Dicle Üniversitesi, sağlık alanındaki çalışmalarına bir yenisini ekleyerek kalp kapak hastalıklarının tedavisinde önemli bir uygulamayı hayata geçirdi. Üniversitenin Kalp Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde gerçekleştirilen işlemde, minimal invaziv yöntemlerle aynı anda hem mitral hem de triküspid kapak onarımı yapıldı. Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde uygulanabilen bu yöntem, Dicle Üniversitesi’nin ileri tıbbi teknolojilerdeki yetkinliğini ortaya koydu.
DİCLE ÜNİVERSİTESİ KALP KAPAK TEDAVİSİNDE YENİ YÖNTEM
Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesi’nde yapılan işlem, Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Ertaş’ın liderliğinde gerçekleştirildi. Müdahalede “MitraClip” ve “TriClip” olarak bilinen kapalı yöntemler kullanıldı. Bu teknikler sayesinde kalp durdurulmadan ve göğüs kafesi açılmadan kapaklardaki kaçaklar giderildi.
Uygulama, özellikle açık kalp ameliyatı riski taşıyan hastalar için alternatif bir çözüm sunması açısından dikkat çekti. Aynı seansta iki farklı kalp kapağına müdahale edilmesi, Türkiye’de nadir gerçekleştirilen işlemler arasında yer aldı. Bu gelişme, kalp kapak hastalıklarının tedavisinde yeni bir dönemin kapısını araladı.
MİNİMAL İNVAZİV YÖNTEMLER ÖN PLANA ÇIKIYOR
Kalp kapak hastalıklarının tedavisinde geçmişte en yaygın yöntem açık kalp ameliyatı olarak uygulanıyordu. Ancak son yıllarda gelişen tıbbi teknolojilerle birlikte minimal invaziv yöntemler daha fazla tercih edilmeye başlandı. Bu yöntemlerde hastanın göğüs kafesi açılmadan, kasık damarından girilerek işlem gerçekleştiriliyor.
MitraClip ve TriClip teknikleri de bu kapsamda öne çıkan uygulamalar arasında yer alıyor. Bu yöntemler, kalpteki kapak yetmezliğini azaltarak hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda iyileşme sürecinin kısa olması ve hastanede kalış süresinin azalması, bu yöntemlerin tercih edilmesinde etkili oluyor.
AYNI SEANSTA ÇİFTE KAPAK ONARIMI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Dicle Üniversitesi’nde gerçekleştirilen işlemde, mitral ve triküspid kapaklara aynı seansta müdahale edildi. Mandallama yöntemi olarak bilinen teknikle kapaklardaki kaçaklar azaltıldı. Bu uygulama, Türkiye’de sınırlı merkezde yapılabilen ileri düzey girişimsel işlemler arasında bulunuyor.
İşlem sırasında hastanın kalbi durdurulmadan müdahale gerçekleştirildi. Bu durum, özellikle cerrahi riski yüksek olan hastalar için önemli bir avantaj sağladı. Uygulamanın ardından hastanın kısa sürede toparlanması, yöntemin etkinliğini ortaya koydu.
RİSKLİ HASTALAR İÇİN ÖNEMLİ ALTERNATİF
Kalp kapak hastalıklarının yaş ilerledikçe daha sık görüldüğü biliniyor. Bu nedenle ileri yaş grubundaki hastalar için ameliyatsız tedavi seçenekleri büyük önem taşıyor. Minimal invaziv yöntemler, bu hasta grubunda daha güvenli bir tedavi imkanı sunuyor.
Gerçekleştirilen işlem sonrası hastanın ikinci gününde taburcu edilmesi, yöntemin sağladığı hızlı iyileşme sürecini gözler önüne serdi. Bu durum, özellikle kronik hastalığı bulunan ve ameliyat riski taşıyan bireyler için önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
MİTRACLİP TRİCLİP YÖNTEMİ TÜRKİYE’DE YAYGINLAŞIYOR
MitraClip ve TriClip yöntemleri, dünya genelinde giderek daha fazla uygulanmaya başlanırken Türkiye’de ise belirli merkezlerde gerçekleştirilebiliyor. Dicle Üniversitesi’nde yapılan bu işlem, söz konusu tekniklerin yaygınlaşması açısından önemli bir adım olarak öne çıktı.
Bu gelişmeyle birlikte Diyarbakır, ileri düzey kalp tedavilerinin uygulandığı merkezlerden biri haline geldi. Dicle Üniversitesi’nin sağlık alanındaki bu başarısı, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde dikkat çekti. Kalp kapak hastalıklarının tedavisinde kullanılan bu yenilikçi yöntemlerin önümüzdeki süreçte daha fazla hastaya ulaşması bekleniyor.