Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOBB İkiz Kuleler'de TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni'nde konuştu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği hizmet şeref belgesi ve plaket takdim töreni vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ekonomi ve ticaret dünyamızın emektarlarıyla bir araya geldiğimiz bu önemli programı her yıl olduğu gibi bu sene de başarıyla tertip eden Birlik yönetimine, Sayın Başkan ve ekibine yürekten teşekkür ediyorum. Konuşmamın başında Türkiye'nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkemizin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm kardeşlerime sizlerin şahsında şükranlarımı sunuyorum. Birazdan 23'ü Genel Kurul Delegesi, 22'si Oda ve Borsa Genel Sekreteri olmak üzere 45 kardeşimize berat ve plaketlerini takdim edeceğiz. 10, 20 ve 30 yıllık hizmet süreleri boyunca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çatısı altında özveriyle çalışan, birliğin adeta kurumsal hafızası olan bu kardeşlerimizi tek tek kutluyorum. Biliyorsunuz, marifet her şeyden önce iltifata tabidir. Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasim, esasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiasının kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi ve iltifat nişanesidir. Şeref belgesi ve plaket sahiplerimiz bu süre zarfında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkemizin de önünü açtılar. Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama Türkiye Yüzyılı'na giden yolun kilometre taşlarını döşediler.
Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye'ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle birlikte Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum.
"TOBB DÜNYANIN EN ÇOK HİZMET ÜRETEN 3. ODA SİSTEMİ"
Kıymetli dostlarım, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odasıyla özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınması için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii gayret samimi, niyet hâlis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3. oda sistemidir. Birlik, 2 milyon 634 bin üyesiyle Türkiye'nin ve ekonomimizin lokomotifidir, omurgasıdır, güvencesidir. Hâlihazırda ihracatımızın yüzde 99'u, yani 273 milyar dolarlık kısmı, oda ve borsa üyesi firmalarımız tarafından gerçekleştiriliyor. Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74'ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye farklı alanlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz.
Ofisimizde ilk yatırımı yaparak, devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını, ASELSAN ile birlikte sizler ürettiniz. 81 ilimizde 81 okul inşa ettiniz. Asrın felaketinde tüm imkânlarınızı, tüm kaynaklarınızı depremzedelerimiz için sahaya sizler indirdiniz. Afetzedelerimize söz verdiğimiz ve hamdolsun geçtiğimiz yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettiğimiz 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği sizler verdiniz. Son olarak Türkiye'nin ilk elektrikli aracı TOGG'un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35'lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor.
"YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ"
Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum. Biz Türkiye'ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken, birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık. Bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. Bunlar otomobil üretmekten ne anlar diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek, yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.
"TÜRKİYE EKONOMİSİNİ ŞOKLARA KARŞI DİRENÇLİ HÂLE GETİRDİK"
Değerli arkadaşlar, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzereyiz. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren milletimizin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarımızda taşıdığımızın bilinciyle hareket ettik ve ediyoruz. Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe Türkiye'yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk. Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği, savaş ve çatışmaların, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin birbirini takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik.
"MİLLİ GELİRİMİZİ 1,6 TRİLYON DOLARA ULAŞTIRDIK"
Sizlerin de çok iyi bildiği bazı rakamları hatırlatmak isterim değerli kardeşlerim. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen geçtiğimiz yıl ekonomimizi yüzde 3,6 oranında büyüterek millî gelirimizi 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri 18 bin 40 dolara ulaştırdık. Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah'ın izniyle aşacağız.
"İHRACATTA CUMHURİYET TARİHİMİZİN EN YÜKSEK AYLIK İKİNCİ REKORUNU KIRDIK"
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Geçen ay ihracatımız, önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdı. Bu rakam aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçti. Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, son 53 ayın en yüksek ihracat artışı oldu. Savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye'nin ihracatı güçlü eğilmesini korudu ve 166 ülkede ihracatımız artış gösterdi. 2026 yılının ocak-nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık. Yıllıklandırılmış mal ihracatımız 2026'da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldi. 2002'de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatımız, 2025'te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktı. Hizmetler ticareti fazlamız 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bu tutar cari dengemize güçlü bir katkı sağladı. Türkiye, hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldi.
"SAHA EXPO 2026 FUARI'NDA 8 MİLYAR DOLAR İŞ HACMİNE SAHİP 182 ANLAŞMA İMZALANDI"
Savunma ve havacılık ihracatımız geçtiğimiz sene 10 milyar doları aştı. SAHA Expo 2026 Fuarı'nda 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı.
İhracatta yakaladığımız ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinliyoruz. 2025'te 64 milyon ziyaretçi ağırladık. 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettik. Turizm gelirimizi 2026'nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1'e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5'e yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8'e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor. Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcılar da son 23 yılda ülkemizde 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptılar. Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar.
"EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR"
Değerli kardeşlerim, kıymetli üyelerimiz, tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz. İktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik. Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla, esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle, işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz.
"DENETİMLERİMİZİ KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜYORUZ"
Öte yandan üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa'nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır. Yani birileri girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır. Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur. Tam aksine ahilik dayanışma demektir. Yardımlaşma demektir. Hakkın rızasını halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demektir. Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum.
Bu düşüncelerle hizmet şeref belgesi ve plaket alacak kardeşlerimizi yürekten tebrik ediyorum.