DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Faik Özgür Erol ile İmralı Cezaevi'nde Abdullah Öcalan ile birlikte kalan ve 31 yıl 3 ayın ardından tahliye edilen Veysi Aktaş, düzenledikleri basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Heyetin açıklamalarında, TBMM'den geçen çerçeve yasanın ardından oluşturulması planlanan mekanizmalar ve Öcalan'ın süreçteki konumu öne çıktı.
Sürecin üç aşaması
Heyet, sürecin çerçeve yasa, demokratikleşme ve yeni anayasa olmak üzere üç aşamada ilerleyeceğini belirtti.
Öcalan'ın yasayı "Kürt meselesinde bir kabuk" olarak değerlendirdiği, kavramlardan ziyade yasanın çıkarılmasına önem verdiği aktarıldı. Öcalan'ın yasayı aynı zamanda "centilmenlik sözleşmesi" olarak nitelendirdiği belirtildi.
Açıklamalara göre, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bir üst kurul, bunun altında ise "silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu" oluşturulması planlanıyor. TBMM'de de tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir izleme kurulunun kurulması öngörülüyor.
Silahsızlanma ve siyasallaşma kurulunda sivil üyelerin bulunmayacağı, Öcalan ile devlet yetkililerinin kurulda yer alacağı ifade edildi. Kurulun, sürecin "teyit ve tespit" mekanizmasını oluşturacağı belirtildi.
Heyet, Öcalan'ın bu süreçte örgütün silahsızlanması ve taahhütleri konusunda rol üstleneceğini bildirdi.
Öcalan için İmralı'da yeni yer
Heyetin aktardığı bilgilere göre Öcalan'ın İmralı'da kendisi için hazırlanan yeni yere geçmesi ve görüşmelerin burada gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Heyet, son görüşmede Öcalan'ın yeni yere henüz taşınmadığını, sonraki süreçte bu konuda gelişme olup olmadığının İmralı'ya yapılacak yeni ziyarette görüleceğini belirtti.
Cezaevlerindeki tutukluların durumu
Açıklamada, cezaevlerinde yaklaşık 4 bin kişinin bulunduğu, soruşturma ve kovuşturma dosyası bulunan kişi sayısının ise 75 bine ulaştığı ifade edildi.
Yasa kapsamı dışında kalan yaklaşık 900 kişinin durumunun da ilerleyen süreçte ele alınabileceği belirtildi. Heyet, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulacak üst kurulun adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda yetki sahibi olacağını kaydetti.
"Süreç devlet kararı ve devlet projesidir"
Heyet, sürecin başlamasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin rolüne dikkat çekerek, sürecin bir "devlet kararı ve devlet projesi" olduğunu savundu.
Açıklamada, bölgesel gelişmelerin sürecin başlamasında etkili olduğu ve Türkiye'deki çözümün Türk-Kürt ilişkilerinin hukuk temelinde yeniden kurulmasını amaçladığı ifade edildi.
Öcalan'ın 2023'te İmralı'daki odasının değiştirilmesine ilişkin de değerlendirmeler aktarıldı. Öcalan'ın bu değişikliği Nelson Mandela'nın cezaevi koşullarındaki değişikliklerle ilişkilendirdiği belirtildi.
Uluslararası güçlere ilişkin uyarı
Heyet, sürece yönelik uluslararası müdahalelerin sürdüğünü ileri sürerek İsrail ve İngiltere'ye yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Öcalan'ın bölgesel gelişmeler kapsamında "milliyetçi bir Kürdistan" projesini kabul etmediği aktarılırken, sürecin baltalanmasına yönelik girişimlerin hâlâ etkili olduğu savunuldu.
"Pozitif barışın zemini döşendi"
Heyet, çerçeve yasanın Meclis'ten geçmesiyle yeni bir hukuki zeminin oluştuğunu ve siyasi iradenin ilk kez müzakere aşamasını kabul ettiğini söyledi.
AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının da süreç kapsamında gündeme alınabileceği belirtildi. Heyet, teyit ve tespit mekanizmasının ilerlemesiyle Selahattin Demirtaş başta olmak üzere bazı tutukluların durumunun yeniden ele alınmasını beklediklerini ifade etti.
Mazlum Abdi ve İlham Ahmed'in Öcalan ile görüşmesine yönelik taleplerin bulunduğu, sürecin ilerlemesi halinde bu görüşmelerin de gerçekleşebileceği kaydedildi.
DEM Parti'nin yeni yapılanmasında Öcalan vurgusu
DEM Parti'nin 6 Eylül'de yasal zorunluluk nedeniyle kongre gerçekleştireceği, esas kongrenin ise mart ayına doğru yapılmasının planlandığı bildirildi.
Heyet, partinin tüzük, program ve kadro değişikliklerine ilişkin çalışmaların başlayacağını belirterek, bu konularda Öcalan'ın da rol üstleneceğini ifade etti.
Öcalan'ın DEM Parti eş genel başkanlarıyla görüşmek istediği, bu görüşmelerin ardından parti yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunacağı aktarıldı.
Heyet ayrıca akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve kadın örgütlerinin İmralı'ya giderek Öcalan ile görüşebilmesine yönelik bir düzenleme yapılmasını istedi.
Açıklamada, silahlı mücadelenin sona ermesiyle birlikte Kürt siyasi hareketinin siyasi mücadelesinin devam edeceği vurgulandı.