DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Türkiye ekonomisindeki gelişmelere ilişkin yazılı ortak açıklama yaptı. Kronik hale gelen enflasyon, artan iflaslar, büyüyen borç yükü, akaryakıt fiyatlarındaki zamlar ve Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken eş genel başkanlar, ekonomide ciddi bir alarm tablosu oluştuğunu belirtti.
Hatimoğulları ve Bakırhan, açıklamada, “Kronik hale gelen enflasyon, artan iflaslar, büyüyen borç yükü, jeopolitik risklerdeki artış, akaryakıt fiyatlarındaki zamlar ve son olarak Borsa İstanbul'da denetimsizlik sonucu ortaya çıkan büyük kaos ve vurgun… Türkiye ekonomisinde artık uyarı sesleri değil alarm zilleri çalıyor” ifadelerini kullandı.
İktidara somut adım çağrısı
Enflasyonun toplumsal yaşamı belirsizliğe sürüklediği ve bireysel yaşamları olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada, akaryakıt fiyatlarının litre başına 100 lirayı aşmasına dikkat çekildi.
Hatimoğulları ve Bakırhan, “Akaryakıt fiyatlarının litre başına yüz lirayı aştığı bu tabloda iktidar milyonlarca yurttaşın, esnafın, üreticinin, sanayicinin çaresizliğini seyretmek yerine somut adımlar atmalıdır” çağrısında bulundu.
Türkiye ekonomisinin “tarihinin en uzun kara kışından çıkamadığı” savunulan açıklamada, borçluluğun rekor düzeylere ulaştığı ve milyarlar kazanan bankaların oluşturduğu tablonun toplumun umudunu söndürdüğü belirtildi.
Eş genel başkanlar, “Faizden ve ranttan serbestçe kazanç sağlanması, emek vermeden para kazanma fikrini yaygınlaştırıyor. Bu da hem kurumları aşındırıyor hem de toplumsal çürümeye zemin hazırlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Borsa İstanbul’daki gelişmeler
Açıklamada Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmelere de yer verildi. Hatimoğulları ve Bakırhan, “Eşitsiz ve adaletsiz ekonomik düzen, dün Borsa İstanbul'da yaşanan kaosla yurttaşlarımızı bir kez daha sarstı” dedi.
Bazı yatırım fonlarının katılımcılara ödeme yapamaması ve bazı şirketlere ilişkin haberlerin ardından BIST 100’ün yüzde 6’dan fazla değer kaybettiği ve devre kesicinin devreye girdiği belirtilen açıklamada, gelişmelerin son yılların en büyük kayıplarından birine yol açtığı ifade edildi.
Hatimoğulları ve Bakırhan, “Şimdi cevaplanması gereken sorular ortadadır: Bu riskler ne zamandır biliniyordu? Denetleyici kurumlar ne yaptı? Yatırımcıların zararının büyümesi neden engellenemedi?” sorularını yöneltti.
“İç içe geçmiş bir krizin içindeyiz”
Borsa İstanbul’daki kayıplarla birlikte Türkiye ekonomisinin iç içe geçmiş bir kriz içinde olduğu savunulan açıklamada, “Bu krizin bir boyutu doğrudan vurgun, diğer boyutu ise liyakatten uzaklaşan kurumların denetimsizliği ve ekonominin kötü yönetilmesidir” denildi.
Açıklamada, Borsa İstanbul’daki gelişmelerin yanı sıra FED’in 16 Eylül’de gerçekleştirdiği faiz artışı, yüksek enerji fiyatları, bölgesel savaşların büyüttüğü küresel belirsizlik, artan borç yükü ve umutsuzluğun Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi.
Hatimoğulları ve Bakırhan, “Bu tabloya karşı sorumluluk almak, 86 milyonun yararına gerekli kararları alıp uygulamak yalnızca iktidarın değil, TBMM'nin ve siyaset kurumunun tamamının acil ve asli görevidir. Bu krizin ve daha derindeki yapısal krizin nedenlerini ortadan kaldırmak, parti fark etmeksizin Meclis'in ortak sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
DEM Parti’nin ekonomi önerileri
DEM Parti Eş Genel Başkanları, ekonomik krize karşı atılması gereken adımları da sıraladı.
Açıklamada; çiftçi ve küçük üreticinin kullandığı akaryakıtın sübvanse edilmesi, kamu kaynaklarının rant ve ayrıcalık yerine emek ve üretimin desteklenmesine yönlendirilmesi, sermaye piyasalarında sıkı denetim uygulanması, başta bankalar olmak üzere faiz ve ranttan kazanç sağlayanlara yüksek vergi getirilmesi, liyakati esas alan kamu politikalarının hayata geçirilmesi önerildi.
Bunun yanı sıra şirketler yerine mağdurları ve sermaye sahipleri yerine yurttaşları koruyacak tedbirlerin alınması, çiftçi, üretici, KOBİ ve yurttaşların borçlarının faizlerinin silinerek yeniden yapılandırılması ve sübvanse edilmesi, bütçedeki faiz yükünün azaltılması, vergide adaletin sağlanması ve yoksul ile emekçilerin insan onuruna yaraşır bir gelir elde etmesini sağlayacak politikaların uygulanması çağrısı yapıldı.
Meclis için olağanüstü toplantı çağrısı
TBMM’nin kapalı olmasının ekonomik gelişmeler karşısında beklemenin gerekçesi olamayacağı belirtilen açıklamada, “Milyonlarca yurttaşın gelirini ve birikimini ilgilendiren bu gelişmeler karşısında beklemenin gerekçesi olamaz. 1 Ekim'e kadar geçen her gün ekonomik krizin bedelini büyütür” denildi.
Hatimoğulları ve Bakırhan, açıklamalarını şu çağrıyla tamamladı:
“Herkes bilmelidir ki Türkiye'nin geleceği borsa oyunlarına, faiz baronlarına ve kumarhane kapitalizmine kurban edilemez. Bu ülkenin alın terini, emeğini ve geleceğini birlikte korumalıyız. DEM Parti olarak, ülkemizi bu darboğazdan çıkaracak, toplumun lehine olacak her adımı desteklemeye ve katkı sunmaya hazırız. Elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyiz. Çünkü bu ülkenin geleceği hepimizin ortak meselesidir. Çağrımız açıktır: Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Ekim’i beklemeden, gerekli tedbirleri almak üzere olağanüstü toplanmalıdır.”