DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, iktidara somut adım çağrısında bulunarak "Suriye'deki sahanın nasıl şekilleneceğine bakarken orada bir beklenti içinde olup komisyon çalışmalarının sürekli ertelenmesi, komisyonun raporunun sürekli bir sürünceme içinde kalmasını da doğru bulmuyoruz. Mevcut olan komisyonun artık bir an önce raporunu Türkiye kamuoyuyla paylaşması ve parlamentoya yasa yapım süreci açısından ihtisas komisyonlarının çalışabileceği bir taslak öneriyi bir an önce geliştirilmesi önemli. Bugün bir yandan Suriye'de bir entegrasyon süreci gelişirken öte yandan başta Kürt halkı olmak üzere bütün Türkiye'nin beklediği özel yasanın hayata geçmesinin önemi büyüktür" dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli ile birlikte Hatimoğlulları ve Bakırhan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Gelecek Partisi Genel Merkezi'nde görüştü. Görüşmede Davutoğlu’na, Genel Başkan Yardımcısı Alattin Fırat, Bursa Milletvekili Kani Torun, İzmir Milletvekili Mustafa Bilici eşlik etti. Görüşme bir buçuk saati aşkın sürdü.
Görüşmenin ardından Eş Genel Başkanlar ve Davutoğlu, ziyarete ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Ev sahipliği yapan ve kendilerini ağırlayan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na ve heyetine teşekkür ederek sözlerine başlayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Bizler bugün Sayın Başkan'a ve heyetine, Kamışlı'daki görüşmenin özetini paylaştık. Orada Suriye'deki başta Kürt kardeşlerimiz olmak üzere oradan Türkiye'den beklentileri, Türkiye'de başta muhalefet partileri olmak üzere siyasetten de beklentilerini kendileriyle paylaşmış olduk. Türkiye'de devam etmekte olan süreci yine nasıl bir aşamaya gelindiği ve nasıl daha da ilerletilebileceğini karşılıklı istişare ettik" dedi.
"En önemli beklentimiz bu mutabakatın hayata geçmesi, demokratik zeminde bir entegrasyon sürecinin Suriye'de hızlanmasıdır"
Hatimoğulları, 6 Ocak'ta Halep operasyona atıfta bulunarak "Onun akabinde Suriye'de günlerce devam eden çatışmalar olmuştu. Şimdi son derece önemli bir mutabakata imza atılmış oldu. 30 Ocak mutabakatı SDG ve Şam yönetimi arasında gerçekleşti. Önemli maddeler var bu mutabakatta ve karşılıklı son derece önemli bir anlaşma gerçekleşmiş oldu. Şu anda gerçekten en önemli beklentimiz bu mutabakatın hayata geçmesi, demokratik zeminde bir entegrasyon sürecinin Suriye'de hızlanmasıdır. Bu sadece Kürt halkı için değil. Suriye'de yaşayan Arapların, Türkmenlerin, Hristiyanların, Alevilerin, Dürzilerin her kesim için son derece ön açıcı ve yapıcı bir rol oynamasını ümit ediyoruz, umuyoruz" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'den olumlu yönde büyük bir beklenti var"
Türkiye'den güçlerinin yettiğince bu mutabakatın en sağlıklı şekilde hayata geçmesi için destek ve dayanışmalarını sonuna kadar sürdüreceklerini ifade eden Hatimoğulları, atılması gereken somut adımlar olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:
"Türkiye'den olumlu yönde büyük bir beklenti var. Bugün bir aydır devam eden gerilim, savaşın ve çatışmanın derinleşme, kalıcı bir Kürt-Arap savaşının derinleşme olasılığı bu anlaşmayla beraber bozulmuştur. Bunun devam etmesi ve kalıcı olması gerekiyor. Bu anlamıyla Türkiye'de Türkiye'yi yönetenler başta hariciye olmak üzere hükümetin bu anlamıyla son derece önemli adımlar atması, destek sunması önemlidir. Bugün ne yazık ki şöyle bir algı artık oluştu. Bu bir aylık süreç içerisinde özellikle hükümet sözcülerinden doğru yapılan açıklamalar bir negatif etki yaratmıştı şu ana kadar. Bizim şimdi en büyük isteğimiz ve umudumuz bu negatif dilinme algının artık bundan sonra değişmesi ve bu 30 Ocak mutabakatının hayata geçmesi için Türkiye'nin bu anlamıyla olumlu bir rol oynaması. Yine aynı şekilde garantör ülkelerin bu konuda elbette onlara da çok önemli rol ve misyon düşmektedir ve yine birçok partiyle yaptığımız görüşmede ifade ettiğimiz üzere insani yardım koridorunun Türkiye'den açılması. Mesela Türkiye sınırında şu anda Mürşitpınar tarafında çok sayıda tırın beklediğini, bekletildiğini hepimiz biliyoruz. Biz yine yetkililerle yaptığımız görüşmelerde olsun, partilerin Sayın Genel Başkanlarıyla yaptığımız görüşmede olsun, özellikle Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın açılıp Kobani'ye insani yardımların ulaştırılmasının ne kadar elzem, acil ve hayati bir önem taşıdığını belirttik."
"Barış tesis edildikçe Türkiye'ye pozitif yansımaları olacağı aşikârdır"
Hatimoğulları, Türkiye'de yürütülen sürecin kalıcı bir barışla nihayetlenmesi için herkesin beklentisi ve ciddi anlamda umudu olduğunu söyleyerek "Suriye'deki sahanın nasıl şekilleneceğine bakarken orada bir beklenti içinde olup komisyon çalışmalarının sürekli ertelenmesi, komisyonun raporunun sürekli bir sürünceme içinde kalmasını da doğru bulmuyoruz. Burada yapılması gereken mevcut olan komisyonun artık bir an önce raporunu Türkiye kamuoyuyla paylaşması ve parlamentoya yasa yapım süreci açısından ihtisas komisyonlarının çalışabileceği bir taslak öneriyi bir an önce geliştirilmesi önemli. Bugün bir yandan Suriye'de bir entegrasyon süreci gelişirken öte yandan başta Kürt halkı olmak üzere bütün Türkiye'nin beklediği özel yasanın hayata geçmesinin önemi büyüktür. Bu konuda somut adımlar atılmalıdır ve komisyon Suriye'deki sahayı bekleyerek bir sürünceme içinden çıkması gerekiyor. Bugün şuna yürekten inanıyoruz. Türkiye'de biz barışı tesis ettikçe Suriye'de barış tesis edildikçe bunun Türkiye'ye pozitif yansımaları olacağı aşikârdır, bilinen bir şeydir" diye konuştu.
"Sadece iyi niyet beyanında bulunan olmaktan öte özellikle iktidar bir icra makamı olarak somut adımlar atmalıdır"
Bazı somut adımların atılması çağrısında bulunan Hatimoğulları, şu ifadelere yer verdi:
"Hiçbir işi sürüncemeye bırakmayalım. Sahadaki gelişmelere bakarak ona göre taktik adımlar geliştirmekten öte bizim Türkiye'nin en temel stratejisi Türkiye'de barış ve Suriye'de barış stratejisi olmalıdır. En temel barış, uzun yıllara dayalı tarihsel bir sorun olan Kürt sorununun Türkiye'de ve bölgede demokratik zeminde çözülmesi ve kardeşlik zemininde çözülmesi stratejisini geliştirmeye ihtiyacımız var.
Bu çizgide kaldığımız sürece biz hem 30 Ocak mutabakatının sağlıklı bir şekilde ilerleyeceğine hem Türkiye'deki sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyeceğine dair inancımız sonsuzdur. Bu konuda bir kez daha belirtmeliyim ki artık sadece konuşan, sadece iyi niyet beyanında bulunan olmaktan öte özellikle iktidar bir icra makamı olarak somut adımlar atmalıdır.
Komisyonun raporunu bir an önce açıklaması, üzerinde çalışılacak yasaların tek tek belirlenmesi ve üzerine çalışılmaya başlanması, silahsızlanma sürecini hızlandıracak olan özel yasanın acilen çıkarılması ve aynı zamanda ısrarla altını çizdiğimiz, belirttiğimiz bir konu var ki bir yasa ihdası gerektirmeyen bazı somut adımların atılması. Kayyımın geri çekilmesi ve kayyım atanmış bütün başkanları belediye eş başkanları ve belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi.
Aynı şekilde AHİM kararı hem değerli Selahattin Demirtaş, Figen Yükseldağ ve Kobani davasındaki bütün tutukluların acilen serbest bırakılması, aynı şekilde gezi tutuklusu olan Osman Kavala, Can Atalay'ların acil bir şekilde serbest bırakılması, hasta mapuslar meselesi, bütün bunların hayata geçmesi toplumda büyük bir güven sağlayacaktır. Bu çizgiden devam edilmeli ve bu konuda somut adımlar atılmalıdır diye düşünüyoruz."