Hatay'da, 6 Şubat depremlerinde yıkılan özel hastanenin enkazından 11. günde 261. saatte kurtarıldıktan sonra sağ ayak bileği kesilen laboratuvar teknikeri Mustafa Avcı, protez sürecinin tamamlanıp sağlığına kavuşarak işine dönmenin hayalini kuruyor.

Kahramanmaraş merkezli afet sırasında 29 yaşındaki öğretmen eşi Bilge Şahinkaya Avcı'nın doğumu için Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi'ndeki özel hastanede bulunan 35 yaşındaki Avcı, bir bölümü yıkılan binanın enkazından 11 gün sonra yaralı kurtarıldı.

Avcı, moloza sıkışan sağ ayağında hasar oluşsa da karısı ve yeni doğan kızı Almila'nın depremin ilk anlarında bulundukları blokun hasar görmemesi sayesinde hastaneden çıkmayı başardığını öğrenince moral buldu.

Mersin ve İstanbul'daki tedavi süreçlerinin ardından sağ ayak bileğinden aşağısı kesilen Avcı, eşi ve 1 yaşına giren kızı sayesinde yaşama tutundu.

Avcı, ayağına protez takılmasının ardından yeniden ayağa kalkarak işine başlayacağı günü bekliyor.

De-3

"Çok büyük ve zor bir imtihandı"

Laboratuvar teknikeri Mustafa Avcı, AA muhabirine, depremden 5 dakika önce eşinin ihtiyaçları için kantine indiğini sırada depreme yakalandığını, hastanede tanıştığı Mehmet Ali Şakiroğlu ile binadan çıkmaya çalıştığını söyledi.

Sarsıntının şiddetlenmesiyle bir kanepenin yanına düştüğünü ve 11 gün boyunca orada yaşama tutunduğunu belirten Avcı, eşi, yeni doğan kızı, annesi ile kardeşinin öldüğünü düşündüğünü anlattı.

Avcı, doğumun ardından kızını sadece 5 dakika kucağına alabildiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Çok büyük ve zor bir imtihandı. Bir daha onları hiç göremeyeceğimi, hiçbir zaman yanlarına gidemeyeceğimi düşündüm. İyi ki seslerini duymadım çünkü bana seslenseler, yardım dileseler yanlarına gidememe ihtimalim çok kötü olurdu. Onların yaşadığını hissedip de gidememek çok daha kötüydü. 11 gün boyunca bu tür süreçler yaşadım."

Susuzluk yaşadığı enkaz altında zamanı ölçebilmek için arkadaşı Şakiroğlu'nun telefonundan 08.00'e alarm kurduklarını anlatan Avcı, sabah saatlerinde yardım için ses çıkarmaya çalıştıklarını dile getirdi.

"Gözümü açtığımda Sağlık Bakanı başımı okşuyordu"

Avcı, enkazda çalışma yapan iş makinesinin ayağını görünce kendilerini fark ettiğini ve arkadaşıyla 1 saat arayla kurtarıldığını anımsattı.

Hastaneye götürülürken kardeşini arattığını belirten Avcı, şöyle devam etti:

"Kardeşim beni tanıyamadı, 11. günden sonra yaşayacağıma inanamadı. Ağabeyi olduğumu ikna etmeye çalıştım. Eşimin, annemin ve babamın yaşadığını söyledi ama inanmadım. Hastaneye giderken ilaçların etkisiyle bilincimi kaybettim. Gözümü açtığımda Sağlık Bakanı (Fahrettin Koca) başımı okşuyordu. 11 gün sonra tanıdığım ilk yüz oydu. Durumumu sordu, 'Mustafa bak, annen baban karşıda duruyor' dedi. Bakan Bey yanıma çağırdı anne babamı, onlar da beni tanıyamadı. O süre zarfında eşimi, çocuğumu sordum ama yine inanmadım. Kardeşim, çocuğumun fotoğrafını gösterdi."

"En büyük hayalim tekrar ayaklarımın üzerinde durabilmek ve çalışabilmek"

Avcı, zorlu tedavi sürecinde ailesinden büyük destek gördüğünü vurgulayarak, "Önümüzdeki süreçte en büyük hayalim tekrar ayaklarımın üzerinde durabilmek ve çalışabilmek. Evden dışarı çıkamadığım için çok büyük iş kaybım oldu. Sadece birinin desteğiyle ya da koltuk değnekleriyle dışarı çıkabiliyorum. Bu süreçte psikolojik olarak çok yıprandım. O yüzden bir an önce ayağa kalkmak ve tekrardan ailemle yuvamı kurup kendi başıma hayatı idame ettirmek istiyorum. Şimdilik en büyük hayalim, hedefim bu." ifadelerini kullandı.

Yaşama tutunma mücadelesinin en büyük sebebinin 1 yaşındaki kızı Almila olduğunun altını çizen Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu kadar ameliyata girmemin, sağlıklı olmak, tekrardan ayağa kalkmak istememin tek sebebi çocuğumdu. Onu tekrardan kucağıma alabilmek, büyüdüğünde tek başıma okulundan almak istiyordum. Bunun için de sağlam vücuda ihtiyaç var. Bütün sıkıntılarımı, acılarımı çocuğum için verdim. Zor bir tedaviydi, beni çok yıprattı. Enkazda kaldığım sürede yaşadığım acıdan daha fazlasını tedavi sürecinde yaşadım. Tek istediğim sağlıklı şekilde ayağa kalkıp tekrardan evimi, yuvamı kurabilmek."

De1

Protez sürecinin ardından yeniden görevine dönmek istediğini yineleyen Avcı, enkazdan çıkarıldığı andan itibaren kendisini yalnız bırakmayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile bakanlık ve hastane yöneticilerine teşekkür etti.

"Yeni yeni aile olmanın ne demek olduğunu anlıyoruz"

Avcı'nın eşi Bilge Avcı da deprem sırasında kayınvalidesinden bebeği alarak çıkmasını istediğini dile getirdi.

Kızı Almila'nın yaklaşık bir hafta yoğun bakımda kaldığını belirten Avcı, şunları kaydetti: "Mustafa'nın haberini evde aldım. Gece beni aramış, açmamışım. Kardeşimi aradılar, o bana söyledi. Televizyonları açınca bütün kanallar Mustafa'yı veriyordu. 'Yalan haberdir' dedim, inanmadım. Mustafa'yı görünceye kadar inanacağımı düşünmüyordum. 2-3 saat sonra hemen yanına gittik. Sesini duyunca, o bakışını görünce inandım. Rutin bir hayatımın olmasını istemek dışında beklentim yok. Şu an bile en büyük destekçimiz kızımız. O gücü alıyoruz ondan. Eşim de çok düşkün. Aile olmanın ne demek olduğunu yeni yeni anlıyoruz. Kötü zamanlardı, bir araya gelememiştik, aile olmanın bağını yeni yeni anlıyoruz."

Enkazda 11 gün kalmıştı

Huzurevinde yangın: 4 ölü, 21 yaralı Huzurevinde yangın: 4 ölü, 21 yaralı

Doğum için gittiği hastanede 5 Şubat'ta saat 23.50'de kızı Almila'yı dünyaya getiren Bilge Şahinkaya Avcı, depremin ilk anlarında bulunduğu blokun hasar görmemesi sayesinde bebeğiyle binadan çıkmayı başarmış, kantine su almaya giden eşi Mustafa Avcı ise enkaz altında kalmıştı.

Depremin 261. saatinde kurtarılan Mustafa Avcı, tedavi için sevk edildiği Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde karısı ve bebeğiyle buluşup hasret gidermişti.