İstanbul'umuza, öğrenci ve hocalarımıza, hasta ve hasta yakınlarımıza hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Bu yapıların inşasında emeği geçen yüklenici firmalarımızı, işçi, memur ve mühendislerimizi, bu eserlerde alın ve fikir teri bulunan tüm kardeşlerimi şükranla anıyorum. Finansman desteği sağlayan Çevre Bakanlığımıza, TOKİ'mize ve Strateji ve Bütçe Başkanlığımıza da aynı şekilde tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum. Projenin tüm aşamalarını büyük bir titizlikle adım adım takip eden İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa yönetimini ve hocalarımızın her birini canı gönülden kutluyorum.Son olarak hekimlerimizle birlikte tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı'nı şimdiden tebrik ediyor, sağlık ordumuzun her bir mensubuna emekleri, hizmetleri ve gayretleri için yürekten teşekkür ediyorum.
Kıymetli misafirler, sevgili genç kardeşlerim, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin dönüşüm çalışmaları Büyük Marmara Depremi akabinde başlatılmış fakat ne yazık ki son derece yetersiz ve sınırlı diyebileceğim bir noktada kalmıştı. Güçlendirme ve yeniden inşa faaliyetlerini daha etkin bir hâle getirmek üzere 2013 yılında yeni bir süreç yönetimi planladık. Hastanemizi hem başka bir yere taşımamız hem de depreme dayanıksız olan eski binayı yıkıp aynı yere yenisini inşa etmemiz gerekiyordu. 2018'den itibaren tüm bu çalışmalar yeni kurulan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa bünyesinde devam ettirildi. Proje üç etaplı tasarlandı. Ve eş zamanlı olarak hem inşaata başlanması hem de eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan devam ettirilmesi hedeflendi. Bu amaçla normalde son etap olarak inşası planlanan alana yaklaşık 40 bin metrekare büyüklüğünde 23 adet çelik konstrüksiyon bina inşa edildi. Böylelikle hem burada öğrenim gören gençlerimizin eğitimleri kesintisiz şekilde devam etti hem de vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin devamı sağlandı.
Tabii bu süreçte hızımızı kesen gelişmelerle de karşılaştık. Hastanemiz arkeolojik sit alanı içinde yer aldığı için burada kazı çalışmaları da yapıldı. Kültür Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen bu kazılar sonucunda binlerce eser gün yüzüne çıkarılıp tasnif edilerek İstanbul'umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu. Bir tarihe sahip ve yaklaşık 200 metre büyüklüğündeki su sarnıcı da bunlardan biriydi. Çok özel ve yeni teknikler kullanmak suretiyle bu yapıları yine Cerrahpaşa'da bulunan başka bir alana taşıdık. Arkeoloji literatüründe örnek gösterilen bu işlem neticesinde ilk kez İstanbul'da üç boyutlu bir tarihî yapı bir yerden başka bir yere başarıyla nakledildi.
"İBB MAALESEF YÜKÜMLÜLÜKLERİN HİÇBİRİNİ YERİNE GETİRMEDİ"
Öte yandan tüm bu süreçte karşımıza çıkan şu üzücü hadiseyi de sizlerin ve aziz milletimizin takdirine bırakıyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, burada Türkiye'nin ilk ve en büyük tıp müzesi olan Cerrahpaşa Tıp Tarihi Müzesi de yer alıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin en önemli eserlerini barındıran bu müzenin restorasyonunu biz merhum Kadir Topbaş döneminde imzalanan protokolle 2019'da tamamlamıştık. Yani 3 yıl içinde verilen sözler tutuldu. Gazi Mustafa Kemal'in de emaneti olan bir mirasa sahip çıkıldı. Ancak protokol, restorasyonla birlikte müze envanterinin bakım, tasnif ve sergilenmesiyle ilgili süreçleri de kapsıyordu. Peki 2019'dan sonra ne mi oldu. İstanbul'un başına gelenler, protokolün de başına geldi. Temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi maalesef yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmedi. Bundan dolayı müzedeki kırk bine aşkın eserin teşhir ve tanzimi için gerekli çalışmalar uzun süre yapılamadı. İş siyaset yapmaya, iş istismar etmeye gelince Atatürk'ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal'in mirasına da tıp tarihi müzesine de sahip çıkmadı. Tam tersine sırtlarını döndüler.
Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza kararlılıkla devam ettik. Asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat'tan sonra ise Marmara Depremi'nin ardından güçlendirilmiş olanlar dâhil buradaki betonarme binaları devre dışı bıraktık. Covid-19 salgınında 45 gün gibi çok kısa bir sürede tamamlayıp hizmete açtığımız Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin kullanımına verdik. Şu anda buradaki depreme dayanıklı yeni binalarımız asli fonksiyonlarını sürdürürken, Cerrahpaşa Tıp Fakültemiz de Atatürk Havalimanı'nın yanı başındaki acil durum hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Şunu da ayrıca ifade etmek istiyorum. Cerrahpaşa'daki eski binalar birbirinden ayrı ve uzak noktalara inşa edilmişti. Hastalar özellikle ileri yaştaki vatandaşlarımız buradaki yokuşları tırmanmakta güçlük çekiyordu. Röntgen çektirecek hastalar ambulansları kullanmak zorunda kalıyordu. Otopark alanı yok denecek kadar azdı. Yaşanan ulaşım sıkıntılarının önüne geçebilmek için son dönemde önemli yatırımları hayata geçirdik. Bölgeyi tamamen revize ederek sahil yolundan Samatya'ya karayolu bağlantısını sağladık. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattını yenileyerek hizmete aldık. Bu hat üzerinden Cerrahpaşa'ya ulaşımı kolaylaştırmak üzere Yenikapı ile Samatya arasına Cerrahpaşa istasyonunu ekledik. Diğer taraftan Yenikapı Marmaray İstasyonu ile Cerrahpaşa'yı Halkalı'dan Anadolu yakasına uzanan konforlu ulaşımın merkezi hâline getirdik. İnşallah buradaki projemizi tamamladığımızda toplam 650 bin metrekare kapalı alana sahip, 150'si yoğun bakım olmak üzere 900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan, 3000 araç kapasiteli kapalı otoparkı, helikopter pisti, eğitim ve yurt binalarının da yer aldığı modern, güçlü ve İstanbul'a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız. Birazdan birinci etap temelini atacağımız yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binası son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunacak. Proje kapsamındaki tüm hastane binalarımızı sismik izolatörle donatılmış ve depreme dayanıklı olacak şekilde tasarladık.